pinterest
WELLNESS

Teknolojiyle Birlikte Gelişmiş Olan 5 Rahatsızlık

Uzun süredir neredeyse tüm araştırmalarımızı internet üzerinden yapıyoruz. Dinlediğimiz müzikleri, okumakta olduğumuz kitapları ve güzel anları kaydettiğimiz fotoğrafları bilgisayarlarımıza ya da akıllı telefonlarımıza işliyoruz. Ders çalışmak ya da işimizi yapmak için düzenli olarak internetten destek alıyoruz ve neredeyse her sorumluluğumuzu yerine getirmek için teknolojiden faydalanıyoruz. Bu denli hayatımıza işlemiş olan teknoloji, karşılaştığı gelişmeler sonucunda yararları artıyor fakat aynı zamanda insanları fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz bir şekilde de etkileyebiliyor. Bu yazımızda, sizler için teknolojik gelişmeler sonucunda ortaya çıkmış olan çeşitli rahatsızlıkları kaleme aldık.

Editör :İrem Başkan
Yayın Tarihi :02 Ağu 2021
Süre :1.5 Bardak

unsplash
Hayali Titreşim Sendromu

İngilizcesi ‘phantom vibration syndrome’ olan hayali titreşim sendromu, akıllı telefonların gelişimi sonucunda gündelik hayata yerleşmiş bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıktan muzdarip insanlar, telefonlarının titrediğini ya da çaldığını düşünür fakat durum aslında bu şekilde değildir. Bir başka deyişle, hayali titreşim sendromundan ötürü titremeyen ya da bildirim almayan bir cep telefonu titriyormuş veya çalıyormuş gibi hissedilir. Her zaman gerçekleşebilecek olan bu sendrom, neredeyse çoğu insanı etkisi altına alarak onların kendilerinden şüphelenmesine sebep olabilmekte. Uzmanlara göre herhangi bir ülkenin vatandaşlarının % 80’i hayali titreşim sendromuna sahip olup endişe uyandırıcı davranışlar sergiliyor.

unsplash
Ego Sörfü

İngilizce’de ‘egosurfing’ olarak bilinen ego sörfü, internetteki araştırma oranının artmasıyla beraber artış göstermiş olan bir rahatsızlık. Ego sörfünden muzdarip insanlar, fotoğraflarına gelen beğenileri ve yorumları sık sık kontrol ederek sosyal medya platformlarından çıkış yapmakta büyük zorluk çekerler. Bunun yanında, bu rahatsızlık yüzünden çoğu kişi sürekli olarak kendi ismini Google’da aratıp kendisi hakkında araştırma yapar. Her ne kadar insanlar kendi benliklerini tanısalar da ego sörfü yüzünden kendileri hakkında internet üzerinden araştırma yapmaya girişmekte. Tanınmak isteyen kişilerde çok daha yüksek oranda kendini gösteren ego sörfü, aynı zamanda kendisi ile aynı isme sahip ünlüleri tanıma amacı taşıyan bireylerde de görülebilmekte. Online narsisizm olarak tanımlanan ego sörfü, insanların kendilerine karşı besledikleri büyük hayranlıktan doğarak internet sınırlarının içine girilmesine neden olmakta. 

unsplash
Cheesepodding

Türkçe’de net bir karşılığı bulunmayan cheesepodding de teknolojinin sebep olduğu bir psikolojik rahatsızlık olarak karşımıza çıkıyor. Cheesepoddingten muzdarip bireyler, ellerine aldıkları teknolojik cihazda farklı şeylere odaklanmadan sadece internet kullanarak mp3 formatlı müzikler indirirler. İnternette geçirdikleri vaktin yaklaşık % 90’ını müzik indirmeye ayıran bu insanlar, indirdikleri şarkıları dinleyip dinlememekle ilgilenmez. Bir başka deyişle, cheesepoddinge sahip insanlar teknolojik cihazlarında bir mp3 arşivi olmasına dikkat edip arşivde yer alan şarkıları dinlememeyi tercih edebiliyorlar. 

unsplash
Photolurking

‘Fotoğraf’ anlamına gelen ‘photo’ ve ‘gizlice dinleme ya da izleme’ anlamına gelen ‘lurking’ kelimelerinden oluşan photolurking, bir takıntı olarak bilinmekte. Bazı insanlar, sosyal medya platformlarında çok fazla vakit geçirip belirli kişilerin fotoğraflarına uzun süre bakmakta. Bu davranışın sürekli olarak tekrarlanması da takıntı halini alarak photolurking olarak isimlendiriliyor. Öz güven eksikliğinden, öz saygı yetersizliğinden ve yalnız hissetme durumundan kaynaklanabilen photolurkingin altında başka sebepler de bulunabilmekte. Çeşitli sosyal medya platformlarının yaratılması ve her geçen gün bu platformların ilerletilmesi sonucunda gelişim gösteren photolurking, insanların ihtiyaçlarını unutmasına da yol açabilmekte.

unsplash
Facebook Depresyonu

Yapılan araştırmalar sonucunda sosyal medya platformlarının bireylere yalnızlık, stres, kızgınlık ve üzüntü aşıladığı ortaya çıktı. İnsanların sosyalleşmesine bir kapı aralayan bu platformlar, aynı zamanda insanların depresyona meyilli bir hale gelmesine de sebep olabilmekte ve bu durum da ‘Facebook depresyonu’ olarak adlandırılıyor. Facebook ve benzeri platformlarda insanlar mutlu anlarını paylaşarak diğer bireylerin bir karşılaştırmaya girmesine yol açabilmekte. Bir başka deyişle, insanların sosyal medyada gördüklerini kendi hayatları ile kıyaslaması sonucunda üzüntüye, endişeye ve strese kapılmasına Facebook sendromu adı verilmekte. Durum her ne kadar böyle gözükse de insanların sosyal medyada sadece güzel anlara yer verdiğini unutmayıp karşılaştırma yapmaktan kaçınılması gerekiyor. 
Yukarı Kaydır