Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
 Artık Çok Sıkılmadık Mı?: "Cinsiyetçi Klişeler"
unsplash
KADIN KAFASI

Artık Çok Sıkılmadık Mı?: "Cinsiyetçi Klişeler"

15 Eki 2022

Bazı cinsiyetçi kodlar dilimizde ve yaşamımızın kimi alanlarında öylesine yer eder ki çoğu kez alışkanlıktan gelen kullanımdan kaynaklı olarak bunların son derece cinsiyetçi olduğunu üzerine düşünmeden kullandığımız için anlamayız bile. Ancak bazı cümleler ve davranışlar iyi niyet barındırsa dahi klişeleşmiş biçimlerinden dolayı farkına dahi varmadığımız kimi anlamları barındırırlar. O yüzden yapılması gereken asıl şey daha fazla sorgulayıcı olmak ve yanlış olan klişe kalıpları yıkmaktan geçiyor. Peki bunu nasıl başaracağız?

1.5 Bardak

Kadın ve erkeği birbirinden ayrıştıran etmenlerin başında gelen cinsiyet faktörü, kimi zaman yaşam içerisindeki pek çok ayrımcılığı da beraberinde getirebiliyor. Sosyal yaşamın hemen pek çok alanında karşımıza çıkan cinsiyetçi klişeler ile bu gibi problemlerin devamlı bir şekilde taze tutulması da cabası diyebiliriz. Kullandığımız dil, içinde yaşadığımız çevre, kültürel etmenler ve uzun süredir bizimle olan alışkanlıklarımız farkında olmasak dahi cinsiyetçi kodları yaratıp gündemde tutabiliyor. Örneğin atasözlerine ve deyimlere baktığımızda kimi deyişlerin ders çıkarıcı nitelikte olmasına karşın son derece eril bir dille inşa edildiğini görürüz. Ya da bulunulan çevrenin topluma nazaran daha ataerkil ya da anaerkil bir yapıda olması kişinin yaşama farklı bir pencereden bakmasına neden olabilir. Tüm bunlar alışkanlıklarımızın biçimlenmesinde ve hayata bakış açımızın anlamlandırılmasında önemli rol oynarlar. Çünkü aralıklarla ve devamlı olarak tekrarlanan bu tür kalıplar bir süre sonra beynimizde yer ederler ve zihnimize öylece konumlanırlar.

Bu tür düşünce, davranış ve tutumlar ise sorgulanmadığı ve değiştirilmeye çalışılmadığı takdirde tıpkı bir zincirin halkaları gibi iç içe geçerek uzamaya başlarlar. Sonuç olarak da yüzyıllarca sürecek olan düşünce kalıpları var olmaya başlar. Peki bunu neden yapıyoruz? İnsan olarak en büyük gereksinimimiz insanca yaşabilmek iken neden bir cinsiyetin diğerinden daha üstün olduğunu ya da olması gerektiğini gündeme getiriyoruz? Bunun temeline indiğimizde pek çok nedenle karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır. Kimilerine göre alışkanlıkları evirmek ve bakış açısını tamamen başka bir yöne çevirmek inanılmaz zordur ve kimileri ise değişimin belirli bir çaba ve sorumluluğu da beraberinde getireceğinden emin olduğu için korkar. Bu yüzden de bazıları yaşamın olduğu gibi akmasına izin vermek ister. Çünkü alışkanlığın vermiş olduğu deneyimden dolayı benzeri durumlarla baş etmek bu kişiler için son derece normal olarak algılanır. Ancak farkına varılması gerekir ki bunlar normal değil, normalize edilmeye çalışılan unsurlardır. 

Bu gibi düşünce ve davranış kalıplarının yani cinsiyetçi kodların normalleştirilmeye çalışılması ise bir süre sonra insanların alışkanlıklarını, yaşam pratiklerini ve davranışlarını etkilemeye başlar. Tüm bunların sonucunda da cinsiyetçi klişeler meydana gelir. Örneğin kadınların erkeklerden daha duygusal olduğu, kadınların erkeklere oranla birkaç işi aynı anda yapabilme konusunda daha yetenekli olduğu, erkeklerinde kadınlardan daha rekabetçi karaktere sahip oldukları ve kadınların grup çalışmalarına erkeklere oranla daha yatkın oldukları bazı cinsiyetçi klişelere örnek olarak verilebilir. Bu gibi söylentilerin doğru olup olmadığına yönelik yapılan bazı çalışmalar kimi klişeleri destekliyor gibi gözükebilir. Fakat unutulmaması gerekir ki cinsiyet her ne olursa olsun sonuç "insan" olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Bu sebeple de ortaya konan cinsiyet temelli klişelerde aslında asıl dikkate değer nokta her insanın biricik olduğudur diyebiliriz. 

Ayrıca hayata gelmek ya da cinsiyetimizi belirlemek bizim elimizde olmadığına göre dünya üzerinde yaşam sürdüğümüz süre zarfında elimizde olmayan bu gibi değer ve durumların kalıplaşmış yönlerine de boyun eğmek zorunda olmamalıyız. Eğer bir yerde toplumları etkileyen bir kusur, hata veya göz göre göre yapılan bir yanlış varsa bunu düzeltmeye başlamanın ilk durağı yanlışa ortak olmamaktan geçer. Dolayısıyla klişelerin cinsiyetimiz üzerinde belirleyici bir rol oynamasına izin vermek yerine elimizden geldiğince onu evirmenin yollarına odak olmamız gerekir. 

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?