twitter
MAGAZİN

Yabancı Ünlülerle İlgili Az Bilinen İlginç Gerçekler

Onları çok seviyor, dâhil oldukları her yapımı büyük bir ilgi ve keyifle takip ediyoruz. Ama hayatları dışarıdan gördüğümüz gibi toz pembe mi derseniz… İşte bunun cevabını içeriğimizin devamında bulacaksanız

Yayın Tarihi :11 Ara 2021
Süre :2 Bardak

imdb
Anne Rice’ın 1976 senesinde yazdığı Vampirle Görüşme’nin (Interview with the Vampire) aynı isimle beyazperdeye uyarlandığını biliyorsunuzdur. 1994’te kadrosunda Tom Cruise, Brad Pitt ve Kirsten Dunst gibi isimlere yer verilen film, en az uyarlandığı kitap kadar ikonik bir yapım. Hem Cruise ve Pitt gibi iki önemli başrolün varlığı hem de filmin karanlık, gotik atmosferi bu yapımı unutulmazlar arasına sokmayı başardı. Lakin Brad Pitt, Vampirle Görüşme filmini bizim kadar çekici bulmuyormuş ne yazık ki!

Nedenine gelirsek…


pinterest
Brad Pitt, çekimlerin başladığı tarihten itibaren set ortamından nefret etmiş. Kullandıkları renkli lenslerin sürekli gözlerini acıttığından, giydiği kostümlerin verdiği rahatsızlık hissinden ve inanmayacaksınız ama hava durumundan dahi şikâyet edip durmuş.

Filmin asıl kahramanı olan Tom Cruise’un altında olmak da onu pek mutlu etmemiş haliyle. Bu mutsuzluğa daha fazla dayanamayınca en sonunda filmin yapımcısı David Geffen ile konuşmaya karar verip filmden ayrılmak istediğini dile getirmiş. Geffen ise, “Buyur canım, yol senindir. Biz gidene dur demeyiz ama karşılığında kırk milyon dolar tazminat ödemen lazım. Öptüm seni çok, hadi uğurlar olsun!” demek suretiyle, Pitt’in elini kolunu anında bağlamış. Çünkü Pitt, o dönem bunu karşılayabilecek maddi birikime sahip değilmiş. İşte bu vesileyle efendi efendi çekimlerini tamamlamış ki bizce iyi de yapmış, bu sayede film iki Oscar adaylığı aldı. Ayrıca Kirsten Dunst’ın kariyerini başlatan da bu meşhur filmdir, eminiz bizden çok kendisi sevinmiştir Pitt’in filme devam etmesine.

mlive
Hayatımıza Harry Potter film serisiyle giriş yapan ve sonrasında birçok ikonik karakterle hem takdirimizi hem de gönlümüzü kazanan pek sevgili Daniel Radcliffe ile ilgili de ilginç bir bilgiyi sizlerle paylaşalım. Küçük yaşlardan itibaren sanat camiasının göbeğine düşmek durumunda kalan Radcliffe’in magazin basınıyla başının dertte olduğu bir dönem var. Radcliffe o dönemde o kadar çok kaçmak durumunda kalıyor ki sonunda bu durumdan yaka silkip kendisine şahane bir çözüm buluyor. Tam altı ay boyunca sokakta aynı ceket ve aynı şapka kombiniyle dolaşan Radcliffe, bu sayede paparazzileri kendi oyununda yenmeyi başarmış. Çünkü olur da herhangi bir yerde yakalanırsa, hep aynı kıyafetleri giydiği için fotoğrafları hep eski tarihli gibi görünecek ve kimse o fotoğrafları almak istemeyecek diye düşünmüş. İşe yaramış mı, evet. Kendisi bu altı ayı, sakin kafayla geçirmiş. Valla kendisini bu kıvrak zekâsı ve ince ince işleyen planından ötürü kutluyoruz.

digital spy
Gönlümüzün yegâne Gossip Girl’i (yeni versiyonu izlemeye henüz gönlümüz el vermedi de) yani ilk versiyonumuzun kraliçe arısı Blair Waldorf’u canlandıran güzeller güzeli oyuncu Leighton Meester’ı biliyorsunuzdur. Kendisi yine bir başka gençlik dizisi The O.C.’nin yıldızı Adam Brody ile 2014 senesinden beri evli ve pek sevimli bir çocukları var. Ancak Meester’ın bu güzel günlere ulaşması hiç de kolay olmamış. Ağzında gümüş kaşıkla doğan ve bir dediği iki edilmeyen Blair Waldorf’u kusursuz şekilde canlandırsa da Meester’ın Blair gibi şanslı bir çocuk olmakla uzaktan yakından alakası yokmuş. Leighton Meester’ın annesi, uyuşturucu satıcılığı yaparken yakalandığı için hapis yatmış.

flickr
Hapse girdiği sırada ise Meester’a hamileymiş. Doğumu hapishanede gerçekleşen ve yaklaşık üç aylıkken buradan alınıp bir akrabasının yanına gönderilen Meester’ın yaşadığı zorlukları tahmin bile edemiyoruz. Neyse ki kendisi bütün zorluklara karşı ayakta kalmayı başarmış ve bizi Blair Waldorf gibi bir cevherle tanıştırabilmiş. Kendisinin muhteşem ötesi sesinden bihaber olanlar için de mutlaka Spotify’daki profilini ziyaret etmelerini tavsiye edelim.

Yukarı Kaydır