Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Tarihin İlk Bilgisayar Programcısı: Ada Lovelace
KADIN KAFASI

Tarihin İlk Bilgisayar Programcısı: Ada Lovelace

10 Oca 2022

Bilgisayarların bile var olmadıkları bir dönemde öne çıkmış olan ve tarihin ilk bilgisayar programcısı olarak anılan bir kadının hikayesini konu ediyoruz sayfalarımıza bugün. Bilgisayar programcılığının günümüzde bile erkeklerin tekelinde olan bir meslek grubu gibi görüldüğü düşünülürse, Ada’nın neredeyse iki yüz yıl önce başardıkları çok daha büyük anlamlar taşıyor diyebiliriz. O halde gelin daha fazla merakta kalmadan bu muhteşem kadının hikayesini hep birlikte öğrenelim.

2.5 Bardak

Augusta Ada Byron, yani namı diğer Ada Lovelace, 10 Aralık 1815'te Isabella Noel-Byron (Annabella olarak biliniyor) ve ünlü İngiliz şair Lord Byron'ın kızı olarak İngiltere’nin Londra kentinde dünyaya geldi. Ancak Ada’nın doğumundan çok kısa bir süre sonra ebeveynleri evliliklerini sona erdirmişlerdi bile. Matematiğe olan ilgisiyle bilinen Annabella, Ada'nın şair babasının fırtınalı ve öngörülemeyen mizacını miras alacağından korktuğu için kızının da kendisi gibi bilimsel temelli bir eğitim almasında ısrarcı oldu. 1800'lü yıllar kadınların üniversiteye neredeyse adım bile atamadıkları yıllar olsa da annesinin aristokrat çevresinin de desteğiyle Ada bilimin öncü isimlerinden harika bir eğitim alma şansını yakaladı. 12 yaşına geldiğinde özellikle de mekaniğe fazlasıyla ilgi duymaya başlamış olan Ada, henüz o küçük yaşında uçan bir makine icat etmeye çalıştı; ancak maalesef ki başarılı olamadı. Tabii ki asla pes etmedi ve makinelere duyduğu ilgiyi her gün besleyerek çalışmalarına devam etti. 
17 yaşına geldiğinde bir resepsiyon sırasında bilgisayarların babası olarak da anılan ünlü matematikçi Charles Babbage ile tanışma şansı yakalayan Ada, kendisi gibi makinelere tutkulu biriyle tanışmış olmanın heyecanı içerisinde Babbage ile yıllar boyu sürecek bir arkadaşlığın temellerini attı. Babbage aracılığıyla çok önemli yeni bağlantılar da edindi ve Londra Üniversitesi profesörü Augustus de Morgan da o bağlantılardan biriydi. Morgan'la ileri matematik konularında çalışmalar yapmaya başlayan Ada ve Babbage bir süre sonra Frank Makinesi adı verilen basit hesaplama makinesi üzerinde çalışmaya başladılar. 1833 yılında Frank Makinesi’ne ayrılan bütçe tükendiğinde, ikili çalışmalarını çok daha büyük bir proje olan Analitik Motor adı verdikleri çok amaçlı bir hesap makinesi üzerine yoğunlaştırdı...

Analitik Motor’u yapım aşamasında inceleme fırsatı yakalayan Ada, makinenin nasıl çalıştığını en ince detayına kadar öğrenmeyi kafasına koymuştu. Bu yüzden de Babbage’dan makinenin tüm planlarının detaylarını kendisine iletmesini istedi. Aktarılanlara göre “Analitik Motor'un devrim niteliğindeki özelliği, delikli kartlardaki talimatları değiştirerek, bu bilgiye göre işleyişini değiştirebilmesiydi.” yani bir nevi ilk bilgisayardı da denebilir. Bu denli gelişmiş bir alet olmasına karşın İngiliz hükümeti makinenin üretimi için bütçe desteği sağlamayı reddetti. Bunun üzerine Babbage İtalya’ya giderek burada meslektaşları ile görüşüp çalışmalarına devam etti. Sonunda da konuyla ilgili Fransızca bir makale yayımladılar. Bir sonraki yıl Ada, bu makaleyi İngilizceye çevirdi ve işte kendi teorilerini de böylece ortaya koymuş oldu. 
 

1848 yılında yaptığı bu tercüme ile Ada, büyük bir ilgi çekmiş oldu. Sadece metni çevirmekle kalmayan, ayrıca bu metin hakkında kendi yorumlarını da çeviriye dahil eden Ada’nın, kısaca "notlar" olarak adlandırılan ek açıklamaları, gerçek metinden tam üç kat daha uzun olduğundan ne denli büyük bir tutkuyla çalıştığını anlamak ve çalışmayı nasıl iletlettiğini görmek de mümkündü. Çünkü bu kısımda Ada, makinenin potansiyel işlevini sadece sayısal hesaplamalardan çok daha fazlasını gerçekleştirebilecek bir şey olarak gördüğünü açıkça dile getiriyor ve Analitik Motor'dan müzik notalarını, mektupları ve görüntüleri de işleyebilen bir makine olarak bahsediyordu. Yani Ada, günümüz dünyasının modern bilgisayarlarını yüz yıl önceden tahmin ediyordu da denebilir. 
Bu açıklamalarından da anlaşılacağı üzere Ada, bilgisayarların hesap makinelerinden çok daha fazlası olabileceğine inanıyordu. Ona göre bilgisayarlar, herhangi bir karmaşıklık seviyesinde ayrıntılı müzik parçaları bestelemek de dahil olmak üzere sayılar dışında pek çok farklı görevi de yerine getirme olasılığına sahiplerdi. Üstelik Ada, Analitik Motor'un bunlardan daha fazlasını da yapabileceğini ima ederek, yapay zeka kavramını benimsediğini de bizlere müjdeliyordu. Maalesef ki onun bu fikirleri hayattayken pek de fazla değer görmedi. Hatta Ada, "yalnızca çeviri yapmış olmakla" bile suçlandı. Ancak bu suçlamaları yapanlar, Ada'nın binlerce kelimelik eklemelerini hatırlamayı unutuyorlardı.

Takip eden yıllarda Ada çalışmalarına devam etti ve Analitik Motor'u kullanarak Bernoulli sayılarının nasıl otomatik bir şekilde hesaplanacağını keşfedip bir algoritma yarattı. Onun yaptığı keşifler Babbage'i o kadar etkiledi ki Babbage Ada'ya "Sayıların Büyücüsü" lakabını taktı. Ancak maalesef ki dönemin teknolojisi keşiflerini hayata geçirmesine müsaade etmedi.

Ada'nın en büyük şanslarından biri de kocası William King'di. 1835 yılında evlendikten kısa bir süre sonra Lovelace Kontu olan William King'in ardından Ada da Lovelace Kontesi unvanını aldı. Çiftin birlikte üç çocukları oldu ve William, Ada'nın akademik çalışmalarını her daim destekledi. Hatta çift zamanlarının çoğunu Michael Faraday ve Charles Dickens gibi ilginç zihinlerle geçiriyordu. Ancak maalesef ki geçirdiği rahatsızlıklar Ada'yı yıpratmıştı ve 27 Kasım 1852'de hayata gözlerini yummasına yol açtı.
©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?