Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
https://unsplash.com
ZOOM

Çin’in Düşmeye Başlayan Nüfusu

24 Oca 2023

Çin on yıllar sonra ilk kez, doğum sayısına bağlı nüfus azalması yaşamaya başladı. Ulusal İstatistik Bürosu, 2022 sonunda, bir önceki yıla kıyasla ülkede 850 bin daha az insanın yaşadığını bildirdi. Peki bu veri bize ne anlatıyor? Bu düşüşün altında yatan sebepler nedir? Uzun zamandır dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin, birinciliği başkasına mı kaptırıyor?

https://unsplash.com
10.41 milyon ölüme karşı 9.56 milyon doğum. Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun açıkladığı rakam bu. Ve Çin anakarasında bugün 1.41 milyar insan kalmış. 

Pekin yönetimi, 1980 yılında, bir nüfus kontrol stratejisi olarak tek çocuk politikasını başlatmıştı. Bu politika sayesinde, ülkenin ekonomik gelişimi ve kentleşmenin de etkisiyle nüfus artış hızı büyük oranda kontrol altına alınmıştı. Ancak yıllar geçtikçe söz konusu politika kendi problemlerini doğurmaya başladı. Nüfusun yaşlanması ve çalışma çağındaki nüfusun, genel nüfus içindeki payının azalması, bu problemlerin başında geliyordu. Bunun üzerine tek çocuk politikasının başlatılmasından 33 yıl sonra, 2013 yılında, Çin yönetimi, tek çocuklu ailelerden gelen ebeveynlerin ikinci çocuk sahibi olmasına müsaade etmeye başladı. 2016 yılında ise isteyen tüm ebeveynler için çocuk sahibi olma sınırı ikiye çıkarıldı. 

https://unsplash.com
Tek çocuk politikasının katı bir biçimde hayata geçirilmesiyle birlikte özellikle Doğu Asya’da doğum oranları, endişe verici şekilde düşmeye başlamıştı. Nihayetinde bu politika terk edildi edilmesine fakat bugün işler yine de beklenildiği gibi gitmiyor gibi görünüyor. Zira aileler ikinci, hatta artık üçüncü çocuk için teşvik edilmeye çalışılsa da bu konuda çok az başarı elde ediliyor. Ebeveynler, bir çocuktan fazlasını yapmaya mesafeli durmaya devam ediyor. Bu duruma genellikle şehirlerde çocuk yetiştirmenin maliyeti sebep olarak gösteriyor. 

https://indusscrolls.com
Çin’in 2022’den önceki en son nüfus düşüşünün 1950’lerin sonunda yaşandığı belirtiliyor. O dönem, taraftarları tarafından büyük bir devrimci olarak kabul edilen Başkan Mao (Mao Zedung) yönetimi altında yaşanan büyük kıtlığa bağlı olarak milyonlarca insan hayatını kaybetmişti. Ve söz konusu nüfus düşüşü, bu ölümlere bağlı olarak ortaya çıkmıştı. 

https://unsplash.com
Bugün Ulusal İstatistik Bürosu, Çin’de 16 ile 59 yaş arasındaki çalışma çağındaki nüfusun toplam 875,56 milyon olduğunu ve ulusal nüfusun %62,0'sini oluşturduğunu, 65 yaş ve üstü nüfusun ise 209,78 milyon olduğunu ve toplam nüfusun %14,9'unu oluşturduğunu açıklıyor. Kurum, kentleşme oranlarını da veriyor. Buna göre; geleneksel olarak büyük ölçüde kırsal bir ülke olan Çin’de, kentleşme oranları hızla artıyor. 2022'de kalıcı kentsel nüfus 6,46 milyon artarak 920,71 milyona veya %65,22'ye ulaşırken, kırsal nüfus 7,31 milyon azalmış görünüyor.

https://unsplash.com
Çin, çok uzun zamandır dünyanın en kalabalık ülkesi olarak biliniyor. Ancak böyle giderse yakın zamanda, 2021 yılı nüfusu 1.4 milyar olan Hindistan tarafından geçilebilir gibi görünüyor (Henüz geçmediyse bile!). 

https://unsplash.com
Bu konu üzerinde araştırma yapan bazı uzmanlar, durumun düşünülenden çok daha ciddi olduğunu belirtiyor. Buna göre, Çin’in nüfusu 2018 yılından beri azalıyor ve “nüfus krizi” son derece şiddetli bir boyutta kendini gösteriyor. Yetkililere göre Çin, şu anda dünyadaki en düşük doğurganlık oranlarından birine sahip ve bu açıdan yalnızca Tayvan ve Güney Kore gibi ülkelerle karşılaştırılabilir. Çin’deki nüfus krizinin, ekonomik krizi tetikleyeceği ise yine yaygın görüşler arasında yer alıyor. Hatta Çin’in bu anlamda, yıllarca süren düşük büyümenin, kısmen azalan nüfusa bağlı olarak yaşandığı Japonya’dan daha kötü bir duruma düşeceği de görüş olarak ortaya konuyor. Zira veriler, dünyanın iki numaralı ekonomisinin, 2022'de %3 büyüyerek bir önceki yılın büyüme oranı olan %8,1'in yarısından daha az büyüdüğünü gösteriyor. 

https://unsplash.com
Bu noktada Çin’in durumu, “tam zengin olacakken yaşlanan” insanlara benzetiliyor...

https://unsplash.com
Tabii tüm bu gelişmelerde, son üç senenin başlıca gündemini oluşturan küresel pandeminin etkisini gözardı etmek doğru olmaz. Örneğin BM yayınladığı bir raporda, küresel nüfus artışının 1950'den bu yana ilk kez 2020'de %1'in altına düştüğünü söyledi. Çin’deki nüfus verilerinin, dünyaya yayılmadan önce ilk olarak Çin'in merkezindeki Wuhan şehrinde tespit edilen Covid-19 salgınından etkilenip etkilenmediği henüz tam olarak netleşmedi. Bu konudaki iddialar ve veriler bir parça karışık. Zira Çin, bazı uzmanlar tarafından, virüsten kaynaklanan ölümleri eksik bildirmekle suçlanıyor. Buna karşın gerçek rakamlara ilişkin herhangi bir araştırma veya tahmin yayınlanmıyor.

https://unsplash.com
Yani tüm dünyada olduğu gibi Çin’de de demografik araştırmaları ve elde edilen verileri etkileyen unsurların sayısı çok fazla. Nedenleri ve etkileri çok boyutlu olan bu türden alanlarla ilgili, özellikle geleceğe yönelik net çıkarımlar yapmak zor bir iş. Ancak görünen o ki; dünyadaki dengeler, demografik değişimlerden etkileniyor ve etkilenmeye devam edecek. Ülkelerin, kendi çıkarlarını ve mevcudiyetlerini en sağlıklı şekilde koruması ve devam ettirebilmesi için ise doğru kararlar ancak, deneyimli, öngörülü, vizyon sahibi, bilge bilim insanları ve yöneticiler tarafından verilebilir.  

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?