Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Bruno Dumont’dan İsa’nın Hayatı
pinterest
KÜLTÜR/SANAT

Bruno Dumont’dan İsa’nın Hayatı

24 Kas 2022

2000’li yıllarda Fransız sineması denince akla gelen ilk isimlerden olan Bruno Dumont, ‘’İsa’nın Hayatı’’ ile ilk uzun metrajlı sinema filmi için kamera karşısına geçer. Dumont, daha sonra çekeceği İnsanlık, Camille Claudel 1915, France gibi filmleri de dahil olmak üzere yalın gerçekliğin ve sadeliğin büyüsünün peşinde koşturuyor. Sıra dışı hayatların çok maceralı hikayesi yerine alttan alta akan bir ırmak görünümündeki yaşamların rutin ezgisini dile getirdiği filmlerinde; boşluğun, sıkıntının durgun yüzünü ve insanın kendini keşfetmesinin zorluğunu anlatıyor. Orijinal ismiyle ‘’La Vie de Jesus’’, İsa’nın Hayatı; gündelik düzende amaçsızlaşan insan hayatının şiddete nasıl da meyilli olabileceğini ve boşluğun yarattığı hasarın ruhsal, fiziksel tezahürlerini sadeliğe dayanarak yansıtıyor. Bruno Dumont’nun bu ilk filmi; gerçeğin peşinde sadeliğin izinde bir yönetmenin sinemaya merhaba dediği anı belgelemekte. Buyurun yazımıza.

2 Bardak
Bruno Dumont’nun ilk uzun metrajlı sinema filmi olan 1997 yapımı İsa’nın Hayatı; kuzey Fransa’nın taşrasında yaşanan gençlik hallerini konu edinir. Freddy kendisi gibi motorcu arkadaşlarıyla bu küçük kasabada serserilik yaparken annesi aynı kasabada küçük bir bar işletmecisidir. Freddy’nin Marie ismindeki sevgilisi bir markette kasiyerlik yapar ve iş çıkışlarının çoğunda Freddy ve avenesi ile boşlukta devinirler. Sıradanlığın, can sıkıcılığın yalın gerçekliği, yönetmenin üstünde durduğu temel tema olarak göze çarpar.

pinterest
Epilepsi hastalığı, beslediği ve her şeyi olan Saka kuşu ve kendisi gibi işsiz arkadaşlarıyla rotasız bir serüvende sürüklenen Freddy, kasabaya gelen Afrika asıllı Fransızlara olan tutumu, hayatının gidişatını değiştirecektir. Yaşadıkları taşra boğuntusu ve sıradanlığı, farklı olan her nesneye ve özneye içgüdüsel bir tepki doğurmaktadır. Irkçılığın ve ayrımcılığın politize edilmeyen sadelikli şiddeti, Freddy ve arkadaşlarının içine düştükleri bir cenderedir ve neden sevmediklerini bilmedikleri insanlara hoşgörüsüz, sevgisiz ve kaba halleri filmin dikkat çekmeye çalıştığı en önemli noktadır. 
Marie, Freddy’nin aksine Afrika asıllı Fransız aileye samimiyet ve sıcaklık duyarken taşranın gençleri bu aileyi çoktan idam sehpasına çıkarmaya kararlıdırlar. Kader ve ailesine bilinçsiz; fakat sistematize şiddet, toplumun ayrımcılıkla imtihanının en acı delilidir. Görünüşleri farklı olduğu için uğradıkları şiddet, Fransa’nın geneline yayılan sosyolojik, psikolojik travmalardan yalnızca biridir. Yine de Freddy ve arkadaşlarının Aids olan bir yakınlarını ziyaretlerinde saygıyla acıya teslim oluşları, içlerinde bir insanın yattığını ve bu taşralı gençlere yargı dozajının artmasının kötülüğün de artmasına sebep olacağını izaha duruyor.

pinterest
Dumont, hastane sahnesinde bu halleri özellikle gösteriyor ki, önyargıdan arındırılmış ilişkilerin neticesinde, insanların içindeki kötüyü yenebileceklerinin sinyalini filmden üzerinden alımlayıcıya ulaştırmaya çalışıyor. Irkçılık furyasına tutulan taşralı gençler, boşluğun ve işsizliğin yarattığı buhranla kendilerine bir düşman belleyip sıkıcı hayatlarını anlama! yaklaştırma peşindeler. Eylemleri, ne kadar kötücül bir anlama denk gelse de kendilerini yaşamda tutunacak bir amaç edinmişlerdir.Toplumsal krizlerin kökeninde önyargının ve eğitimsizliğin olduğu açık. Fransa gibi bir Avrupa ülkesinde dahi bu önyargıların sürüyor olması, yönetmenin güzel denilen Avrupa’daki yaşamı bir kez daha gözden geçirmemiz gerektiği mesajını veriyor.
İnsanın ten rengi, cinsiyeti, inançları ve en nihayetinde başkalığı, toplumların korkulu rüyası haline kasıtlı getirilmeye ve buradan bir kazanç sağlanmaya çalışıldığı aşikâr.Dumont’nun bu kadar politize edilecek bir meseleyi, yalın ve süsten uzak bir gerçeklikle sunması; insana olan inancını gösterir.Kurgulanan toplum ve öznelerin olduğu günümüzde, kasıtlı kötülüğün olamayacağı vurgusu Dumont’nun filmlerinin ayırıcı özelliğidir.

pinterest
Filmin kadrosuna geldiğimizde, bir oyuncu hariç -başrol dahil olmak üzere- her oyuncunun amatör olduğunu görüyoruz. Halihazırda ‘’İsa’nın Hayatı’’ filminde rol almış tüm oyuncular da bu film sonrası herhangi bir sinema filminde rol almazlar. Adeta büyük bir deney yahut belgesel için bir araya gelen oyuncular, İsa’nın Hayatı’nı canlandırdıktan sonra hızla gerçekliğe dönerler. Dumont’nun çocukluğunun geçtiği mekânda olan Fransa’nın kuzeyi, film için seçilen temel mekandır. 

Oyuncuların amatör olarak seçilmesi ise, tesadüfen değil; verilmek istenen mesajın en sade ve yıkıcı haliyle yapmacıksız sunulması ihtiyacına dayanır. Dumont, yalın gerçeğin izini ırkçılık gibi ‘’baş belası’’ bir tem üzerinde sürüyor ve Fransız sinemasının 2000’li yıllarına diğer filmleriyle de damga vuruyordu. Taşranın can sıkan yanları ve insanın düştüğü ahlaki açmazları Fransa ikliminden temaşa edebileceğiniz ‘’İsa’nın Hayatı’’ filmi, film portalı mubi’de vizyonda… Gerçekliği en yalın haliyle ve tevazuyla görmek isteyenler, bu filmi kaçırmamalı sevgili okur!

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?