BİYOGRAFİ

Potanın Dev İsmi: LeBron James

Bugün LeBron James, taraftarlar ve medyadan, nasılsa öyle muamele görüyor: Bir süper yıldız, kendi sporunda gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan biri, müzisyen ya da sinema yıldızı kadar tanınan bir şöhret. Kamusal alanda yaptığı hemen her şey haber değeri taşıyor, yeni ve geleneksel medya tarafından belgeleniyor. Şimdi gelin hep birlikte basketbolun dev ismi LeBron James’ın hayatına tanıklık edelim.

Editör :Tuğba Özer
Yayın Tarihi :14 Oca 2022
Süre :4 Bardak

1984 yılında Ohio’nun Akron şehrinde dünyaya gelen LeBron Raymone James, çocukluğunun ilk yıllarını oldukça zor koşullarda geçirdi. Onu dünyaya getirdiğinde henüz 16 yaşında olan annesi Gloria James’in iş arayışı nedeniyle, anne oğul sürekli ev değiştirmek zorunda kaldı. Üstelik LeBron’un, biyolojik babasının kim olduğunu bilmiyordu. Onlar, bu hayat mücadelesinde annesiyle baş başaydı. Öyle ki, LeBron James rekor üstüne rekor kırdığı yıllarda verdiği ve çocukluğundan bahsettiği bir röportajda, annesinin ona hem annelik hem de babalık yaptığını ve başka kimseye ihtiyaç duymadan büyüdüğünü söyleyecekti. LeBron James yaş aldıkça ve büyüdükçe, annesi onun sosyalleşebilmesi ve gününü daha verimli geçirebilmesi adına Amerikan futbolu oynamaya yönlendirdi. Bir gün LeBron ve arkadaşları bir parkta futbol oynarken, Bruce Kelker isimli bir yetenek avcısıyla yolları kesişti. Kelker, LeBron ve arkadaşlarına bir koşu yarışı yaptırdı. Yarışı kazanan, doğrudan takıma girecekti. Bunun üzerine LeBron, en yakın rakibine 20 metre fark atarak yarışı kazandı. Böylelikle LeBron James oynadığı takımlar listesine ilk olarak bir yerel Amerikan futbolu takımını ekledi. Üstelik, bu takımda oynadığı sürece LeBron James, doğum tarihi konusunda insanları ikna etmek için sürekli kimliğini göstermek zorunda kaldı. Çünkü hem boyu hem de futboldaki başarısı nedeniyle rakipleri, onun söylediği yaşta olduğuna bir türlü inanmıyordu.

LeBron James 9 yaşına geldiğinde, annesiyle birlikte yine evsiz kaldı. Bunun üzerine Frank Walker, LeBron’a evini açtı. LeBron’un yaşamını değiştiren insanlardan biri de hiç kuşkusuz ki Walker’dı. Çünkü LeBron’a basketbolun temelini öğreten, bir yıldıza dönüşeceği spor branşını tanıtan insan oydu. Basketbolla tanıştıktan sonra, LeBron James forma giymeye ilk olarak Kuzeydoğu Ohio Şut Starları takımında başladı. Yaşı oldukça küçük olmasına rağmen, bu branşta da son derece yetenekli olduğunu kısa sürede herkese ispatladı. Öyle ki, LeBron James takımı ile kazandığı başarılar sayesinde birçok liseden teklif aldı. Ancak o, St Vincent-St. Mary Lisesi’ni tercih etti ve kısa sürede okulun üniversite takımında oynamaya başladı. Henüz lisenin ikinci sezonunu tamamlamışken, bazı NBA takipçileri, LeBron’un çıktığı maçlara yalnızca onu izlemek için katılmaya başladı. Yine lisenin ikinci yılında, Mr. Basketball unvanını bu yaşta kazanan ilk oyuncu olarak tarihe geçti. Slam Dergisi yazarı Ryan Jones tarafından, “Amerika’daki en iyi lise oyuncusu” olarak tanımladı.

LeBron’un başarıları birbiri ardına gelmeye devam etti. Lisenin üçüncü yılını 29 sayı, 8,3 ribaund ve 5,7 asistle sonlandırırken yeniden Mr. Basketball unvanına layık görüldü. Bu sezonun sonunda 2002 NBA Seçmeleri’ne katılmak istedi ancak lise mezunu olmadığı için bir sene daha beklemek zorunda kaldı. Son senesinde LeBron James boy uzunluğu 2,06 metre olan bir forvet oyuncusu olarak NBA tutkunları tarafından tanınan bir basketbolcu haline geldi. Bu senede maçları ulusal televizyonda gösterilen ilk liseli olmayı başarmış; 31,6 sayı, 9,6 ribaund ve 4,6 asist ortalamasıyla oynamış, önemli karşılaşmalarda forma giyerek yeniden Mr. Basketball unvanını kazandı. Takvimler 2003 yılını gösterdiğinde ise, LeBron James istatistik bilgileri açısından birçok NBA takımının favori adayıydı. Artık sıra, NBA seçmelerine gelmişti.

2003 yılına gelindiğinde, LeBron James NBA seçmelerinde Cleveland Cavaliers tarafından ilk sırada takıma seçildi. İlk resmi karşılaşması olan Sacramento Kings maçında, NBA tarihinin liseden seçilen çaylak oyuncuları arasında en çok sayı atan basketbolcu oldu. Üstelik yine aynı sezonda, 1000 sayı barajını en küçük yaşta geçen oyuncu olarak yeniden tarihe geçti. Kısacası LeBron James hangi takımda olursa olsun, yeni rekorlar ve başarılar peş peşe gelmeye devam etti. Sezon sonunda Yılın Çaylağı ödülünü kazandı, üstelik bu ödülü Cavaliers takımından kazanan ilk oyuncu da o oldu. Çaylak sezonunu 20,9 sayı, 5,5 ribaund ve 5.9 asistlik ortalamayla sonlandırırken; Micheal Jordan ve Oscar Robertson’dan sonra bu ortalamayı yakalayan üçüncü oyuncu olarak akıllara kazındı. Böylelikle gelecekte yapılacak LeBron James vs Micheal Jordan karşılaştırmalarındaki ilk istatistik oluşmuş oldu.

LeBron’un Cleveland Cavaliers’ta geçirdiği ilk yıllarda, Cleveland’ın şampiyonluğu göğüslemesi şöyle dursun, takım sonraki üç sezon boyunca finallere bile çıkamadı. Ne var ki, LeBron bu sezonların ikisinde Yılın En Değerli Oyuncusu (MVP) ödülünü almayı başardı. 2006 - 2007 sezonuna düşük bir performansla başladığına dair eleştirilse de, sezonun ikinci yarısında toparlanarak 27,3 sayı, 6,7 ribaund ve 6 asistlik bir istatistik kaydetti. Konferans finallerinin beşinci maçında karşılaşma boyunca gösterdiği yüksek performansın yanı sıra, maçın bitmesine iki saniye kala galibiyeti getiren basketi atmasıyla da play-off tarihinin gelmiş geçmiş en iyi performanslarından birine imza attı.

Cavaliers bu sezonda finale çıkmayı başardı, ancak final karşılaşmalarında San Antonio Spurs’a 4-0’lık skorla yenilerek büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. 2007 - 2008 sezonunda MVP seçilen LeBron James, Cavaliers’tan bu ödülü alan ilk oyuncu olarak yeniden tarihe geçti. 2009 - 2010 sezonunda sakatlanması nedeniyle takımın oyun kurucusu oldu. Sakatlığına rağmen gösterdiği performansla sezon genelinde 29,7 sayı, 8,6 asist, 7,3 ribaund ve 1,6 top çalma istatistiğiyle üst üste ikinci kez MVP seçildi. 2010 yılında ise Cavaliers’tan ayrıldı, üstelik bu kararı yüzünden kamuoyundan ciddi bir tepki gördü. Miami Heat ile anlaştığını söyleyen LeBron James sözleri ve yaptığı açıklamalar ile Cavaliers taraftarlarınca hain ilan edilirken, ABD’nin en sevilmeyen oyuncularından biri olarak görülmeye başladı. Öyle ki, Cavaliers taraftarları tarafından LeBron James ayakkabısı ve forması yakmaya kadar varan protestolar düzenlendi. Yıllardır 23 numaralı formayı giyen LeBron, artık Miami Heat takımındaydı ve 6 numaralı formayla izleyicilerin karşısına çıktı.

2010 yılında 6 yıllık sözleşme imzalayarak Miami Heat’e geçen LeBron, 2010 - 2011 sezonu boyunca Miami Heat taraftarları haricindeki neredeyse herkesten büyük tepki görmeye devam etti. Cleveland’da oynanan karşılaşmada, eline topu her aldığında Cavaliers taraftarları tarafından yuhalandı. Bu sezonda gösterdiği düşük performans, NBA tarihinin en büyük düşüşlerinden biri olarak kayda geçti. 2011 - 2012 sezonunda kendini geliştirerek sahalara dönen LeBron James, bu sezonu 27,1 sayı, 7,9 ribaund ve 6,2 asistlik ortalamayla sonlandırarak üçüncü kez MVP seçildi. Play-offlarda Finallerin MVP’si unvanını kazandı, 2012 - 2013 sezonunda ise yepyeni rekorlar kırmayı başardı.

2012 - 2013 sezonunda üst üste 6 maçta 30 sayı attı ve %60’lık şut yüzdesi kaydetti. Bu, tarihte daha önce görülmemiş bir rekordu. Bu sezon yeniden, dördüncü kez MVP seçildi. Charlotte Bobcats karşılaşmasında attığı 62 sayı ile kendi kariyer rekorunu kırdı. Üst üste gelen başarılar, James’in eleştirilerle dolu imajını da büyük ölçüde düzeltmesini sağladı. 2012 ve 2013’te Miami Heat iki kez şampiyon oldu. 2014 yılında LeBron James, Heat ile kalan 1 yıllık sözleşmesini fesheden ve yeniden önemli bir karar vererek eski takımı Cleveland Cavaliers’a geri döndüğünü açıkladı.

2014 - 2015 sezonunda LeBron James forma numarası olan 6’yı yeniden değiştirerek 23 numaralı formayı giydi ve eski takımına geri döndü. Bu sezon boyunca yaşadığı sırt ağrıları nedeniyle istediği performansı gösteremese de Cavaliers’ın tüm zamanların asist lideri oyuncusu olmayı başardı. Bu sezonda şampiyonluğu finalde kaçıran takım, 2015 - 2016 sezonunda Golden State Warriors ile yeniden karşı karşıya geldi. LeBron için intikam niteliği de taşıyan final karşılaşmaları 4 - 2 sona erdi ve Cleveland Cavaliers takımı tarihte ilk kez şampiyonluk kupasını kaldırmayı başardı. Türkiye’nin milli gururlarından Cedi Osman’ın da LeBron James ile aynı takımda yer aldığı bu sezon, LeBron’un eski takımıyla arasındaki buzları tamamen eritmesini sağladı.

2018 yılında LeBron James 4 yıllık sözleşme imzalayarak Los Angeles Lakers takımına transfer oldu.LeBron James Lakers takımına geçerken 23 numaralı formayı tercih etse de 2019 yılında yeniden 6 numaralı formaya geçti. Çünkü 2019 yılında takıma transfer olan Anthony Davis, takımın maaş yükünü hafifletmek için sözleşme ücretinde bir fedakarlık yapmayı kabul etti. LeBron James maaş konusunda gösterilen bu özveriyi karşılıksız bırakmak istemediğini söyleyerek 23 numaralı formayı Davis’e verdi. Halen Los Angeles Lakers’da oynayan LeBron James, kariyerindeki sayısız başarı ile gelmiş geçmiş en iyi basketbolculardan biri olarak görülmeyi sürdürdü.

LeBron James yüzlük sayısı açısından bakıldığında da dünya basketbol yıldızlarından biri olduğunu ispatlamayı başardı. 3 NBA şampiyonluğu, 4 NBA MVP ödülü, 3 NBA Finalleri MVP ödülü ve 2 Olimpiyat altın madalyası kazanan LeBron; 1 kez NBA Sayı Kralı, 10 kez de NBA All Star ile Yılın Beşi seçildi. LeBron James vs Kobe Bryant karşılaştırmalarında da istatistiklerin yanı sıra yüzük sayısı da ön plana çıktı. Esasen LeBron James, Kobe Bryant ya da Micheal Jordan gibi son derece önemli yıldızlarla karşılaştırıldığında yalnızca istatistiklere ve başarılara bakılması yeterli değildi. Çünkü söz konusu oyuncular farklı yıllarda, takımlarda, koşullarda ve mevkilerde oynamıştı. Basketbol tutkunları bu tip karşılaştırmalarda farklı fikirlere sahip olsa da ismi geçen üç büyük oyuncunun da dünya basketbol tarihinde unutulmaz yıldızlar olarak anıldığına hiç bir şüphe bulunmuyordu.
Yukarı Kaydır