Sevme Cesareti
Sergio Cupido
ZOOM

Sevme Cesareti

Zorunda kalsa canını kurtarmak uğruna tek başına okyanusa atlayacak, üçüncü dünya savaşını başlatacak, dünyanın dertlerini sırtlanacak insanların sevmekten ödü kopuyor. Çünkü sevmek için yalnızca sevmek yetmiyor. Hakikaten sevmek, sanıldığından daha fazla cesaret istiyor.

Editör :Miray Gülsoy
Yayın Tarihi :10 Oca 2022
Süre :2 Bardak
Sevmek

"Yas, diğerlerini sevme cesaretine sahip olduğumuz için ödediğimiz bedeldir.”
- Irvin D. Yalom, A Matter of Death and Life

Sevgi, etrafı güzelliklerle sarılı bir kelime. Öyle ki üzerine sayısı belirsiz şiirler, şarkılar, romanlar, filmlerin yazıldığı bir kelime. Heyecan, coşku, tutku, güven, huzur gibi kelimeleri de barındırıyor içinde. Birini sevince yalnız sevmekle kalmıyor insan; heyecanlanıyor, güveniyor, bağlanıyor da. Zaman duruyor ve sonsuzluğa doğru genişliyor. Sevilen ile paylaşılan sevgi dışında geriye kalanlar anlamını yitiriyor. Yabancı bir insanın saçının tek teli dünyanın en mühim meselesi haline geliyor. Dünya tek bir kişinin gözlerinin içine hapsoluyor. Sevilenin varlığının başlayıp bittiği yerden başlayıp bitiyor insanın kendi varlığı da. Birini sevince sanki tüm boşluklar doluyor, yaralar sarılıyor ve anlamsız gelenler anlamını buluyor.

Kyle Thompson
Kaygı

Fakat böylesine güzel bir kelime yalnız diğer güzel kelimeleri barındırmıyor içinde. İçinde barındırdığı her güzelliğin zıttını da saklıyor. Sevgi ve nefret, güven ve tekinsizlik, heyecan ve kaygı iç içe geçiyor. Birini ne denli severse insan, sevdiği yerden yaralanmaktan da o denli korkuyor. Birine ne kadar sahip olursa, sahip olduklarını yitirmekten o kadar ürküyor. Birine güvendikçe, güveninin yerle bir olmasından ödü kopuyor. Sevgiyi konu alan bir şiir, şarkı, roman, film var mı ki canımızı yakmayan? İmrendirdiği yerden acıtmayan? Sevindirdiği kadar ağlatmayan? Kelime, güzelliğiyle eşit oranda acıyı saklıyor içinde. Dolayısıyla bir insanı sevmekle başlayan tüm güzellik zamanla bir insanı yitirmeye dair duyulan korkuyla bütünleşiyor.

Sevgili Shakespeare’in kelimelerine benziyor sevmek: "Yalnızca ağlar, yitirmekten korktuğuna sahip olduğu için."

Henrik A. Uldalen
Hissetmek

Böylesine yoğun bir kelime bizi hissetmeye mahkum ediyor. Tanımlı ya da tanımsız insana ait ne tür duygu varsa her birini hissediyoruz sevince. Ve maalesef hissetmekten ödü kopmayan tek bir insan da yaşamıyor dünyada. Kim katlanabilir yetersiz, değersiz, sevgisiz hissetmeye? Kimi için de katlanılamaz olan yeterli, değerli, sevilebilir hissetmek değil midir? Ve biz insanlar, hissetmemek uğruna yaratmadık mı dünyayı? Duygularımızdan kaçıp sığınmadık mı yarattığımız masalara, sokaklara, binalara? Dağları delecek cesareti kendinde bulan insanın ödü kopuyor hissetmekten. “Ya üzülürsem, ya eksilirsem, ya canım acırsa? Sevmemeliyim o zaman. Yaşamamalıyım o zaman. İnsan olmamalıyım o zaman.” Hissettirdiği için cesaret istiyor sevmek. Sevme cesareti, hissetme cesareti göstermeyi gerektiriyor.

Harteus
Sevme Cesareti

Korkusuzca sevebilmek için korkusuzca insan olmak gerekiyor. Sevmek öyle bir deneyim ki insanın hayal ettiği her şeyle birlikte kendinden kaçtığı ne varsa karşısına dikiyor. Kendinden kaçıp sevilene sığındığını sanırken, kendinle karşı karşıya kalıyorsun. Kaçtıkların, bastırdıkların, korkuların bir bir diriliyor. Hepsi sevilenle ilgili sanıyorsun. Onu suçluyor, ona kızıyor, ondan kaçıyorsun. Oysa farkında olmadan tek kişilik bir oyunu iki kişiyle oynuyorsun. Dolayısıyla sevme cesareti, aynaya bakma cesareti gerektiriyor. Birini hakikaten sevebilmek için, kaçtıklarınla bir bir yüzleşmek ve bunun acısını yaşamaya gönüllü olmak gerekiyor. 

Dolayısıyla mesele, bir başkasını sevmek değil özünde. Pek tabii bir başkasını sevebilir, onu nasıl sevdiğimizi betimleyebilir, uğruna şiirler, şarkılar yazabiliriz. Bir başkasını dünyadaki her şeyden daha fazla sevebilir, daha fazla önemseyebiliriz. Fakat bir başkasını hakikaten sevebilmek için, kendimizi sevme cesareti göstermemiz ve bunun beraberinde gelen tüm zorluklara göğüs germemiz gerekiyor. Çünkü bir başkasını da ancak kendimizi sevdiğimiz ölçüde sevebiliyoruz.

Ötekini sevmek oldukça kolay. Zor olan, (kendin uğruna olmuyorsa da) sevdiğin öteki uğruna kendini sevme cesareti gösterebilmek. 
Yukarı Kaydır