Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
 Baterist Leyan Senay: Toplum Baskısı Hep Yakamızda Olsa Da Kadınlar Olarak Çığ Gibi Büyümeye Devam Ediyoruz
RÖPORTAJ

Baterist Leyan Senay: Toplum Baskısı Hep Yakamızda Olsa Da Kadınlar Olarak Çığ Gibi Büyümeye Devam Ediyoruz

Hiçbir yetenek cinsiyet ile küçültülemez kuşkusuz fakat ataerkil kodlar yaşamımızın her bir noktasına öyle bir yerleşmiş ki hemen her normal durum ile olağanüstü bir mücadele içine girmek zorunda kalıyoruz. Evet! Bu toplumda kadınlar olarak hemen her alanda bu mücadeleyi veriyoruz. Leyan Senay da maskülen atfedilen bateri enstrümanını “erkek egemen” kodlardan arındırmak için önemli mücadeleler veriyor ve harika çalışmalar yapıyor. Hit Like A Girl topluluğu o güzel işlerinden sadece biri. “Toplum baskısı hep yakamızda olsa da kadınlar olarak çığ gibi büyümeye devam ediyoruz” diyen Leyan ile harika bir sohbet gerçekleştirdik.

Yayın Tarihi :19 Haz 2022
Süre :4 Bardak

Leyan merhaba. Öncelikle yaptığın işleri büyük bir mutlulukla ve gururla takip ediyorum. Bir tesadüfle tanıştık ve bu tesadüf bu röportajı yapmamda büyük bir ilham verdi bana diyebilirim. Kadın olmak başlı başına zorken eril gücün baskısını yoğun hissettiğimiz (hemen her sektörde olduğu gibi) müzik sektörünün de ötesinde “maskülen enstrüman” olarak görülen davul ile gerçekten harikalar yaratıyorsun. Öncelikle temamızın özelinde bir soruyla başlamak istiyorum. Müzik sektöründe, davul sanatçısı bir kadın olmak nasıl? Önyargılar duvarıyla karşılaşmalarını ve “başarı mücadeleni” dinleyelim isterim… Malum, hangi sektörde olursa olsun başarılı her kadın büyük bir mücadele veriyor…
 
Merhaba, öncelikle ben çok teşekkür ederim bu güzel cümlelerin için. Bu röportajı iki davul aşığı kadın olarak yapıyor olmamız bence her şeyden daha kıymetli. Son cümlenden başlamak istiyorum; 'Hangi sektörde olursa olsun başarılı her kadın ülkemizde büyük mücadele veriyor' İşin kötü yanı bu mücadeleler, tırnakla kazıyışlar, önyargılar yine toplum tarafından o kadar normalleşmiş durumda ki, dile getirildiğinde dahi “yoo öyle bir şey yok yok burayı Arabistan’la mı karıştırdın, burası gayet çağdaş bir yer” gibi cevaplar duyabiliyoruz. Ama alttan alta bu baskı hep yakamızda. Bu yüzden çoğu maskülen gözüken iş grubunda olduğu gibi ülkemizde davul çalan kadınların sayısı erkeklere göre daha az. Ama bizler bu sayıyı yükseltip daha çok kadını sahnelerimize kazandırmaya ilham olmak için şu an buradayız, değil mi?
 
Kesinlikle öyle… Peki nasıl başladın? Seni davula neler itti, biraz da yolculuğuna şahitlik edelim isterim…
 
İlk başlangıcım liseye giderken oldu, bir anlık hevesle başladım, geleceğe dair planlarım yoktu tamamen spontane gelişti. Altı yıl önce de şunu fark ettim, davul başına geçtiğimde bambaşka birine dönüşüyor farklı bir auraya bürünüyorum ve bunu çok seviyorum. Kendimi tam olarak 'Leyan' gibi hissediyorum hatta yaşadığımı hissediyorum ve bu hisleri başka hiçbir şeye karsı hissetmiyorum. İşte tam bunu fark ettiğim an ne var ne yok bıraktım hayatımda ve gruplara dahil oldum, kendime stüdyo kurdum ve daha çok çalışmaya başladım.

Kuşkusuz davulla aranda geliştirdiğin özel bir bağ var, izlerken bizzat karşıdakine de bunu hissettiriyorsun. Bir davul sanatçısı olarak enstrümanın senin için ne ifade ediyor?
 
Enstrümanım benim sesim, sözüm. Konuşarak ifade edemediğim, lisanımın yetmediği her şey. Tıpkı şu an gibi. Davul bana özel, benim dilim.
 
Türkiye ve dünyada kadın davul sanatçısı, ataerkil kalıplara rağmen artıyor mu dersin? Bu aşamada bir farkındalık gelişti mi?
 
Bir farkındalık elbette gelişti ve sayılarımız hızla artıyor. Hatta 2 yıldır ülkemizde organizatörlüğünü ve Türkiye temsilciliğini üstlendiğim yarışma ve kadın dayanışma topluluğu olan Hit Like a Girl ile bu sayıyı çok artırdık. Bu toplulukla artışı çok net gördük. İlk yılımızda sadece 50 kişiyken bu yıl 300'e yaklaştık. Hep beraber çiğ gibi büyümeye devam ediyoruz!
 
Farkındalığı artırmak adına dünyada 10 yılı aşkındır düzenlenen ve sadece davul çalan kadınların katılabildiği biraz önce senin de bahsettiğin Hit Like A Girl (HLAG) topluluğunun düzenlediği yarışmaların da Türkiye temsilcisisin aynı zamanda. Bize biraz da bu projeden bahseder misin? Neler yapıyorsunuz?
 
Hit Like A Girl (HLAG) online kadın davulcuları yarışması 11 yıldır 50’den fazla ülkeden davulcuların katıldığı uluslararası bir yarışma. Kadınları müzik dünyasına kazandırmayı, bu konuda onlara cesaret ve ilham vermeyi amaçlayan yarışma geçtiğimiz sene Hit Like A Girl Türkiye adı altında, organizatörlüğümde ilk kez ülkemizde düzenlendi. Yarışmaya amatör ya da profesyonel her yaştan onlarca yetenekli davulcumuz katıldı ve Türkiye yarışmamız bu katılım sayısıyla dünya çapındaki bölgesel yarışmalar arasından en çok katılımcılı ve en hızlı büyüyen bölgesel yarışmaların başında olarak isminden tüm dünyaya bahsettirdi ve Türk kadınlarının gücünü dünyaya duyurdu. Ancak her şeyden evvel bu çok güzel bir dayanışma topluluğu haline de geldi. Ataerkil toplumun kadınlara yüklediği rekabet ve kıyaslama gibi olumsuz hislerden ziyade tüm yarışmacılarımızın birbirini desteklediği, fikirler sunduğu, video ve kayıtlarında dahi yardımcı olduğu, bilgilerini paylaştığı samimi bir dayanışma topluluğu haline geldi. Gün be gün yeni haberdar olup aramıza katılan arkadaşlarımızla da büyümeye devam ediyoruz.
 

Bu konuda sosyal medyayı da ciddi anlamda aktif kullanıyorsun, işinin fenomenisin adeta. Sosyal medya da sence davula yönelmek, davul kariyeri yapmak isteyen kadınlarda bir itici güç oluşturuyor mu, onlara cesaret ve ilham veriyor mu ne dersin?
 
Kesinlikle! Çünkü güzel tepkiler, tebrikler almak hatta yapıcı eleştiriler sayesinde kendini geliştirmek çok faydalı ve daha fazlasını da başarmak için hayli motive edici.
 
Davul pahalı bir enstrüman doğruya doğru, mesela gitara kıyasla portatif taşınabilir olma durumu da zor, set up kurulumu gerektiriyor ve evde akustikle çalışmak eğer müstakil bir evde oturmuyorsanız ya da yalıtımlı bir odanız yoksa gerçekten zor. Kendimden biliyorum, elektronik bateriyi kullanırken bile baget seslerinden rahatsız olan komşularınız olabiliyor. Bu durumlar davulu daha erişilemez hale getiriyor mu sence, ya da bu dezavantaja karşılık asıl mesele ne kadar istediğin mi?
 
Bu zorlukları asla es gecemeyiz. Hem maddi hem yer ve ses sorunları yüzünden hayallerinden vazgeçmek zorunda kalan çok kişi var ne yazık ki… Buna rağmen hayallerinin pesinden koşmaya çalışanlar azınlıkta, çünkü bu çok ama çok zor bir yol.
 
Birçok müzisyene ve projeye bağımsız davulcu olarak eşlik ettin ve etmeye de devam ediyorsun? Kimlerle çalıştın bugüne kadar?
 
Hemen kısaca bahsedeyim, İskender Paydaş, Nil Karaibrahimgil ve Borusan Filarmoni, Murat Boz, Bulutsuzluk Özlemi’nden Deniz Demiröz, Berkay, Bahadır Tatliöz ve daha nicesi...
 
Eğitimci yanın da var. Öğrencilerinin amacı genelde hobi mi oluyor yoksa kariyer olarak davul seçen kadın öğrencilerin çoğunlukta mı? Bu konuda eminim iyi bir teşvik edicisindir…
 
Tabii ki elimden geldiğince cesaret vermeye ve teşvik etmeye çabalıyorum. Genelde öğrencilerim hobi amaçlı geliyorlar, bu da doğrudan ülke şartlarıyla ilgili diye düşünüyorum.
 

Peki seni önümüzdeki dönemlerde ne gibi projelerde göreceğiz? Planların neler?
 
Yakın tarihlerde vereceğim workshoplarım var. Konserlerimiz yaz döneminde tam gaz başladı ve elbette Hit Like A Girl kadınlarını çok güzel sürprizler bekliyor.
 
Son olarak kariyerine davul çalarak yön vermek isteyen ama henüz adım atmaya cesaret bulamamış kadınlara neler söylemek istersin, içinden geçenleri alalım…
 
Bugüne dek fırsatları olmamışsa tam şu an hayallerine doğru adım atsınlar. Asla geç değil! Kalplerindeki sesi takip etsinler her zaman, o nasılsa doğru yolu gösterecektir.
 
Vakit ayırdığın için teşekkürler Leyan, seninle sohbet etmek çok keyifliydi. Başarılarının katlanarak artması ve sektörde çok daha fazla kadın davul sanatçısı görebilmek dileğiyle…
 
Asil ben teşekkür ederim böyle keyifli bir söyleşiyle bu konulara değinmemizi sağladığın için…
 

Yukarı Kaydır