Bilinmeyen Hikayeleriyle Türk Sanat Müziği Eserleri
KÜLTÜR/SANAT

Bilinmeyen Hikayeleriyle Türk Sanat Müziği Eserleri

Türk kültürüne has, makamlı bir müzik türü olarak bilinen Türk Sanat Müziği aslında sadece müziğin bir çeşidi olarak kalmaz, ardında koca bir tarihin, anıların ve acıların izlerini de taşır. Bazen neşemizi yerine getiren bazen de derdimize ortak olan dillerimize pelesenk olmuş Türk Sanat Müziği eserlerinden bazılarının öykülerini sizler için derledik.

Editör :Selin Borazan
Yayın Tarihi :20 May 2021
Süre :1.5 Bardak

Buruk Bir Aşk Öyküsünden Geriye Kalanlar - "Ada Sahilleri"
Kimi zaman alkış tutarak söylediğimiz, kimi zaman dans ettiğimiz her halükârda neşemizi yerine getiren "Ada Sahilleri" isimli parçanın ardında aslında oldukça hüzünlü bir yaşanmışlık var. Büyükada'nın sakinlerinden, oldukça yoksul bir ailenin çocuğu Suat Bey, Bahri Paşa'nın kızı Şadiye Hanım ile bir yaz günü karşılaşır. Türk sinemasında klasikleşmiş bir kurgu olarak karşımıza çıkan zengin kız fakir olan durumu bu hikayenin de merkezindedir. Şadiye Hanım ailesiyle birlikte yalnızca yaz mevsiminde Büyükada'ya gelir ve kışın evine geri döner. Tanıştıkları yaz boyunca sürekli olarak görüşen ve birbirine aşık olan bu iki genç insan evlenmeye karar verir. Ancak Şadiye Hanım durumu babasına izah edince Bahri Paşa buna kesinlikle karşı çıkar. Yaz bitip eve döndüklerinde ise iki aşık birbiri ile mektuplaşır. Suat Bey mektupları getiren vapuru her gün bıkmadan usanmadan bekler. Bir gün yine bu şekilde beklerken umutsuzluğa kapılır ve kendini denize atarak intihar eder. Ardından kısa bir süre sonra Şadiye Hanım'ın mektubu gelir ve babasının izdivaçlarına izin verdiğini bildirir. Ancak iş işten geçmiş, Suat Bey yaşamını yitirmiştir. Ada Sahilleri'nde buluşan ve orada aşık olan iki insanın öyküsünün umutsuzluktan dolayı hüsranla sonuçlanmasını anlatan bu parçayı ne ilginçtir ki günümüzde neşeyle dinliyoruz.

Bir Çocuk Gelinin Yakarışı - "Kimseye Etmem Şikayet"
Atatürk'ün de çok sevdiği şarkılardan biri olan ve söylemesi hiç de kolay olmayan bu eserin sözleri küçük bir kız çocuğunun yakarışlarından oluşuyor. Oldukça zengin bir ailenin çocuğu olan İhsan Raif Hanım İstanbul'da taş konakta ailesiyle birlikte yaşar. Bir gün kardeşiyle oyun oynarken odaya, sonradan isminin Mehmet Ali olduğu öğrenilen bir adam girer ve İhsan Raif'i kaçırmaya çalışır. Bu kaçırma girişimi başarılı olmasa da İhsan Raif'in babası Raif Paşa durumu names meselesi yapar. 13 yaşındaki kızını onu kaçırmaya çalışan adam ile zorla evlendirir. İhsan Raif okumak istediğini ve yaşının küçük olduğunu söyleyip babasına dil dökse de nun kalbini bir türlü yumuşatamaz ve adeta sürgüne gider gibi gelin olarak İzmir'e gönderilir. Gitmeden hemen önce de "Kimseye Etmem Şikayet"i kaleme alır. Bu evlilik 14 yıl sürer ve 3 çocuk sahibi olurlar. Ardından İhsan Raif iki evlilik daha yapar. Son evliliğini yazar Şahabettin Süleyman ile yapan Raif Hanım ölümüne dek eşinin yanında olur. Tüm bu süreçte de edebiyatla ilgilenir, pek çok eser kaleme alır, şiirler yazar ve besteler. 49 yaşındayken yaşamını yitirdiği biliniyor.

Evlat Acısının Hüznünden Doğan Eser - "Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın"
Genellikle aşk şarkısı olarak bilinen ve dinlenen eser, sanıldığının aksine bir babanın ölen oğlu için yazdığı güçlü satırların bestelenmiş halidir. Özellikle aşk ve ayrılık şiirleri dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Ümit Yaşar Oğuzcan'ın kaleme aldığı pek çok eserde kendi kederli yaşamının izlerini görmek mümkün. Küçüklüğünden itibaren depresif bir ortamda büyüyen şairin karamsar ruh hali yaşamı boyunca onun peşini bırakmamış. Öyle ki kendisi 24 kez intihar girişiminde bulunmuş fakat başarılı olamamış. Şairin kolayca mutsuz olması ve sürekli suskun hali bir süre sonra çevresini özellikle oğlu Vedat'ı etkilemeye başlamış. Bunun ardından Vedat 17 yaşındayken kendisini Galata Kulesi'nden aşağı bırakarak intihar etmiş. Rivayete göre intiharın hemen ardından yaşamını yitiren Vedat'ın cebinden bir not çıktığı ve notta "öyle intihar edilmez, böyle intihar edilir" yazdığı da söylenir. Zaten melankolik ruh haline sahip olan bir baba için katlanması oldukça zor olan böyle bir olay, ardında pek çok ruha hüzünle dokunacak bir eser bırakmış diyebiliriz. 

Yukarı Kaydır