Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
unsplash
BİLİM

Bilim Yalnızca Net Veriler Üzerinden Mi İlerler?

29 Ara 2022

Herhangi bir iddiayı kabul edebilmemiz ve onu güvenilir olarak algılamamız için doğruluğunun kanıtlanabilir olması gerekir. Bu nokta da öne sürülen yargı her ne ise onu bilimsel araştırmaların sahasına koymaya ve o yönde bir cevap aramaya çalışırız. Ancak bir şeyi bilimsel kabul edebilmemiz için onun ne gibi ölçütlere uyması gerekir? Bir başka deyişle, bilimsel yöntemler neleri kapsar ve sınırları nelerdir? Bu içerikte bilimsel verilerin sadece netliği mi merkeze aldığı ve soyut bazı içeriklerle de ilerleyip ilerlemediği üzerine bir keşfe çıkıyoruz.

1.5 Bardak

Söz konusu gerçek, güvenilir ve sağlam bilgiye ulaşmak olduğunda bilim insanlarının da bazı argümanlar öne sürdüğünden bahsetmek mümkün. Örneğin epistemolojik yaklaşım olgular üzerinden ilerler ve rasyonel işlemler eşliğinde denetlenebilir verilere odaklanır. Dolayısıyla da öne sürülen yargı ya da iddia sonrasında onun gerçek olup olmadığını test etme noktasında bazı yöntemleri kullanabilmek mümkündür. Öte yandan toplumsal yaklaşım perspektifinden düşünüldüğünde bilimi yalnızca olgu ve denetlenebilir işlemler odağında sonuca kavuşturmak da mümkün olmayabilir. Bu durumda da yapılan bilimsel araştırmayı belirli veriler ile sınırlandırmak doğru olmayacaktır. Çünkü böyle bir konu ele alındığında daha kapsamlı düşünmek ve geneli baz almak sonuca ulaşma noktasında daha belirleyici olacaktır. Bu sebeple de bilimsel yöntemin kapsam ve sınırları düşünüldüğünde bazı görüş ayrılıkları yaşamak mümkün. Bu durumun temel nedeni ise söz konusu iddia veya yargının farklı niteliklere sahip olması şeklinde ifade edilebilir.

Konuyu biraz daha irdeleyecek olursak felsefe bu noktada iyi bir örnek olabilir. Felsefe en temelde kişiyi doğruya ve gerçeğe ulaştırmaya çalışan bir soru sorma pratiği ve devamlı bir arayış olarak açıklanabilir. Bu sebeple de bazıları felsefeyi bilimden ayrı tutmanın mümkün olmadığını öne sürerken kimileri ise felsefenin tamamen başlı başına biricik bir alan olduğuna vurgu yapar. Ancak felsefenin amacı ile bilimsel bilginin amacı paralellik gösterir. Bu sebeple ikisinin birbiri ile bağıntılı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Ancak kullanılan yöntemlere göz attığımızda burada bazı belirgin farklardan söz etmek mümkün. Bu da bilimin ne gibi kapsam ve kısıtlamalarının olduğuna yönelik soruları akla getiriyor.

Bilindiği üzere felsefenin temeli Antik Yunan'a dayanır. O dönemden günümüze gelene dek pek çok filozofun öne sürdüğü çalışmalar, deneyimler ve bilgi birikimi ile şu anda başka sorgulama pratikleri yapabiliyoruz. Dolayısıyla bu bağlamda düşündüğümüzde sürekli bir ilerleme ve irdelemenin varlığından söz etmek mümkün. Öte yandan modern bilim ekseninde düşündüğümüzde pozitivist yaklaşıma değinmek gerekir. Bu bilimsel anlayışa göre bilimsel verinin kapsamı ve sınırı epistemolojik yaklaşım içerisine empoze olmuş haldedir. Yani net bilgilere, kesin dayanaklara, olgulara ve rasyonel içeriklere dayanır. Günümüz dünyasında çoğunlukla kabul gören bu bilimsel yaklaşımın yine de her konuya kesin bir biçimde cevap bulup bulamadığı ise tartışmalıdır diyebiliriz. 

Ancak her ne şekilde yanıt aranıyor olunursa olsun bilime yönelik tüm yaklaşımların kesiştiği nokta öne sürülen hipotezlerin doğrulanabilir olması gerektiğidir. Bu sebeple de bilimsel yöntemi merkeze alan uygulamaları belirlemek için net bir kuraldan ya da kesin bir yargıdan söz edemeyiz. Bu yüzden de bilimin yalnızca net olan katı veriler üzerinden ilerlediği düşüncesi aslında doğru olamaz. Çünkü öne sürülen yargıların niteliğindeki çeşitlilik onlara yönelik özgün araştırmalar yapmayı gerekli kılabilir. Böyle bir durumda ise mutlak ölçütlerden söz etmek ve belirli yöntemleri her içerikte uygulamak elbette mümkün olamaz. Bu durumda aynı şekilde bilimsel bilginin kapsam ve sınırlarını saptamak da kulağa pek mantıklı gelmiyor.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?