Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
ZOOM

Bilim ve Felsefe: Felsefesiz Bilim, Dümensiz Gemiye Benzer

01 Ara 2022

Bilim bizi olabildiğince rasyonel gerçekliğe götürmeye çalışırken, felsefe her alanda düşüncenin ve düşünme yolunun kalitesini ve doğrultusunu belirler. Peki, düşüncesiz, sadece bilim için bilim yapılması; bilimin yaşam damarlarından birini koparmaz mı? Bu vadede: Felsefesiz bilim, dümensiz gemiye benzer diyebiliriz, değil mi?

1.5 Bardak

UNESCO’nun tanımına göre bilim, ‘Günlük yaşam için çözümler üretir ve evrenin gizemlerini çözmemize yardımcı olur. Diğer bir deyişle bilim, bilginin en iyi kaynaklarından biridir.’. Diğer yandan felsefe; philo ve sophia kelimelerinin birleşiminden oluşarak ‘hikmet sevgisi’ anlamı taşır. Felsefeye göre bu hikmete ulaşmak veya yolunda olmak, bilgeliğin sevgisini deneyim alanımıza katar. Felsefe de aynı bilim gibi çözümler sunmak ister. Varlık, bilgi ve değerlerin ortaya çıkmasını ve derinleşmesini amaçlar.
Felsefenin misyonuna ulaşması tek taraflı bir denklem değil. Bir yandan bütünlüklü bir bilgiye ulaşmaya çalışırken, öte yandan, insanı bilgiye hazır hale getirmek ve olgunlaştırmak da felsefenin görevi.
Peki ya bilim felsefesi?

Bilim aslında, en başlarda felsefenin konusuydu. Felsefenin altında işlenmişti. 19. yy’da ise bilim ve felsefe ayrıldı. İç içe oldukları zamanda, her şey gibi, bilimin konularını insan ihtiyaçlarını ve kapasitesini yorumlayan felsefe belirlerken; bilim özerkliğini ilan etti ve felsefe bilimi kapsama alanından kayarak, onun hakkında yorumlar yapan, onunla alâkalanan bir sistem durumuna geçti. ‘Bilim felsefesi’ altında yapılan araştırmalar ve sorgular, bilimin kendine anlam katmasına yarar. Keza, bu anlam, insanla sıkı sıkıya bağlıdır. Zaten… Öyle olmak zorunda değil mi?

Bilim felsefesi; bilimin kuramsal metotlarını, yapısını ve işleyişini anlatır. Bir yandan, bilimin mentörü gibidir diyebiliriz. Bilim bir mehter takımıysa iki adım öne giderek gelişir ve felsefe onu bir adım geriye götürerek ne yaptığını, neden yaptığını, yararını ve insanla bağını araştırır. İnsanın ve dünyanın kazancına ilerlemeyen bir bilim, rasyonelliği içine alsa dahi insanla bağıntısız kalışıyla irrasyonel bir algıya sebebiyet verebilir. Aynı, kan gitmeyen bir uzuvda yaşamın izlerinin silinmesi gibi.
Yaşayan ve yaşatılan bir bilim ve bilim insanı, ne yaptığını düşünmediği ya da felsefesine girmediği sürece nasıl bir anlam taşıyabilir ki? Bu durumda sadece kendine bir ego kabuğu oluşturmuş olmaz mı? Dokunulmaz, sorgulanmaz, realistik bir kabuk bu… Kulağa tehlikeyli bile geliyor!

Öte yandan, felsefe; düşünsel enerji ile çalışır. Bilim felsefesi bir eylem ve metodun düşünsel paradigmalarını içerdiğinden, bilim felsefesi bilimin ipini sımsıkı tutması gerektiği algısı da bilimsel eylemi ve gelişimi geri tutabilir. Bu şekilde de bir dengeye ulaşabileceğimizi söyleyemeyiz. Bu konuda varabileceğimiz en ufku açık liman, en isabetli metaforlardan biri: Bilim gemisinin dümeninin, felsefe yani ‘hikmet sevgisi’ olduğu olabilir. Bu da bilim gelişirken, bir yandan da buna maruz kalan toplumun; bilim felsefesi ile genişleyen dünya algısını kendine oturtabilmesine ve gelişen teknoloji, ürün ve içeriklere dimağını ve tabii psikolojisini hazırlayabilmesi anlamına gelir.
Felsefe, geminin dümeni olduğunda; insana yol ve yolculuk hakkında bilgi verir. Gelişen teknolojiyi nasıl kullanabileceğimiz, insana neyin iyi gelebileceği ve maruz kalan tüm insanları nasıl medenileştirebileceğini anlatır. Bir gemi dümeni olmadan, bilginin açık denizlerinde kaybolabilir. Oysa, bilime kıyıya dönmesi ve bizimle kalması için ihtiyacımız var. Felsefesiz bilim oluyor mu? Evet, yapılıyor… Ama işte, dümensiz bir gemiye benziyor. Yolu açık ama bir yandan da kayıp
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?