Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
biography
BİYOGRAFİ

Britanya’nın Schindler’i: Sör Nicholas Winton

06 Oca 2023

Nazi işgalinde bir Prag… Burada tezgâhtar olarak çalışan, genç Nicholas Winton ve hayatın onu getirdiği noktada, 669 Yahudi çocuğun Nazi kamplarına gönderilmelerini engellemek için verdiği akıl almaz mücadele. Britanya’nın Schindler’i olarak anılan ve Sör unvanı ile ödüllendirilen Nicholas Winton’un öyküsünü öğrenmeye ne dersiniz?

Nicholas Winton’un Britanya’nın Schindler’i olarak bilindiğinden bahsettiğimiz için, dilerseniz öncesinde Oskar Schindler’in hayat hikâyesine bir göz atabilirsiniz. Bir önceki içeriğimizde bu konudan bahsettik, merak edenler için içeriğin linkini şuraya bırakalım.

Gelelim, içeriğimizin esas kahramanı olan Nicholas Winton’a…

my modern met
Nicholas Winton, takvimler 1909 senesini gösterirken Londra’da dünyaya gelmişti. Alman asıllı ve Yahudi kökenli bir ailenin çocuğuydu ancak bir Hıristiyan olarak yetiştirilmişti. Kendi hâlinde bir yaşantısı, sıradan insanların sahip olduğu türden kaygıları vardı. 30’lu yaşlarına geldiğinde ise onu insanlık tarihinin en büyük kahramanlarından biri olarak gösterecek olaylar zincirinin bir halkası olacaktı. Ve onun bu insani kaygıları, insanlığın hâlâ bir yerlerde var olduğuna ve iyiliğin ölmediğine dair inancın yaşamasına sebebiyet verecekti.
 
Almanya tarafından ilhak edilen Sudetland bölgesinden gelen mülteci akını, Nicholas Winton’un aklında birtakım soru işaretleri yaratmıştı. Gidişatın iyi yönde olmayacağına dair önsezileri vardı ve duyduğu endişelerin boş olmadığı da kısa sürede anlaşılacaktı. Kayak tatili için Londra’dan gelecek olan arkadaşına bir telgraf göndermiş ve ona kayak takımlarını yanına almadan gelmesini, planladıkları gibi tatile çıkmayacaklarını ama onun yerine önemli bir konuda yardımına ihtiyaç duyacağını söylemişti.

children saved from the nazis
Winton’un içinde taşıdığı kaygılar gerçeğe dönmüş, bölgeye gelen Yahudilerin Naziler tarafından toplama kamplarına gönderilecekleri ortaya çıkmıştı. Bu Yahudiler arasında çok sayıda çocuk da vardı ve toplama kamplarında bu çocukların neler yaşayacağını kestiremiyordu bile Winton. Bir kararın eşiğindeydi; bu çocukları Nazilerin elinden kurtarabilir miydi?
 
Bürokratik engellere takılabileceğinin farkında olduğundan titizlikle çalışması gerektiğinin farkındaydı Winton. Çocukları Nazi işgalindeki Prag’dan İngiltere’ye taşımaya karar vermişti, bu süreçte başına dert açabilecek kimse olmasın diye de bu görevi bireysel olarak üstlenmişti. İngiltere’deki destekçiler, Yahudi asıllı yetişkinleri kurtarırken çocukların hayatını kurtarmak kimsenin aklına gelmiyordu. Winton ise çocukları kurtarmaya odaklanarak İngiliz yetkililerle çocuklara geçici olarak koruyucu ev bulunması üzerine elli sterlinlik bir “hayat sigortası” ödemesi ile anlaşma sağlamıştı. Bu anlaşma ile Yahudi çocukları kabul edecek yerler bulundu; Winton da Çekoslovakya’nın İngiliz mülteciler komitesinin “çocuk bölümü” üyesi olarak gerekli düzenlemeleri yapmaya başladı. İlk etapta altı bin kadar çocuğun listesini hazırlamış ve İngiliz ailelerin bu çocuklara koruma sağlamaları için onların resimlerini yayımlamaya başlamıştı.

nicholas winton
İlk etapta yirmi kadar çocuk İngiltere’ye uçakla gönderildi ancak sonrasında ulaşım trenle sağlanmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı başlamadan birkaç ay evvel sekiz trenle çocuklar Prag’dan İngiltere’ye gönderildi. Bu süreçte 669 çocuğun hayatını kurtarmıştı Winton. En büyük çaplı tahliye ise Almanya’nın savaş ilanı olan 3 Eylül günü yapılacaktı, ne yazık ki o gün kurtarılmak istenen 250 çocuk o trenle İngiltere’ye gönderilemedi. Yine de Winton’un elinden geleni yaptığı aşikârdı; kısıtlı imkânlarına rağmen benzersiz bir plan ve organizasyonla, üstelik neredeyse her aşamada tek başına çalışarak çocukları kurtarmaya çalışıyordu.
 
Winton’un bu yardımları, 2003 yılında İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth tarafından takdir gördü ve kendisine “sör” unvanı verdi. Çek Cumhuriyeti tarafından da onurlandırılan Nicholas Winton’un Prag Merkez İstasyonu’nda bir heykeli bulunuyor. Winton’la yapılan söyleşilerde o günlerde kendisi için hayati bir tehlike bulunup bulunmadığı sorulduğunda, buna olumsuz yönde cevap veriyor Winton. Yaptıklarını kahramanlık olarak nitelendirmediğini, yalnızca yapması gerekeni yaptığını söylüyor. Her ne kadar bu konuda alçakgönüllülük etse de pek çok çocuğun hayatını gözünü bile kırpmadan kurtarmak için çalışmış uzun yıllar boyunca. Bu örnek alınası insan, 2015 yılında, 106 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Dünya üzerinde geçirdiği zamanlarda ise insanlığa özel bir armağan bırakmıştı: İyi niyetli olmanın erdemini.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?