Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
The Witcher Evrenine Genel Bakış
ZOOM

The Witcher Evrenine Genel Bakış

09 Oca 2022

Netflix’in en popüler yapımlarından The Witcher evrenine ne kadar hakimsiniz? Kitaplarıyla, oyunlarıyla, dizisiyle ve arkasındaki felsefeyle The Witcher dünyasını biraz daha yakından tanımaya ne dersiniz?

Geralt başrolünü hayal edebileceğimizden bile daha iyi bir şekilde üstlenen Henry Cavill, bugüne kadar hayat verdiği pek çok karakterin arasında en çok “Rivialı Geralt” rolüne yakıştı desek abartmış olmayız. Aralık 2019’dan beri hayatımızda Geralt olarak misafir olan Cavill’ın dizinin seçmeler aşamasında bu rolü almak için ısrarla çabaladığını biliyor muydunuz? Cavill’ın hem oyunların hem de kitapların sıkı bir fanı olduğunu ve oyunlarda Geralt sesine hayat veren aktör Doug Cockle’ı örnek aldığını da biliyoruz. Dersine gerçekten çok iyi çalışmış olacak ki Geralt karakteri, Cavill ile harika bir şekilde özdeşleşmiş durumda ve tüm dünya bu konuda hemfikir gibi gözüküyor.

Aynı şekilde, kitaplarda ve oyunlarda Dandelion olarak gördüğümüz, dizide Jaskier adını taşıyan karaktere hayat veren Joey Batey de çok başarılı bir iş çıkarıyor. Geralt’ın “cool” karakteriyle Jaskier’in tezcanlılığı, çok hoş bir tezat olarak dizide kendini gösteriyor. Freya Allan’ın canlandırdığı Ciri karakterinin de aşağı kalır yanı yok. Özellikle ikinci sezonda bu üç karakterin gelişimlerini görmek daha da keyifli hâle geliyor.
 
Witcher hayranlarının haklı olarak gözettiği oyun-kitap-dizi tutarlılığı da bu üç karakterde gayet başarılı bir şekilde gözlemlenebiliyor. Netflix’e uyarlanan tüm yapımların içinden geçmek zorunda kaldığı birtakım yapım klişelerini ve filtreleri saymazsak, oyuncular ve hikâyenin işleniş şekli diziyi başarıyla ileri taşıyor. Bu noktada, bütün karakterleri ve cast seçimlerini tek tek yorumlamaya dalmadan, biraz hikâyenin kendisinden bahsedelim.

Hem oyunlarla kitapların fanlarını, hem de Witcher evreniyle Netflix aracılığıyla tanışan hayranları aynı anda memnun etmeyi başaran bir yapım görüyoruz genel olarak. Bu başarması zor görevin hakkıyla yerine getirildiğini gören ve diziyi çok seven hayranların oyunlara ve kitaplara geçiş yaptığını da görebiliyoruz. Peki The Witcher neden bu kadar seviliyor? Hikâyeyi özel kılan ne?

Canavarlarla ve büyülerle dolu bu fantastik evren, aslında oldukça felsefi bir arkaplan taşıyor. Bu anlamda The Witcher'ı özel kılan iki temel alt okuma yapmak mümkün.

İlki, kitaptan uyarlanan "Ehvenişer" adlı hikâyenin diziye kattığı derinlikten geliyor. Bu hikâye, etik bir ikilem sunarak her iki sezonda karşımıza çıkıyor: Kötünün iyisi, "ehvenişer" diye bir şeyden söz edilebilir mi yoksa kötü sadece kötü müdür? Kötülüğün derecelerinden söz etmek mümkün mü? Daha "yüksek" bir amaç uğruna yapılan kötülük, kötü sayılmaktan muaf tutulabiir mi?
 
İkinci felsefi tema, kısmen etiği kısmen de politikayı ilgilendiren türden sorular soruyor: Kader diye bir şeyden söz edilebilir mi? Seçimlerimiz özgür irade için gereken yegâne araçlar mıdır? Tarafsız kalmak diye bir şey mümkün müdür? Geralt’ın dizi boyunca politikaya ve genel olarak çıkar ilişkilerine bulaşmaktan kaçınan, “nötr” kalmaya çalışan ama kendisini illa bir yöne çekilmiş halde bulan bir karakter olduğunu fark ediyoruz. Yaşadıklarını sorgularken sık sık seçimlerden ve özgür iradeden dem vurduğunu, bu sırada kader fikrine de başvurduğunu görüyoruz.

İster gerçek hayattan bahsedelim ister fantastik evrenlerden, tamamen politik ve tarafsız kalmanın imkânsızlığı vurgulanıyor aslında the Witcher'da. Geralt’ın sorgulayıp durduğu “kader” meselesi de bu mesajla çok bağlantılı: Hiçbir seçim yapmamak da bir seçimdir ve kader denen şey aslında seçimlerimizden ibarettir. Kader, işin içinde kesinlikle parmağı olan bir güçtür Witcher evreninde ancak seçimlerin karakterleri nereye taşıdığını veya taşımadığını görmek de mümkün oluyor 16 bölüm boyunca.

Yalnızca Geralt’ın hikâye boyunca sorguladığı ve temsil ettiği konular, pek çok bilgelik içeren ve felsefi olarak incelenebilecek temalara işaret ediyor. Hikâyede vurgulanan bir detay, kendi kendini ispatlıyor: Geralt yalnızca para karşılığında canavar öldüren bir “paralı asker” değil; onlar bazı hakikatlerin taşıyıcısı ve tam bu yüzden, “doğru söyleyen dokuz köyden kovulur misali”, hiçbir yere ait olmayan ve kendi kaderin yazarken önemli bilgelikleri gittiği yere götüren bir karakter.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?