Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Cinsel Sorunlarımızı Nasıl Çözeriz?
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Cinsel Sorunlarımızı Nasıl Çözeriz?

Seks dışında her şey seksle ilgilidir, der Oscar Wilde. Biz, bu sözü biraz daha yorumlayarak cinsel sorunlarımızın direkt olarak seksle ilgili olmadığını söyleyebiliriz. Arkadaşlarımız, günlük çalışma saatlerimiz, kullandığımız iç çamaşırları veya partnerimize olan davranışlarımız dolaylı da olsa seks hayatımızı şekillendirir. Bir noktada, ciddi veya basitmiş gibi duran sorunlar yaşamaya başladığımızda ise direkt olarak seksin kendisini düşünürüz. Oysa cinsel sorunlar, tam da Wilde’ın dediği gibi seksle pek alakalı olmayabilir.

Yayın Tarihi :22 Eyl 2022
Süre :2 Bardak

Birçok psikolojik sorunun temelinde cinsel kimliği sorumlu tutan Freud, güdülerimizin bizi güçlü bir şekilde yönlendirdiğini söyler. Hatta öylesine güçlüdür ki bu güdüler, cinsellik tüm arzularımızın ve hayallerimizin merkezinde yer alır. Belki de bu yüzden, dünya üzerinde yaşamış veya yaşayan tüm insanlar, sekse bayılır. Ama bazı durumlarda, çocukluk ve gençlik yıllarında seksi bir tabu olarak gören kişiler ikilemde kalır. Bir yanda muhteşem bir tecrübe diğer yanda birlikte büyüdüğümüz kurallar… Sıkışıp kalırız. İşte cinsel sorunların düğümlenip kaldığı en önemli noktalardan birisi tam da burada başlar: “Seksi bir tabu olarak görmek”

Cinsel sorunları çözme konusundaki en zorlayıcı aşama olan seksi tabulaştırma, bazı durumlarda psikolojik destek alınabilecek boyutlara ulaşabilir. Ancak anlayışlı ve diyaloğa açık bir partnerle bazı düşünceleri açık açık konuşmak da bazen muhteşem çözümler sunabiliyor. Bu noktada, eğer seksi bir tabu olarak görüyor ve içten içe cinselliğin keyfini sürmek istiyorsak yapmamız gereken ilk şey, ne istediğimizi kesin olarak tanımlamak olabilir. “Ben evlenmeden cinsel ilişkiye girmek istemiyorum” düşüncesi ile “istediğim zaman seks yapabilirim” düşüncesi birbirinden farklı görünse de aslında aynıdır. Çünkü önemli olan kişinin mutlaka ama mutlaka kendisine karşı dürüst olmasıdır. 
Ardından gelen adım, partnerine karşı dürüst olmak diyebiliriz. Cinsel bir deneyim yaşamadan önce, gerektiği ölçüde şeffaf ve net davranmak, ne istediğini dile getirebilmek çok hassas bir konudur. Olmadığımız bir insan gibi davranmak bizi daha ciddi sorunların içerisine sürükleyebilir. Sonuçta herkes, cinsel hayatını istediği gibi yaşayabilir ve aldığı kararları uygulayabilir. Tüm mesele gerçekten ne istediğini bilmek… 

Tabi cinsel sorunların daha başlamadan önüne geçmek için okullarda verilecek bir eğitimin yeri yadsınamaz. Çünkü dünyadaki birçok insan, cinselliği eyleme döktüğü anda tanıyor veya ne yaşayacağını o an deneyimliyor. Böylece acı hissetme, hijyen, ön sevişme gibi kavramlardan habersiz oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu nedenle uzun yıllardır Avrupa’daki birçok ülke okullarda bu eğitimleri sürdürüyor. Bir çocuğun kendi cinsel kimliğini tanıması, isteklerini fark edebilmesi demek ilerleyen yıllarda karşılaşabileceği sorunları hızlıca çözebilmesi demek… Ya da en azından cinsel bir sorunla karşılaştığında ne yapacağın bilen bireyler demektir… 

Yetişkin ve düzenli cinsellik yaşayan insanların yaşadıkları sorunların çözümünde ise akılda tutulması gereken ilk konu; seksin mekanik bir şey olmadığıdır. Tek başına bedenlerin iç içe geçtiği ve arzunun ön planda olduğu bir seks düşüncesi, karşılaşılan en ciddi cinsel sorunların başında gelmektedir. Oysa tam da Oscar Wilde’in cümlesinden yola çıkarak yorumladığımız gibi dış dünyadaki tüm olaylar, umutlarımız, düşüncelerimiz ve daha sayamadığımız diğer tüm duygu ve düşünceler seksin bir parçasıdır. Ruhsal uyum, rahatlamış olmak veya rahat hissetmek gerekir. Partnerlerden birinin zorlayıcı veya aceleci davranması ise cinselliği mekanikleştirebilir. 

Öte yanda cinsel sorunların merkezindeki bir diğer neden ise “izlediğimiz” veya “kalıplaşan seks sahneleri” üzerinden bir seks yaşama çabasıdır. İdealize edilen, bir film veya porno izlerken aslında gerçek olmayan seks deneyimlerini partneriyle yaşamak isteyen insanların hayal kırıklığı yaşaması muhtemeldir. Bunun sebebi ise cinselliğin, tıpkı bir parmak izi gibi her insan ve çift için farklı dinamiklere sahip olmasıdır. 

Doğru etkileşim, duygu ve düşüncelerin önemsenmesi ile başlayan ve tarafların birbirini tanımaya çalıştığı cinsel deneyimler çoğu zaman daha fazla zevk veriyor. Diğerine benzemek, taklit etmek yerine kendi cinsel kodlarımızı yaratabiliriz. Elbette doğru iletişimi kurabilmek ve ne istediğimizi bilmek de cinsel sorunların çözümünde önemli bir yere sahip… O halde, hızlanan bu çağın akışını durdurmak ve bizi çevreleyen görsel dünyayı bir kenara bırakıp partnerimizle veya kendimizle açık açık konuşmak için harika bir gün! 
Kaynak
Prof. Dr. Özcan Köknel, “Ailede ve Toplumda Ruh Sağlığı”, Hür Yayınları.  
Yukarı Kaydır