Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
SİYASET

11 Eylül Saldırıları Amerika'nın Komplosu Muydu?

30 Kas 2022

Dünyadaki birçok terör grubunun tasmasını elinde taşıyan Amerika'nın gözü; 11 Eylül 2001 yılında kargası tarafından oyuldu. Dünya tarihinin belki en agresif terör saldırısı evrensel basında büyük yankı uyandırdı. Zamanla soğuyan yankıların yerini şüphe almaya başladı.

2 Bardak

DÖRT UÇAK KAÇIRILDI: BİNLERCE SİVİL KATLEDİLDİ


Usame Bin Ladin'in kurucu lideri olduğu el-Kaide örgütü, 11 Eylül 2001 yılında dört yolcu uçağı kaçırdı. Hedefte Amerika vardı. İlk saldırı, saat 08.46'da Aşağı Manhattan'daki Dünya Ticaret Merkezi'nin kuzey kulesine gerçekleştirildi. Uçakta bulunan 92 kişiden sağ kurtulan olmadı. Saldırı bölgesinde 1000'i aşkın insan öldü. 

17 dakika sonra gerçekleşen ikinci saldırının rotası güney kulesiydi. Bu defa uçakta 65 kişi vardı. Tüm yolcular ve yine saldırı bölgesinde bulunan binlerce insan hayatını kaybetti. İki saat içinde 110 katlı binaların ikisi de yıkıldı. 7 Dünya Ticaret Merkezi de dahil onlarca yapının bazıları yıkıldı, bazıları hasar aldı.

Kaçırılan üçüncü uçak, saat 9.37'de Pentagon binasının batı cephesine (ABD Savunma Bakanlığının karargâhı) doğru çarptı. Uçaktaki 64 kişinin tamamı ve binada bulunan 125 kişi yaşamını yitirdi. 

Sırada son uçak vardı. Başkent Washington, DC'ye doğru gidiyordu. Saat 10.03'de Shanksville, Pensilvanya yakınlarında bir araziye düştü. Yolcular uçağın kontrolünü ele geçirmeyi başardı. Böylece hedefinin Beyaz Saray veya Amerikan Kongre Binası olduğu tahmin edilen son saldırı uçağı engellenmiş oldu. Ama uçağın içindeki 44 kişinin tamamı öldü. (ABD'de yargılanan Halid Şeyh Muhammed ve Remzi bin el-Şibh, verdikleri ifadede son saldırının ABD Kongre Binası'na gerçekleştirilmek istendiğini kaydetti)

FAİL EL-KAİDE Mİ ABD Mİ?


FBI, saldırıyı Usame bin Ladin'in radikal islamcı el-Kaide örgütünün düzenlediğini belirledi.

İşte 21 yıllık bir şüphenin ilk tohumları tam da burada başladı. ABD bu bahane ile el-Kaide'yi Afganistan'dan çıkarma ve bin Ladin'i iade etme taleplerine karşılık vermeyen Taliban'ı devirmek için Terörizmle Savaş'ı başlattı ve Afganistan'a karşı savaşa girdi. Sabıkası pek de temiz olmayan Amerika bu tepkisi ile deyim yerindeyse namlunun ucuna oturdu. Tetikteki soru ise şuydu: Tüm bu olanlar Amerika'nın senaryosu muydu?

Amerika Afganistan'a girmek için bir tiyatro mu düzenlemişti? Çok güçlü kabul edilen bu ihtimal bir komplo teorisinden ibaretti ancak FBI sözde 'delillerinden' daha gerçekçiydi...

ABD'nin Afganistan üzerinden Çin'e gidecek doğu petrollerini engellemek istediği teorisi de bu ihtimali güçlendiriyordu. İlk etapta Ladin, saldırıların sorumlusu olduğu iddiasını reddetti ancak sonrasında beyanatını yalanladı.

27 Aralık 2001'de yayımlanan videoda el-Kaide lideri şu ifadelere yer vermiş ve dikkatleri yeniden üzerine toplamıştı:

"Batı'nın ve bilhassa Amerika'nın İslam'a karşı tarifsiz bir nefret beslediği alenen ortadadır. ... Bu, Haçlılar'ın nefretidir. Amerika'ya karşı yapılan terörizm övülmeyi hak etmektedir çünkü bu, insanlarımızı öldüren adaletsizliği -Amerika'nın İsrail'e verdiği desteği- durdurmayı amaçlayan bir yanıttır Bin Ladin ya da onun takipçileri sağ olsun veya olmasın, Birleşik Devletler'in sonunun geldiğini söylüyoruz, zira ümmetin uyanışı gerçekleşti. Askerî gücünün temeli olan (ABD'nin) ekonomisini vurmak önemlidir. Eğer ekonomileri hasar alırsa yeniden işgal edilebilir duruma geleceklerdir."

Bu videoda da saldırıyı üstlenmemiş, ancak saldırıdan önce haberdar olduğunun sinyallerini vermişti. Ardından 2004 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimlerinin kısa bir süre öncesinde yaptığı açıklamada ise:

"Savaşıyoruz çünkü bu zulümle uyuyamayan insanlarız. Ulusumuzun özgürlüğünü yeniden kazanmak istiyoruz. Siz bizim güvenliğimizi baltalarken, biz de sizin güvenliğinizi baltalıyoruz. Güvenliğiniz kendi ellerinizde. Bizim güvenliğimize karışmayan her devlet otomatik olarak kendi güvenliğini de garanti altına alacaktır." dedi.

Bin Ladin, bu konuşmasında takipçilerine Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'a saldırmaları için bizzat talimat verdiğini de itiraf etti. 

Ancak bu açıklamalar hala yeterince tatmin edici kabul edilmemiş, Amerika'nın bu saldırının bizzat sorumlusu olduğu teorisi çürütülememişti.

Tüm dünyayı fikir ayrılığına düşüren bu komplo teorileri arasında; patlamada görgü tanıklarının uçaklar ikiz kulelere çarpmadan önce binadan patlama seslerinin geldiğini söylemesi yer alıyor. 
7 numaralı Dünya Ticaret Merkezi'ne (WTC7) ise hiç uçak çarpmadığı kaydedilmişti. Yıkımın sebebi öne sürüldüğü üzere 'yangındı'. Ancak bu bir ihtimal olamazdı çünkü bina çelik konstrüksiyonluydu. Yanarak yıkılması neredeyse imkansızdı... İkiz Kulelerin yıkımında da uçaktaki yakıtının yanarak çeliği erittiği öne sürülen ihtimaller arasındaydı. Bir yolcu uçağı bu tip binaları yerle bir edemezdi. Ne var ki jet yakıtının da çeliği erittiği pek alışılagelmiş bir durum değildi... Elbette bu mühendisleri de ikiye ayırmış ve net bir yanıtı verilememiş ihtimaller arasındaydı... Yani yaşananların Amerika'nın komplosu olduğunu kanıtlamakta yeterli değildi.

Net bir cevap vermedikçe teoriler her geçen gün türedi ancak hiçbiri somut bir delile dayandırılamadı.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?