Yeniden Doğuş Lideri: Dalai Lama Tenzin Gyatso
BİYOGRAFİ

Yeniden Doğuş Lideri: Dalai Lama Tenzin Gyatso

Yeniden doğuşa ve ruhun başka bir bedende yeniden dirilişine inanır mısınız? Hadi, sizi ya da bizi sorgulamayı bırakalım ve bu inanışa çoktan kendilerini adayanlardan bahsedelim. Budistlerin inancı ile yeniden doğuş olarak bilinen reenkarnasyon, bundan tam 87 yıl önce en kutsal işlevini 14. defa gerçekleştirmiş ve Tenzin Gyatso, 1935 yılında Tibet’in küçük bir köyünde dünyaya gelmiş. Budistlerin kutsal lideri ve tarihteki 14. Dalai Lama olarak bilinen Tenzin Gyatso’nun hayatına dokunmaya hazır mısınız? Öyleyse, bakalım Tenzin Gyatso’nun maneviyat duygusuyla doldurduğu hayatı nasıl başlamış…

Editör :Yağmur Ergu
Yayın Tarihi :06 Oca 2022
Süre :4.5 Bardak

Lhamo Thondup
6 Temmuz 1935 yılında oldukça kalabalık bir aileye gözlerini açacağından habersiz bir şekilde dünyaya elini uzatan Lhamo Thondup, Tibet’in Amdo kentinde, 16 çocuklu köylü bir ailenin 5. çocuğu olarak hayata gözlerini açtı. Dünyaya oldukça kutsal bir görev için geldiğinden bihaber olan Lhamo bebek ve ailesini, 2 yıl içerisinde oldukça şaşırtıcı bir haber bekliyordu ve bu haber, yalnızca bir insanın ya da bir ailenin değil, milyonlarca kişinin hayatını etkileyecek türden bir haberdi. Lhamo Thondup henüz 2 yaşındayken ailesi, kapıya dayanan Budist rahipler nedeniyle şaşkına döndü. Fakat bu küçük olaya çok da şaşırmamaları gerekiyordu çünkü rahipler, Lhamo Thondup’un Budizm’in kurucusu olan Shakyamuni’nin yeniden vücut bulmuş hali olduğunu iddia ediyorlardı. Bundan dolayı, 14. Dalai Lama olmak için yetiştirilmesi gereken Lhamo Thondup, Budist rahipler tarafından ailesinden uzaklaştırılıp maneviyatlarla bezenen ruhani liderlik yolculuğuna başlamış oldu.

Shakyamuni (Buda)
Budizm’in kurucu lideri Shakyamuni, fani yolculuğunu 13. kez daha tamamladıktan sonra 14. Dalai Lama arayışına geçen Budist rahipler, tüm manevi işaretleri takip ederek Lhamo Thondup’u bulmuş ve onu Budizm’in yeni lideri olarak eğitmeye baş koymuşlardı.Henüz 2 yaşında küçük bir bebekken, Budist rahipler tarafından Tibet’in başkenti Lhasa’ya getirilen Lhamo bebek artık Lhamo Thondup değil, Tenzin Gyatso’ydu. Rahipler ona bu adı layık görmüşlerdi. Budizm’de Dalai Lama’ya duyulan büyük saygı, bu karakterlerin “kendi ahiretlerini erteleyen ve insanlığın yararına yeniden doğmayı seçen aydınlanmış varlıklar” olarak kabul edilişine dair genel geçer inanışın getirilerinden biriydi. Dalai Lama’nın kökeni ise kelimenin tam anlamıyla “Okyanus Öğretmeni” olarak biliniyor ve bu anlamda Dalai Lama olarak var olan kişinin, ruhsal ve maneviyat anlamında okyanuslar kadar derin bir karaktere sahip olduğu anlamına geliyordu.

14. Dalai Lama olan Tenzin Gyatso, 15 yaşına kadar Budizm ışığı eşliğinde hem maddi hem de manevi acılarla nasıl savaşacağını öğrendi ve tam anlamıyla ruhani bir lider olmak için kollarını sıvadı. Dört temel gerçeğe odaklanan Budizm felsefesi ile Dukka, Samudaya, Nirodha ve Magga öğretileri doğrultusunda eğitilen Tenzin Gyatso, 6 yaşındayken din eğitimine başladı. 

Tenzin Gyatso
Küçük yaşta görmeye başladığı din eğitimi, genç Tenzin’in boyundan çok büyük gibi görünse de bu eğitim, yalnızca onun gibi bir Dalai Lama’nın omuzlayabileceği türden bir eğitimdi. Kapsam ise çok genişti. Tibet sanatı ve kültürü, Sanskritçe, tıp ve bilgeliğin mükemmelliği, manastır disiplini, metafizik, mantık gibi dalları içinde barındıran eğitimde, Budist felsefesinin temelleri öğretiliyordu. Genç Tenzin 11 yaşına geldiğinde ise hem ömürlük arkadaşı olacak olan hem de maddi dünya ile ilgili öğreneceği her bilginin mimarı olan Avustralyalı dağcı Heinrich Harrer ile tanıştı. Tenzin’in hem öğretmeni hem de arkadaşı olan Heinrich Harrer, Dalai Lama’nın dış dünyayla ilgili bilmesi gereken her şeyi ona bir dost, bir arkadaş edasıyla öğretti ve Tenzin Gyatso, 15 yaşında bir delikanlı olarak siyasi iktidarı üstlenmeye hazırdı.

1950 yılında Dalai Lama unvanına tam anlamıyla kavuşan Tenzin Gyatso hem Tibet devlet başkanı hem de son derece önem arz eden bir politik yönetici olarak ruhani liderlik görevini nihayet omuzlamaya koyuldu. Tenzin Gyatso liderlik görevini üstlenmişti fakat mücadelenin bu kadar erken başlaması onun Dalai Lama görevindeki ilk savaşı oldu. Daha çok genç ve tecrübesiz olan Tenzin Gyatso için ilk görevi şüphesiz ki en zorlu sınavıydı. Dalai Lama, devlet başkanı olmadan tam 1 yıl önce, Çin Halk Cumhuriyeti hükümeti, Tibet’i kendi boyunduruğu altına almış ve bölgeyi işgal etmişti. Daha 15 yaşında, ergenlik çağındaki bir oğlan olmasına rağmen devlet başkanlığı görevini kucaklayan Tenzin Gyatso, Çinli işgalcilere karşı hümanist, barışçıl ve şiddet karşıtı bir politika izlemeye çalışsa da Tibet halkı, Çinli hükümetin gözünü bürüyen şiddetten nasibini uzun yıllar almıştı. 

Dharamshala
Çinli işgalciler genç Dalai Lama’nın gözünün önünde on binlerce Tibetliyi katletmiş ve Dalai Lama en nihayetinde işi, devlet büyükleri ile yüz yüze konuşarak çözmeye karar vermişti. Halkı gözünün önünde kan döken Dalai Lama, çareyi 1954 yılında Mao Zedong ve diğer Çinli liderlerle barış görüşmeleri için Pekin'e gitmekte aradı. Fakat çabalarının hiçbiri fayda etmedi ve 1959 yılında 14. Dalai Lama Tenzin Gyatso önderliğinde Tibet halkı, son çare olarak Kuzey Hindistan'daki Dharamshala'ya kaçtı ve Tenzin Gyatso orada küçük çaplı bir hükümet kurdu. Tibetliler için yepyeni bir sürgün hayatı olan bu son kaçış, neredeyse mecburi bir kaçıştı çünkü Dalai Lama ve takipçileri, şiddetten başka hiçbir şey bilmeyen Çin hükümetinin, Tenzin Gyatso’yu öldürmeyi planladığından şüpheleniyordu. Bu şüphelerin nedeni ise çok netti. Çin hükümeti, Dalai Lama’yı kominist ideolojinin tamamen dışında olan demode ve sığ bir dini hareketin simgesi olarak görüyordu ve komünizmin karşısında yer alan hiçbir düşünce kabul edilebilir değildi. 

Tibet Özerk Bölgesi Çin İşgali Altında
Tibetli Budist halk için artık yeni bir vatan ve yeni topraklar vardı. Ne kadar sürgün yeri olursa olsun Dharamshala, onlar için ikinci bir vatan değerindeydi. Burada Dalai Lama önderliğinde Tibet kültürü ve eğitimi yaşatılmaya devam etti. Fakat, Çin hükümeti ile olan amansız mücadele uzun yıllar boyunca sürecekti. Barışçıl politikasından asla ödün vermeyen Dalai Lama, yıllar süren ve çok canların yitirildiği Çin hükümeti ile olan büyük çatışmayı artık durdurmak için devasa bir adım attı ve 1987 yılında Tibet için Beş Noktalı Barış Planını önerdi. Plan ise tabii ki barışçıl ve hümanist bir felsefe ile hazırlanmış ve oluşturulmuştu. Dalai Lama bu plan ile Tibet bölgesinin, Budizm ile aydınlanmış insanların barış içerisinde yaşayabileceği sığınak bir bölge olmasını öneriyordu. Sonrasında yalnızca bulunduğu lokal bölgeye değil tüm Avrupa’ya ve ardından tüm dünyaya adını duyurmaya hazırlanan Dalai Lama, 1988 yılında Avrupa Parlamentosu üyelerine hitap etti. Hitabında Tibet için kendi kendini yönetecek olan siyasi bir oluşuma dair olan görüşlerini paylaştı. Sözlerini şu madde ile bağladı. Bu oluşumun varlığı ise Çin hükümetine bağlı olacaktı. Fakat ne yazık ki evdeki hesap çarşıya uymadı ve hala sürgünde olan Tibet hükümeti, 1991 yılında Çin hükümetinin kendi halkına karşı gösterdiği olumsuz tutumdan sonra parlamentoya sunduğu öneriyi geri çekmek durumunda kaldı. 

Kendini 2 yaşından beri insanlık için fayda sağlamaya adayan Dalai Lama, maddiyattan çok maneviyata olan düşkünlüğü ile de her zaman örnek teşkil etti. Barışçıl politikasını yalnızca çatışmalarda değil, hayattaki tüm alanlarına yerleştiren ruhani lider bilgelik, vicdan, şefkat ve bunun gibi başka manevi konular üzerine dünyaya açılan çalışmalar yaptı ve Budizm felsefesi üzerine türlü kitaplar yazdı. Tüm dünya çapında verdiği konferanslar ve atölye çalışmalarıyla mütevazi adını global çapta duyurmayı başardı ve bu barışçıl çabası 1989 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. 2011 yılına gelindiğinde ise Dalai Lama, artık yorgun ve bitap düşmüş bir devlet lideriydi. Dharamshala sürgünün 52. yılında Dalai Lama son defa halkının karşısına geçti ve artık Tibet’in siyasi lideri olmadığını açıkladı. Bu kararının ise ani verilmiş bir karar olmadığını, uzun zamandır aklında Tibet’in özgürce seçilmiş bir lidere ihtiyaç duyduğu düşüncesinin varlığı olduğunu halkı ile paylaştı ve emekliliğini ilan etti.

Milenyum çağda hala takip edilen, sevilen, saygı duyulan ve kulak verilen ruhani lider, 2019 yılında takipçilerini korkutan bir haberle gündeme geldi.10 Nisan 2019 günü 84 yaşındayken göğüs enfeksiyonu nedeni ile Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde hastaneye kaldırılan Dalai Lama, kısa sürede sağlığına kavuştu ve Hindistan’ın Dharamshala kentindeki sakin yaşantısına geri döndü. Hala hayatta olan 14. Dalai Lama’nın son seslenişi ise geçtiğimiz kasım ayında gerçekleşti. 87 yaşındaki ruhani lider, 2021 Kasım ayında Koronavirüs aşısını oldu ve tüm dünyaya aşı çağrısında bulundu.
Hayatı boyunca Budizm öğretilerinden ve barışçıl yolundan sapmayan Tenzin Gyatso, içini şefkat, vicdan, barış ve manevi zenginliklerle doldurduğu hayatını Hindistan’ın Dharamshala kentindeki huzur içinde sürdürmeye devam ediyor. 

Yukarı Kaydır