3 Ünlü Yapının Az Bilinen Gerçekleri
MİMARİ VE DEKORASYON

3 Ünlü Yapının Az Bilinen Gerçekleri

Oldukça ilgi çeken ünlü mimari yapıları sosyal medyada sıklıkla gördüğümüzü söyleyebiliriz. Genellikle görünümleriyle bizi büyüleyen bu yapıları bir kısmımız gerçekten de görmüş ve ziyaret etmiş olabiliriz. Ancak muhtemelen sadece az bir kısmımız mimari yapıların tarihçesi hakkında bilgi sahibiyiz. Halbuki ihtişamlı bu yapıların arkasında bir hikaye yatıyor ve bu hikayeleri bilmek o yapıları aslında daha da değerli kılıyor. Gelin ünlü mimari yapıların hikayelerine ve bu yapılar hakkında az bilinen gerçeklere birlikte bakalım.

Yayın Tarihi :11 Şub 2021
Süre :2 Bardak

null

İlk bahsedeceğimiz yapı aşıklar şehri Paris'in ikonik simgesi olan, birçok aşk hikayesini özel kılan Eyfel Kulesi. Yapımına 1887 yılında başlanan ve tamamlanması 2 yıl, 2 ay, 5 gün süren Eyfel Kulesi 324.8 metre uzunluğunda ve 10.100 ton ağırlığında olan devasa bir mimari yapı. İsmini tasarımcısı Gustave Eiffel'den alıyor, ki bir başka ünlü mimari yapı olan Özgürlük Anıtı da Gustave Eiffel tarafından tasarlanıyor. Her 7 yılda bir 60 ton boya kullanılarak yeniden boyanan ünlü yapı, tasarlandığı yıllarda birçok sanatçı ve mimar tarafından berbat olduğu gerekçesiyle protesto ediliyor ancak 8 milyon frank olan yapım maliyetinin büyük bir kısmını karşılayan Gustave Eiffel ve Fransa hükümetinin desteğiyle kulenin yapımı tamamlanıyor.

Kule sahip olduğu anten sistemiyle 1. Dünya Savaşı'nda mükemmel bir iletişim aracı görevi görerek Fransa ordusuna Almanya'ya karşı zafer kazandırıyor. 75. yılının kutlamasında dağcıların kuleye tırmanışı televizyonda yayınlanıyor. Fransız otomobil üreticisi Citroen reklam için Eyfel Kulesi'ni kullanarak dünyanın en geniş reklam panosunun kullanıldığı reklam rekorunu elde ediyor. Kulenin zirvesine kadar 1665 basamak bulunuyor. Kış mevsiminde metalden olması nedeniyle soğuktan 3 cm kadar kısalabilen kuleyi ziyaretçilerinin büyük bir kısmı Fransız olsa da her yıl 7 milyon insan ziyaret ediyor.

null

İkinci bahsedeceğimiz ünlü mimari yapı ise Pissa kenti başta olmak üzere İtalya'nın sembolü olan, eğik olması sebebiyle dikkatleri üzerine çeken ve birçok mizahi fotoğrafa konu olmuş Pisa Kulesi. Yapımı 200 yıl süren Pisa Kulesi aslında Piazza dei Miracolide Meydanı'nda bulunan katedralin çan kulesi olarak inşa edilmeye başlanıyor. İlk beş yıl dik bir şekilde duran kule üçüncü katın tamamlanmasından sonra kulenin temelinde bulunan kil karışımının yeterince güçlü olmaması sebebiyle eğilmeye başlıyor. Bu durum nedeniyle yapımı duruyor ve aynı şekilde kalıyor. Aradan geçen zamanın ardından mimar Giovanni di Simone kulenin yapımına el atıyor ve kuleye dördüncü kat ekleniyor. Dördüncü katın eklenmesi ağırlık merkezini kaldırarak kulenin eğimini kısmen düzeltse de sonraki katlar eklendikçe başta kuzeye doğru eğik olan yapı güneye doğru eğiliyor. Kulenin güçlendirilmesi için yapılan yol kazı çalışmaları kazı alanının deniz seviyesinin altında kalması ve yolun suyla dolması nedeniyle daha da eğiliyor.

İtalyan diktatörü Mussolini, eğilen bir kulenin ulusun itibarına yakışmadığını düşündüğü için kulenin temeline yüzlerce delik açtırıyor ve çimento döktürüyor. Ancak ağır çimento kulenin toprağa daha da batmasına dolayısıyla eğimi arttırmasına neden oluyor. Şu anki eğim açısı 5.5 olan kulenin çanları bir çan kulesi olarak inşa edilmesine rağmen çan hareketlerinin kuleyi daha da eğeceği endişesiyle çalmıyor. 56 metre yüksekliğinde olan kulenin 14.500 ton ağırlığa sahip olması sebebiyle yıkılmadığı düşünülüyor. Kule her yıl 1 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor ve kulenin zirvesine çıkmak isteyenler için 40 dakikada yalnızca 30 turistin girilişine izin veriliyor.

null

Son bahsedeceğimiz mimari yapı, Babür İmparatoru Şah Cihan tarafından yaptırılan Tac Mahal. Hindistan'ın simgelerinden birisi olmanın yanında, Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri ve bir anıt mezardan söz ediyoruz. Tac Mahal, Şah Cihan'ın eşi Mümtaz Mahal'in ölümünün üzerine bir anıt mezar olarak yaptırılıyor. İnşası 17 yıl süren yapının inşasında 22 bin kişi çalışıyor. Söylentilere göre Şah Cihan Tac Mahal'in karşısına bir de siyah Tac Mahal yaptırmak istedi ama oğullarıyla girdiği savaştan ötürü buna vakit bulamıyor. Zira Tac Mahal'in tamamlanmasından kısa bir süre sonra Şah Cihan'ın tahtı oğlu tarafından devriliyor ve Şah Cihan ömrünün geri kalanını Tac Mahal manzaralı bir hapis odasında geçiriyor. Görünüşü dört açıdan tıpatıp aynı ve yüksekliği 171 metre olan yapının inşası sırasında malzemelerin taşınması için 1000'den fazla fil kullanılıyor. Egzoz dumanlarının binanın güzelliğini bozacağı düşünüldüğü için yapının 500 metreden yakınına herhangi bir araç yanaşamıyor. Her yıl 4 ila 8 milyon ziyaretçisi olan yapı günün farklı saatlerinde farklı renklere bürünüyor ve Tac Mahal'in bu değişiminin kadınların değişkenliğini temsil ettiği söyleniyor.

Yukarı Kaydır