Tarihte Yaşanabilecek En İyi Zaman Hangisiydi?
devianart
SCOPE

Tarihte Yaşanabilecek En İyi Zaman Hangisiydi?

Haberlere bakmaya korkar olduk. Her gün bir yeni trajedi ile yüreklerimiz sıkışıyor. İçinde bulunduğumuz zamanın “artık yeter” dercesine insanlığa haksızlık ettiğini düşünüyoruz. Durum gittikçe kötü bir hal alıyor ve bu durumda biz de nostaljiye kapılıp “Hey gidi günler! Beyoğlu’na şapkasız çıkılmazdı!” nidalarıyla geçmişi yâd ederken buluyoruz kendimizi. Peki, tarihte yaşanabilecek en iyi zaman hangisiydi? Ya da gerçekten böyle bir zaman var mıydı?

Yayın Tarihi :14 Oca 2022
Süre :2.5 Bardak

compartiendomiopinion.com
Nostalji kelimesi ilk olarak 1688 yılında Johannes Hofer adında İsviçreli bir bilim insanı tarafından tıp alanında kullanılmıştır. Hofer bu terimi, İsviçreli paralı askerlerin evlerinden uzak kalma duygusunu ve özlemlerini tarif edebilmek amacıyla ortaya atmıştır. Psikolojide, antropolojide, sosyolojide ve birçok sosyal bilimlerde kullanılan nostalji terimi, sonraları pazarlama alanında da kendini göstermiştir. Kelimenin kökeni Latincedir. Geçmişe dönme anlamına gelen nostos ve özlem, arzu, keder gibi anlamlara gelen algos kelimelerinin birleşimidir. Tarihte önce tıp sonra da psikanaliz alanlarında çokça kullanılmıştır. Yani yaşadığımız durumun bilimsel bir terimidir. Ve evet bu sadece bize has bir durum da değildir.

sally eldestein collage
Nostalji, tarihler boyu insanın yaşadığı hem bir sorun hem de bir araç olarak görülebilir. Sorundur, çünkü nostalji etkisi ile insanlar içinde bulundukları anları kaybedebilir ve hatta ileri boyutlarda sadece geçmişte yaşayarak sosyal statülerini kaybedebilirler. Fakat doğru miktarda nostalji insanın geçmişinden nemalanmasını sağlar. Geçmişte başarı olarak görülen herhangi bir eylemi kendi hayatlarında uygulayabilir ve bunun sayesinde anlamlı bir bütünlük de sağlayabilirler. Aynı durum pazarlamanın da faydasındadır. Her insanın mutlaka düştüğü nostalji etkisi pazarlamacıların da göz bebeğidir. Herhangi bir ürünün pazarlamasında insanlara geçmişleri ile bağ kurmalarını sağlayacak bir araç olarak kullanıldığında ürün satışlarında artış kaçınılmazdır. Çünkü insanlar geçmişlerinden geçmişleri de insanlardan ayrı düşünülemez.

bored panda
Bu psikolojik gerçekliği göz önünde bulundurduğumuzda insanlık için olmadıkları zaman dilimleri her zaman daha değerli hale gelir. Gitmediğimiz yerlere özlem duymamız, tanışmadığımız insanlarla vakit geçirme isteğimiz ya da çok alakasız tarihlere olan bağlılığımız bu psikanalizle daha mantıklı hale gelir. Tarihte yaşanabilecek en iyi zaman hangisi diye düşündüğümüzde bu yüzden kendimizle bir bağ kurduğumuz (Bu bağ dönem kıyafetleri, müzikleri ya da yönetim sistemi olabilir.) herhangi bir döneme nostaljik bir şekilde yaklaşabiliriz. Bunu kamuoyuna sunarsak alacağımız cevapların her biri birbirinden farklı gerekçelerle farklı zaman dilimlerini gösterir.

The Existential Millennial
Son dönem pandemi etkisiyle de giderek artan nostalji aslında bizim yanılsamalarımızdan başka bir şey değildir. Geçmişte gördüğümüz o neşeli sıcacık günler aslında sadece bizim hatırladıklarımızdan ibarettir. O sıcacık gülümsemenin olduğu fotoğraftan bir saat sonra çok kötü bir haber almış olabiliriz. Ya da nostalji bağlamında izlediğimiz filmlerde gördüğümüz kıyafetlerin çekiciliği sadece bizim için farklılık arayışından olabilir. Söz gelimi 1950’lerin Amerika stilini birçoğumuz beğensek de arka planda cinsiyetçilik, ırkçılık, yaşçılık (yaşa bağlı yapılan olumsuz ayırım) ve toplumsal dengesizliği görmeyiz. 1950’lerin Amerika’sında beyaz ve varlıklı iseniz filmlerde gördüğünüz o Amerikan rüyasını yaşayabilirsiniz pekâlâ. Fakat siyahi ve orta direk bir aileye mensupsanız ve üzerine bir de kadınsanız o güneşli hatıralar birer cehennem parodilerine dönüşebilir.
200.000 yıllık insanlık tarihinde insanlar, kendi dönemlerini belki de en zor dönemler olarak görmüşlerdir. Düşünsenize 1900’lerin başında doğmuş biri iki tane dünya savaşı, yokluk ve salgınla birlikte büyüdü. Ama yine de herhangi birine gidip fikrini sorsanız onlar da geçmişte daha iyi günlerin olduğunu iddia edeceklerdir. Bu konuda biraz gerçekçi yaklaşmakta fayda var. Ne kadar kötü durumda görürsek görelim insanlık tarihi açısından yaşanabilecek en iyi zaman bizim zamanımızdır. Etik olarak elbette değişim kaçınılmazdır. 50 yıl öncesinin ahlaki değerleri bitmiş yeni bir toplum düzeni artık gereklilik haline gelmiştir. Ama tıp alanındaki gelişmeler, teknolojinin getirdiği rahatlıklar ve konfor alanlarının bireyselleşebilmesi gibi olanaklar da bu çağın tarihte yaşanabilecek en iyi zaman olduğuna işaret ediyor. Hayatı nasıl yaşamak istediğinize bağlı biraz da bu nostalji etkisi, zamanınızı ve gerekliliklerini kucaklayarak geçmişe sadece hoş bir film gibi de bakabilirsiniz. Ya da yaşadığınız zamanı kendinize zindan eder, yaşayabileceğiniz güzellikleri de elinizin tersiyle itersiniz. Her ikisi de tercihtir. Ve her iki türlü de sorumlusu bir yetişkin olarak size aittir. Tercihiniz nedir sevgili okur? Yine de bilginin ışığı her daim sizinle olsun.

Yukarı Kaydır