Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
KADIN KAFASI

Bilim Dünyasını Değiştiren 5 Kadın

01 Ara 2022

Kadınlar tarih boyu ellerinin değdiği her alan gibi bilim dünyasında da mucizeler yaratmıştır. Geçmişte eğitim almaları ve bilim insanı olmaları çok daha zor olsa da vazgeçmemişlerdir. Bugün hala kullanılmakta olan buluşlar yapmış, bilimsel keşiflere önce olmuş ve düşünceleriyle yeni dünyaların kapılarını aralamışlardır. Gelin bu yazımızda birlikte bilime ışık tutan kadınlardan beşinin serüvenine tanık olalım.

Alice Ball
Kimyager olan Alice Ball 1892’de Seattle’da doğdu. Kimyaya olan ilgisi Washington Üniversitesi’nde okurken başladı. Daha sonra master için Hawaii’ye gitti. 1915’te mezun olan Alice Ball, Hawaii Üniversitesi’nden mezun olan ilk Afro-Amerikan kadındı. 1900’lerde cüzzam halkı etkisi altına almıştı. Bu hastalık ciltte lezyonlara, uyuşukluğa, gözlerde ve sinirlerde kalıcı deformasyonlara neden oluyordu. Bu dönemde hastalığı kapan insanlar polis tarafından Molokai adasında tutuluyordu. Bu dönemde cüzzamı biraz rahatlatan tek şey bir ağacın tohumlarından üretilen yağ idi. Bu yağı suyla karıştırarak enjekte edilebilir bir kür hazırlamak imkansızdı. Alice 23 yaşındayken bu yağı enjekte etmenin yolunu buldu. Yağ asitlerindeki etil esterleri ayrıştırarak suya enjekte edilebilir bir yağ yarattı. Cüzzamlı insanları kurtaran da ‘Ball metodu’ olarak anılan bu yöntemdi. Artık hastalıklı insanların toplumdan izole edilmesi gerekmiyordu. Umutsuz gözüken hastalığa çare bulan Alice henüz henüz 24 yaşındayken laboratuvarında ders verdiği sırada hayata veda etti.

Cecilia Payne-Gaposchkin
Astronom ve astrofizikçi olan Cecilia Payne-Gaposchkin 1900’de İngiltere’de doğdu. Her zaman bilime ve öğrenmeye dair bir tutkusu vardı. Cambridge’de verilen Einstein’ın teorileriyle ilgili bir ders dikkatini çekiyordu ancak o dönem Cambridge kadınlar için fazla olanak sunmuyordu. Bu durum üzerine Cecilia Massachusetts’e taşınarak Harvard Koleji’ne ait bir gözlemevinde çalışmaya başladı. Burada güneşin ve yıldızların hangi maddeden yapıldığını araştırıyorlardı. Bilim insanları yıldızların da dünya gibi oluştuğunu düşünüyorlardı. Cecilia bunun yanlış olduğunu fark eden ilk kişiydi. Yıldız tayfına dair yaptığı okumalar güneşin iyonlaşma durumlarını incelemesine sağladı. Cecilia güneşin büyük oranda hidrojen ve helyum gazından meydana geldiğini keşfetti. Bu oldukça tartışmalı bir keşifti çünkü bir grup bilim insanı bunun imkansız olduğunu düşünüyordu. Cecilia ise keşfini önce tezinde sonrasında ise ‘Yıldız Atmosferleri’ adlı kitabında anlattı. Yıllar sonra kitabı okuyan tüm bilim insanları onun ne kadar doğru bir keşif yaptığını fark etti.

Karen Horney
Ünlü bir psikanalist olan Karen Horney 1885 yılında Almanya’da doğdu. Psikoloji 1900’lerde yeni gelişen bir bilim dalıydı. Freud’un kurucusu olduğu psikanaliz başlangıçta erkek zihni odaklıydı ve kadınların ‘penis kıskançlığı’ çektiğini söylüyordu. Karen birçok tıp okuluna gitti ve yaşadığı depresyon onun ilgisini psikolojiye kaydırdı. Karl Abraham tarafından analiz edilen Horney, zamanla kendi hastalarını görmeye başladı. Horney toplumdaki kadınların eşlerine ve çocuklarına bağlı yaşamasına kaşıydı. Kadınların erkekleri kıskanıp onlar gibi olmak istemediklerini, yalnızca erkeklerin sahip olduğu bağımsızlığı istediklerini savundu. Horney bunu savunarak feminist psikolojiyi yaratmış oldu. Daha sonra Amerika’ya taşınan Horney burada psikanaliz çalışmalarına devam etti. Horney anksiyetenin sadece insan biyolojisiyle değil yaşanan çevreyle de ilişkili olduğunu keşfetti. Ancak bu fikir içinde bulunduğu psikanaliz topluluğuna ters düştüğü için buradan ayrılarak kendi çalışmalarını yapmaya ve kitaplarını yazmaya devam etti.

Marjory Stoneman Douglas
Bir yazar ve doğa koruyucusu olan Marjory Stoneman Douglas 1890’da Minneapolis’te doğdu. Her zaman yazar olmak isteyen Douglas, kötü bir evlilik geçirdikten sonra babasının da çalıştığı Miami Herald’da sosyete muhabiri olarak çalışmaya başladı. Babasından kelimelerin gücünü öğrenen Marjory insan hakları, oy hakkı hareketi ve çevresel koruma hakkında yazmaya başladı. O dönem Marjory gibi çevre korumacısı olan Ernest Coe Marjory’den doğal bir park olam Everglades’i kurtarmak için yardım istedi. Bunun üzerine Mary ‘The Everglades: River of Grass’ adlı kitabını yayımladı. Kitap oldukça ilgi çekti. Devlet parkı korumaya başlasa da orduya ait mühendisler barajlar ve kanallar ekosistemi bozuyordu. 1969’da Marjory ‘Friends of the Everglades’ isimli bir topluluk kurarak Everglades inşaatını durdurdu. Bu doğa harikası alanı kurtaran Marjory’nin cesareti ve hiçbir zaman yılmayışı oldu. Marjory Everglades için yazmaya va savaşmaya devam etti. 1993’te ‘Presidential Medal of Freedom’ ödülünü aldı.

Mary Agnes Chase
Botanikçi ve oy hakları savunucusu olan Mary Agnes Chase 1869’da doğdu. Okulunu bitirdikten sonra aile işlerine yardım etmeye başlayan Mary’nin botaniğe de büyük bir ilgisi vardı. Chicago Üniversitesi’nde botanik dersleri almaya ve bir botanikçi ile çalışmaya başladı. Bitkilerin resmini çizdiği eskiz defteri sayesinde Doğa Tarihi Müzesi’nde çalışmaya başladı. Mary kendisini geliştirmeye devam etti ve ABD Tarım Bakanlığı’nde çalışmaya başladı. Mary meslektaşları gibi kendisine bir fon sağlanmasını beklemedi. Bunun yerine laboratuvardan çıkarak kendi başına ABD’yi ve Güney Amerika’yı gezdi. Mary bu gezilerde binlerce yeni çim türü keşfetti. Bunları yazdığı kitaplarda topladı. Bu çim türleri hem hayvancılık için hem de bugüne de ulaşan birçok besin türü için kaynak sağlıyor. Mary’i tanımamızı sağlayacak bir diğer önemli özelliği kadınların oy haklarının savunucusu oluşuydu. Tehdit edilmesine ve yargılanmasına rağmen 1920’ye kadar oy hakkının alınması için çabaladı.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?