Zarif Bir Sorunsal: Bale Sanat mı, Spor mu?
SPOR

Zarif Bir Sorunsal: Bale Sanat mı, Spor mu?

Dansın her dalı gibi son derece zorlu bir tür olan baleye, en az bu tür kadar zarif bir bakış atma niyeti ile sizlerleyim sevgili okurlarımız. Kimine göre zarafet ve estetiğin buluştuğu bir sanat kimine göre ise zorlu süreç ve disiplinli çalışmanın eşlik ettiği fiziksel sınırları zorlayan bir spor olarak bilinen bale için malum soru belli. “Bale, sanat mı spor mu?” sorusunu, müsaadenizle tam burada kısa ve öz bir şekilde cevaplandırıp aşağıda detaylandırmak niyetindeyim. Cevabımız çok net, ikisi de sevgili okurlar. Gelin, bu hem sanat hem de spor olan zorlu ama bir o kadar zarif dans türüne daha da yakından bakalım.

Editör :Yağmur Ergu
Yayın Tarihi :12 Kas 2021
Süre :2 Bardak
Satırlarıma “bale nedir?” sorusu ile başlamak en mantıklısı olacaktır sanıyorum. Kabaca bir tanım yapmak gerekirse; balenin, müzik ile senkron bir şekilde hareket akışı gösteren, zarif, büyüleyici ve fakat fiziksel açıdan son derece zorlu bir performans sanatı olduğunu söylemek mümkün. İtalya’da Rönesans döneminde ortaya çıkan bu dans türü, ortaya çıktığı dönemde hızla yayılmaya başlamış ve çok kısa bir sürede etki alanını genişletip Avrupa’nın dışına çıkmayı başarmıştır. Şimdi sıra geldi, bir balerin ya da baletin hayatını ele almaya…

Oldukça küçük yaşlarda başlanması tercih edilen bale sporu, esnekliğin ve vücuda hükmedişin bir diğer adı olarak karşımıza çıkıyor. Vücut esnekliğinin ve kemik ile kas yapısının çocuk yaşta şekillenmesinin daha kolay olduğunu düşündüğümüz zaman bu spora neden çocuk yaşta başlamak gerektiğini anlamak oldukça mümkün. Sıkı ve düzenli bir çalışma prensibine ihtiyaç duyan bu türde, balerin ya da balet olmak ve bir dansçının kariyerine sahip olmak adına belli başlı fedakarlıklar yapılmalıdır. Belki eğitim, belki sosyal çevre, belki de özel hayat kapsamında yapılması gereken fedakarlıklar, bu performans sanatında çok daha başarılı bir kariyere sahip olmanın kapılarını aralayacaktır.

Balerin ve baletlerin hayatının “point” denen bale pabuçlarının üstünde zarif ve narin hareketler yapmakla geçtiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Fiziksel şartlara karşı koyan bu bireylerin hayatlarında barındırdıkları en büyük şey acı. Vücutlarındaki her noktayı esnetmek ve o noktalara hükmedebilmek için deliler gibi çalışan bu bireyler, gece gündüz demeden buldukları her fırsatta pratik yapmak zorundalar. Yalnızca gerçekleştirdikleri spor değil, ellerine, ayaklarına ve hatta hayatlarına kadar baleye batan bu bireyler, dahil oldukları dünyanın kurallarına göre hareket etmek durumunda kalmaktalar. Buna bağlı olarak yemek – içme düzeni, uyku düzeni ve sosyal alışkanlıkların kısıtlanması gibi birden fazla düzenlemeye itaat etmek, balede zaruri bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmakta. Tabii ki başarılı bir dansçı olmak isteniyorsa…

Peki, neden bale sanat mı yoksa spor mu sorunsalına düşülüyor olabilir? Bale dendiği zaman herkesin aklına zarafet, gözüne ise bir kuğuyu andıran bembeyaz bir balerin geldiği gerçeğinin bu konuya dair birçok şeyi şekillendirdiğini söylemek mümkün. Sanata dair genel algının; güzel olanı resmetme, estetik olana hayat verme ve göze hitap konusunda tatmin edici olması gerektiği olduğunu düşündüğümüz zaman buzdağının görünen yüzünün yalnızca bu güdüyü karşıladığını söylemek mümkün. Bale şovlarında izleyiciye sunulan şeyin sanatla alakası olmadığını söylemek son derece yanlış bir yargı olacakken, ortaya konan bu gösterinin, bir sporcu disiplininden bağımsız bir şekilde yaratıldığını söylemek de bir o kadar imkansız açıkçası. Daha açık konuşmak gerekirse, biz izleyicilerin gördüğü şey muazzam bir sanat performansıyken balet ve balerinlerin bu muazzam performansı ortaya koymak adına geçtiği süreçler, sporun en zorlu türlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Buna bağlı olarak ne sanat kavramından ne de spor kavramından bağımsız bir şekilde ele alamayacağımız bale, sanatsal bir spor olarak, zarafeti, naifliği ve büyüsüyle bizleri karşılıyor. 
 

Anlayacağınız hem profesyonel birer sporcu hem de usta birer sanatçı olan bale ve baletler, birçok fedakarlık ve zorlu yaşam tarzı sonucunda bu ulaşılması zor sıfatlara ulaşıyor ve hem sporun hem de sanatın olağanüstü birer yaratıcısı olarak eşsiz yeteneklerini ilgililere sergiliyor.
Yukarı Kaydır