Altın
%
Dolar
%
Euro
%
Bitcoin
%
Eth
%
Önümüzdeki 5 gün boyunca
Okyanusun Ortasında Bir Tehdit: Petrol Rafinerileri
DOĞAL YAŞAM

Okyanusun Ortasında Bir Tehdit: Petrol Rafinerileri

16 Eki 2021

Günümüzde çevreyi, doğayı ve ekosistemi tehdit eden birden fazla unsur mevcut. Bunlar arasından en tehlikeli olanlardan birini, spesifik bir şekilde örneklendirmek gerekirse hem okyanusları hem de çevreyi son derece tehdit eden petrol rafinerilerinden bahsetmek, oldukça isabetli bir örnek olacaktır. Enerji dendiği zaman akla ilk gelen unsurlardan biri olan petrolün, doğaya nasıl zarar verdiğine gelin, biraz yakından bakalım.

2.5 Bardak
İlk olarak ekosistemi son derece kötü etkileyen petrol rafinerisinin, ne olduğundan bahsetmekte fayda var. Petrol rafinerisi, ham haldeki petrolün işlendiği ve ardından kullanılabilir petrol ürünleri haline getirildiği endüstriyel tesisler olarak karşımıza çıkmakta. Ham haldeki petrol, topraktan çıktığı hali ile pek kullanışlı olmadığından dolayı petrolü işleyip faydalı hale getirebilecek bir sisteme ihtiyaç duyulmaktadır.

Kelime kökeni olarak da “rafine” yani “arıtılmış” anlamından beslenen bu tesisler için petrol arıtımevi şeklinde bahsetmek de oldukça mümkündür. Denizlerde yaşayan su canlılarının ile bitkilerin çürümesi ve ardından ortada kalan kalıntılar sonucu oluşan petrol bölgeleri, jeologlar ve jeofizikçiler eşliğinde tespit edilir ve petrolün çıkma ihtimalinin yüksek olduğu düşünülen noktada, petrol tespit edildiği taktirde sondaj işlemleri başlatılır. Çıkarma işlemi tamamlandıktan sonra iletilmesi gereken bölgelere yine deniz yolu aracılığı ile ulaştırılan petrolün, kargo gemilerinden denize süzülmesi durumu hem deniz kirliliğini arttırıp hem de okyanuslarda yaşayan canlıların hayatını oldukça kötü etkilerken, bir enerji kaynağı olarak kullanılan petrolün, fabrika ve türevi tesislerden yükselen gazlar halinde atmosfere karışması da yalnızca deniz canlılarına değil, doğada var olan tüm canlılar için oldukça büyük bir tehdit unsuru olarak karşımıza çıkmakta.
 
 

Deepwater Horizon Patlaması
Sondaj ve petrol çıkarım işleminden bahsetmişken, 2010 yılında gerçekleşen ve oldukça ciddi sonuçlar doğuran bir patlamadan bahsetmek istiyoruz. Deepwater Horizon Petrol Sızıntısı olarak bilinen olay, ABD'de bulunan Meksika Körfezi'nin kuzey iç kesimindeki Macondo sahasında meydana gelmiştir. Felaketin gerçekleşmesinin nedeni olarak; bir petrol sızıntısı tespit edilmiş ve kayıtlara da bu şekilde geçmiştir. Patlamayı dizginlemek ve alevleri köreltmek adına olabilecek her türlü girişimde gerçekleştirilmiş fakat hiçbiri çare etmemiştir. Toplamda 126 kişilik mürettebatın bulunduğu patlamada, üç gün süren çabalar sonucu elde edilen veriler, 11 vatandaş hayatını kaybettiği niteliğinde. Patlamanın gerçekleştiği 20 Nisan 2010 tarihinden tam iki gün sonra 22 Nisan tarihinde, Deepwater Horizon Petrol Platformu, tam anlamıyla batmış ve okyanusun derinlerine gömülmüş bir halde olumsuz etkilerini tüm ekosisteme salmıştır.
 

Öncesinde var olan ve aynı zamanda patlamaya sebebiyet veren petrol sızıntısının hem okyanusa hem de atmosfere ne denli zarar vermiş olduğu düşünülmeyecek kadar korkutucu boyutlarda. Atmosferden gaz halinde süzülen ya da yağmur ve kar halinde ekosisteme, toprağa ve hatta ciğerlerimize kadar karışan bu zehirli gaz atıkları, anlayacağınız üzere yalnızca doğa ve doğal yaşam için değil, insan hayatı içinde oldukça tehdit edici bir unsur olarak karşımıza çıkmakta. Havada bulunması gereken %78 oranında azot ile %21 oranında bulunan oksijen dengesine oldukça sarsıcı bir etki yaratan bu zehirli gazlar, dolaylı olarak son derece tehlikeli solunum hastalıklarına da yol açabiliyor. Anlayacağınız, okyanuslardan atmosfere, atmosferden ise hava yolu ile ciğerlerimize karışan bu zehirli gazların, bronşit veya astım gibi bizleri oldukça zorlu süreçlere sürükleyecek olan daha birçok hastalığa davetiye çıkarttığını söylemek yanlış olmayacak. Gelin hem denizlerimizi hem de doğal yaşamımızı oldukça kötü etkileyen bir patlamadan daha söz edelim. 
 

Romanya'nın Karadeniz kıyısında bulunan Petromidia Ham Petrol Rafinerisinde, 2 Temmuz 2021 tarihinde bir patlama meydana geldi. Patlamada oluşan yangında, 1 kişinin hayatını kaybettiği ve 5 kişinin de yaralandığı bilinenler arasında. Deepwater Horizon kadar büyük çaplı bir patlama gerçekleşmemiş olsa da çevre üzerindeki olumsuz etkisinin oldukça büyük olacağına dair yapılan açıklamalar, patlamanın hem atmosfere hem de ekosisteme verdiği zararı tescilleme özelliği de göstermekte. 

Petromidia Ham Petrol Rafinerisi
Daha çok petrol rafinerilerinde gerçekleşen patlamalar sonucunda atmosfere karışan zararlı gazların ekosistem üzerinde oldukça olumsuz bir etki yarattığından söz etmiştik. Bu durumu biraz detaylandırmak gerekirse; havaya karışan zehirli gazların atmosferde bulunan ozon tabakasını inceltmesi ile dünyanın dört bir yanında gözlemlenmeye başlayan radikal iklim değişiklikleri daha da tehlikeli bir vaziyet almakta. Bir nevi, küresel ısınmanın eline kozlar veren bu zehirli gazlar yüzünden, buzullarda yaşayan canlılardan, okyanusların derinlerinde var olan bin bir çeşit canlıya kadar birçok tür, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmakta. Biz insanların da ekosistemin bir parçası olduğunu düşündüğümüz zaman zararlı gazlardan nasibini alan tek türün, bitkiler ve hayvanlar olduğunu söylemek yanlış bir aktarım olacaktır. Bundan dolayı, ekosistemde var olan her canlı türü için oldukça büyük zararları olan petrol ve petrol ürünlerinin kullanımı ile ilgili belli başlı önlemler almakta da fayda var doğrusu.
 

Bu savaşa doğal olanla yani doğayla karşılık vermek, yapabileceğimiz hem en şifalı hem de hem mantıklı girişim olacaktır. Bol bol ağaçlandırma yapıp dünya üzerindeki orman popülasyonunu arttırmak hem insan hem de canlılar için oldukça büyük bir tehdit arz edebilen petrol ürünlerinin yaşadığımız dünyayı zehirlemesine engel olmak açışından oldukça mümkün. Bunun yanı sıra petrol ile beslenen araç kullanımını da azaltmakta fayda var fakat özellikle, pandemi döneminde toplu taşıma vb. transfer araçları kullanmak ne denli doğru olur, kararı size bırakıyoruz ve üzerinde yaşadığımız dünyaya karşı çok daha duyarlı bir tavır sergilenmesi gerektiğini hatırlatıp yazımızı sonlandırıyoruz.

©2022 Beyhan&Beyhan Business Solutions Tüm Hakları Saklıdır
Yukarı Kaydır
BUNU OKUMAK İSTER MİSİN?