Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Yavaşlayarak Hayatınıza Sahip Çıkmanın 5 Yolu
Unsplash
WELLNESS

Yavaşlayarak Hayatınıza Sahip Çıkmanın 5 Yolu

04 Kas 2021

Hayatınızın ne kadar sahibisiniz? Sürekli bir işle uğraşmak, hiç boş vakti olmamak, daha üretken olmak için kanının son damlasına kadar çalışmak sizi zinde, çok neşeli ya da mutlu ediyor mu? Bu soruya cevabınız evet ise yazının devamı sizin için uygun olmayacaktır. Fakat cevabınız olumsuzsa ya da henüz cevap veremediyseniz, gelin biraz konuşalım...

Özellikle belirtmek isteriz ki yavaşlama, olduğun yerde saymak değil, bulunduğun noktada dengede kalmaktır. Uzun bir zaman önce tüm dünyada yavaşlama hareketi başladı. Bu hareketin öncüsü, “Yavaş” adlı kitabı ile Carl Honoré adında bir gazeteciydi. Carl, oğluna yatmadan önce kitap okurken hızlı hızlı okuduğunu, bütün hayatının telaş içinde bir çalışmaya döndüğünü, her saate daha da çok şey sıkıştırmaya çalıştığını fark ettiğinde bir yerlerde yanlış yapmaya başladığını anlıyor ve yavaşlamayı incelemeye karar veriyor. Siz de kendinize ve sevdiklerinize bunu yapıyor ya da yaşam içindeki koşuşturmada savruluyor musunuz? Nasıl yavaşlayacağınızı biliyor musunuz? Merak ediyorsanız 5 adımda yavaşlayarak hayatınıza sahip çıkacağınız öneriler ile buradayız.

Unsplash
1. Frene Basın!

Sabahları nasıl uyandığınızı bir düşünün lütfen. O gün yapacaklarınız bir film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçiyorsa, işe gitmeden e - postalarınızı kontrol etmeye başlayanlardansanız ya da hemen Instagram’ı açıyorsanız orada biraz durmalısınız. Dikkatinizi çekeriz, durmalısınız dedik, yavaşlamalısınız değil! Tüm gücünüzle frene basın! Güne telaşlı başlamak sizi zorlar. O gün yapacaklarınızın programı mutlaka vardır. Toplantınız varsa saatini bilirsiniz ya da birileri size bildirir. İşe gidip de e-postasını okumayan, uzun dönemli o işte çalışamaz zaten, öyle değil mi? Başkalarının ne kadar mutlu, zengin, havalı, ulaşılmaz göründüğüne gözünüzü açar açmaz bakarak hayatınızı eleştirmek size iyi geliyorsa durmayın, devam edin lütfen. Fakat çok iyi biliyoruz ki gelmez! Çünkü biz de aynı hataları yapıyoruz. Bugünü milat kabul etmeli ve en azından sabahları sizi yoran, üzen şeylerden bir parça uzak durmaya başlamalısınız. Evcil bir hayvanınız varsa günün ilk ışığında onu kucaklayın, çocuğunuz varsa kocaman bir öpücük alın ya da sadece gözünüzü açın ve 5 dakika öylece durun. Farkı hissedeceksiniz.

Unsplash
2. Günaydın Kendim

Özellikle “Sabah Rutini” ya da “Günaydın Ritüeli” yazmayı tercih etmediğimizi belirtmek isteriz. Onu, birçoğumuza ilham veren Influencer tayfasına bırakıyoruz. Biz, “Günaydın Kendim” diyerek kendinize gerçek bir günaydın demenizi öneriyoruz. Kalktığınız andan evden çıktığınız ana kadar geçen süre ne kadar hızlı? Ya da gözünüzü açtığınız gibi hayatınızdaki sorumluluklara mı başlıyorsunuz? Şunu bilmenizi isteriz ki güne başlama şekliniz, stres seviyenizin ölçümüdür. İşe gider gitmez bir kahve almadan ya da internette birkaç makale okumadan işe başlamıyorsunuz, değil mi? Eh, evdeki acele nedir o zaman? Üstelik bu kadar aceleci olmak stresinizi arttırarak; geleceğin panik bozukluğuna, anksiyete ataklarına ya da tükenmişlik sendromuna davetiye çıkaracaktır. Her sabah hızlı ve aceleci hareket etmek yerine tempoyu biraz yavaşlatmalısınız. Elbette, sözünü ettiğimiz vakit ayırma “Reels”lerde izlediğiniz bir saat erken kalkıp, yoga, sakin bir duş, müzik, 1 saatlik orman yürüyüşleri değil. Bunlar sanal dünyanın gerçekleri, bizim değil! Biz size, fazladan 15 dakika öneriyoruz. Kendinize kaldığınız 15 dakika! Bu dakikalarda isterseniz güzel bir kahvaltı yapabilir, bir kitaptan birkaç sayfa okuyabilir, güzel demlenmiş bir çayı içebilir ya da size ne iyi geliyorsa onu yapabilirsiniz. “Mümkün değil, anneyim ben, vakit mi var, biraz daha uyusam” demeyin. İnanın bize, o kısacık 15 dakika tüm gününüze iyi gelecek.

Unsplash
3. Zinde Olun!

Zinde olmanızı önerirken sürekli spor yapmanızı, sağlıklı beslenmenizi, sabahın görmeyen gözünde kalkmanızı ya da her daim canlı hareket eden bir birey olmanızdan söz etmiyoruz. Kim demiş zinde olmak için spor yapmak ya da ruh sağlığı için mutlaka meditasyon yapmak gerekir diye! Bu örnekler birçok kişiye iyi gelebilir, ama siz onlardan biri olmayabilirsiniz. O nedenle kendinizi nasıl zinde hissedeceksiniz, onu bulmalısınız. Belki siz, kitap okuyarak, belgesel izleyerek ya da Youtube videoları ile kendinizi daha doymuş hissediyorsunuz. Meditasyon size göre olmayabilir, ama mental sağlık ile ilgili Podcastler, makaleler veya kitaplar size çok iyi geliyor, ufkunuzu açıyor olabilir. Kim karışabilir ki? Başkalarına "ben de bunu yapıyorum" diyebilmek için değil, kendiniz için zinde kalmanın size uygun olan yollarını bulmalısınız. İşe de sadece bir tane ile ve en sevdiğiniz ile başlamalısınız.

Unsplash
4. Fişi Çekin!

Teknoloji, aldığımız nefes kadar içimize işlemiş ve hayatımınız bir parçası olmuşken; sosyal medya detoksu, internet detoksu, inzivaya çekilip birkaç hafta ulaşılmaz olmak, kabul edersiniz ki bu çağda pek yapılabilir hedefler değil. Yavaşlama hareketi, tahmin edilenin ya da gösterilenin aksine teknolojiye karşı olmak değildir. Elbette teknolojinin nimetlerinden faydalanacağız, ama sürekli ona bağımlı olmamak gerekir. Sonuçta hiçbirimiz, çamaşırlarımızı merdaneli makinelerde yıkamıyor, çamaşır makinesinde yıkıyoruz. Fakat gerektiğinde yünlü bir kazağı elde yıkayabiliyoruz. O nedenle bağımlısı olmayın teknolojinin, faydasından yararlanın. Sürekli onunla nefes almayın, ağırdan alın ilişkinizi. Mesela günün belirli saatinde uzak kalın telefonunuzdan, hatta bazen unutun yerini. Bilgisayarınız, televizyonunuz açıkken ya da yemek yerken kucağınızda olmasın. Çekin fişini, dinleyin kendinizi. Nil Karaibrahimgil “Gençliğime Sevgilerimle” şarkısında “Ceplerden, bilgisayarlardan, televizyonlardan uzak bir saat ayır kendine. Kendinle sosyalleş.” demişti. Siz de onun söylediği gibi yapmayı deneyebilirsiniz.

Unsplash
5. Tek Bir İşe Odaklanın!

Tek bir işe odaklanmak belki de son zamanlarda yapılması en zor madde! Çoklu görevlerinizi bir kenara bırakmalı ve yaptığınıza odaklanmalısınız. Aynı anda üç işi yapmanın başarı olduğu günler çok eskide kaldı. Koltuğunuza sığdıramayacağınız kadar karpuz almak üretkenliğinizi zayıflatır. Her zaman tek bir işe odaklanmaya çalışın. En basiti bilgisayarınızda kaç sekme açık? Çalışırken müsait olunca okuyacağınız makaleler açık durmasın mesela. Bunlar size hep yük olarak birikir. Günün sonunda okuyamadığınız ya da vaktinizin kalmadığı her şey için keşke demek zorunda kalır ve beyninizi meşgul ederek yorarsınız. Ne yaparsanız yapın ama en iyisini yapmak için sadece o an yaptığınıza odaklanın. Diğer işler önem sırasına göre gelsin. Hayatınızı yavaşlatın ve dengede kalın.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?