Sevimli Şeyleri Neden Sıkmak İstiyoruz?
Pexels
SCOPE

Sevimli Şeyleri Neden Sıkmak İstiyoruz?

Küçükken hepimizin ısırarak, çimdikleyerek ya da birazcık hırpalayarak seven bir akrabası ya da yakını olmuştur. O yaşlarda ısırarak seven kişiler bize her ne kadar kabus gibi gelse de kabul edelim ki çoğumuz bir bebek ya da hayvan gördüğümüzde yanaklarını sıkmak istiyoruz. Peki, sevimli bulduğumuz kişi ya da hayvanlara karşı beslememiz gereken duyguların olumlu olması gerekirken neden bu hisleri agresyon gibi olumsuz bir şekilde yaşıyoruz? Daha basit bir ifadeyle, sevimli şeyleri neden mıncıklamak istiyoruz? Gelin birlikte bakalım.

Yayın Tarihi :02 Tem 2021
Süre :2 Bardak

Pexels
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere çoğu insan sevimli bir hayvan ya da bebek gördüğünde içinde açıklayamadığı bir saldırganlık hisseder ve bunu sıkmak ya da mıncıklamak gibi şekillerde dışarıya yansıtır. Bu yalnızca gözlemlerden oluşan bir fikir değil elbette. 2013 yılında Kişilik ve Sosyal Psikoloji Cemiyeti yaptığı bir deney sonucunda sevimli bir şey görmenin içimizdeki saldırganlığı dışarıya çıkardığını ortaya koyar. Deney düzeneğinde 109 katılımcıya sevimli, komik ya da nötr yavru köpeği fotoğrafları gösterilir ve katılımcılardan "o kadar tatlı ki dayanamıyorum" ya da "sıkmak istiyorum" gibi ifadelere ne kadar katıldıkları sorulur. Araştırmanın sonucunda hayvan fotoğrafı ne kadar sevimli olursa saldırganlık dürtüsünün o kadar fazla olduğu ortaya çıkar.

Pexels
Ardından deneyin ve deney sonucunun geçerliliğinin test edilmesi için yeni bir deney gerçekleştirilir. Bu sefer de katılımcılardan fotoğraflara bakarken ellerindeki naylon baloncukları patlatılmaları istenir. Bu deney sonucunda ise katılımcıların normal ya da komik fotoğraflara bakarken ortalama 80 ila 100 arasında baloncuk patlattığı, sevimli fotoğraflara baktıklarında ise patlatılan baloncuk sayısının 120'ye kadar çıktığı gözlemlenir. Yani yapılmış olan iki deney de sevimli bir şey görmenin içimizdeki saldırganlık dürtüsünü ortaya çıkardığını kanıtlar niteliktedir.

Pexels
Gelelim bu saldırganlık dürtüsünün neden olabileceği konusuna. Sadece sevimli şeyleri sıkma konusunda değil hayatımızın diğer anlarında da olumlu bir duyguyu olumsuz bir şekilde yaşadığımız olmuştur. Örneğin bazen öyle mutlu oluruz ki bu mutluluğu ağlayarak gösteririz. Halbuki mutluluğun fenomeni gülmektir. Ancak yaşadığımız mutluluk öylesine büyük olur ki beynimiz hissettiğimiz o yüksek enerjiyi olumsuz duygular ile kontrol altına almaya çalışır. Bunun tam tersi şekilde çok sinirlendiğimiz zamanlarda gözümüzden yaş gelene kadar kahkaha attığımız da olmuştur. Beyin hissedilen o yüksek olumsuz enerjiyi bu sefer ise olumlu duygular ile kontrol eder. Sevimli saldırganlık olarak adlandırılan bu durum beynin ezici duygularla başa çıkması ve o duygularla baş etmesi olarak açıklanır.
Sevimli şeyleri gördüğümüzde hissettiğimiz saldırganlık da aynı bu şekilde işler. Zihnimiz aşırı sevimli ve olumlu düşüncelerimizin üstesinden gelebilmek için o düşünceleri zıt yani olumsuz düşüncelere ve duygulara çeviriyor olabilir.

Pexels
Diğer yandan araştırmacılar bu saldırganlığı hüsrana uğrama hissi ile de açıklar. Yapılan bir diğer araştırmada sevimli fotoğraflar gösterilen bireylerin beyin aktiviteleri EEG yöntemi ile incelenir ve görüntüleme sonucunda bireylerin yalnızca duygusal sistemlerinde değil aynı zamanda motivasyon ve isteme duygularını düzenleyen sistemlerinde de aktivite görülür. Diğer bir deyişle bir bebek ya da kedi/köpek yavrusu gibi sevimli bulduğumuz şeyleri gördüğümüzde onunla ilgilenmek, ona uzun süre bakmak ve dokunmak isteriz. Fakat fotoğraf üzerinden bunu gerçekleştirmemiz mümkün olmaz. Dolayısıyla zihnimiz yapmak istediği davranışa ulaşamadığı için hüsrana uğrar ve bu da bir nevi sinirlenmemize neden olur.
Özetle tombul bir bebek ya da yavru bir kedi gördüğünüzde hissettiğiniz çimdikleme dürtüsü sizi korkutmasın. Bunun sadece beynin hiçbir şeyin üstesinden gelemeyecek kadar sevimli olmadığından emin olmasının bir yolu olduğunu söyleyebiliriz.
Yukarı Kaydır