Nöroçeşitlilik Nedir?
Etsy
SCOPE

Nöroçeşitlilik Nedir?

Beyni, zihni ve davranışları toplumsal olarak normal kabul edilen; “nörotipik” sayılan insanların dışında kalan herkesi kapsayan “nöroçeşitliliği” gelin yakından öğrenelim.

Editör :Miray Gülsoy
Yayın Tarihi :15 Oca 2022
Süre :2 Bardak
Nöroçeşitlilik

Nöroçeşitlilik (neurodiversity), beyni ve zihni tipik veya normal kabul edilenden farklı olan herkesi kapsayan bir şemsiye terim. Beyin ile ilişkili zihinsel bozuklukların özünde bir “bozukluk”tan ziyade bir “çeşitlilik” olduğunu ileri sürüyor. Terim ilk başlarda özellikle otizm spektrum bozukluğuna sahip insanların üzerindeki toplumsal damgalamayı ortadan kaldırmak üzere açığa çıkıyor. Terimi ortaya atan; kendisi de otizm ile yaşayan bir sosyolog olan Judy Singer. Fakat terim zaman içerisinde otizmlilerden de öte çeşitli beyin fonksiyonlarına sahip herkesi kapsayan bir anlam kazanıyor. 

Nörotipik

Nörotipik (neurotypical), beyin, zihin ve davranışları toplumsal olarak standart kabul edilen insanları tanımlamak üzere kullanılıyor. Toplumun genelinde yaygın olarak kabul gören beyin, zihin ve davranış işlevlerine sahip herkes nörotipik olarak adlandırılıyor. Başka bir deyişle, yaşamının herhangi bir döneminde “Acaba beynimde bir farklılık mı var?”, “Davranışlarım diğerleriyle benzer özellikler taşıyor mu?” gibi sorular üzerine kafa yormamış ve herhangi bir zihinsel ya da ruhsal bozukluk tanısı almamış herkes nörotipik sayılıyor.

Nöroçeşitli

Nöroçeşitli (neurodivergent) terimi ise aktivist Kassiane Asasumasu tarafından ortaya atılıyor. Bu terim özellikle nörotipik, normal sayılan herkesin dışında kalan insanları tanımlamak üzere kullanılıyor. Kısacası, nöroçeşitliliğe sahip insanlar nöroçeşitli olarak adlandırılıyor.

Etsy
Kimler Nöroçeşitliliğe Sahip?

Nöroçeşitlilik oldukça kapsayıcı bir şemsiye terim olduğu için kendini “nöroçeşitli” olarak tanılayan herkese kapılarını aralıyor. Kendisi de nöroçeşitli olan ve kendi kişisel deneyimlerinden hareketle bu konuya yönelik bilgi ve farkındalık savunuculuğu yapan Sonny Jane şöyle diyor: “İnsanların kendilerini nöroçeşitli olarak tanımlaması tamamen kendisine bağlı. Kimseyi zorlamıyor veya engellemiyoruz.” 

Dolayısıyla başlarda her ne kadar beyin, zihin ve davranıştaki farklılıklarla ilişkili tanılar nöroçeşitlilik altına girse de şuan bütün ruhsal ve psikolojik tanıları da içeren bir tanım olduğunu söylemek mümkün. Çünkü birçok ruhsal ve psikolojik tanı da beyin farklılıklarından kaynaklanabildiği gibi mevcut beyin işlevlerinde farklılıklara da sebep olabiliyor. 

Etsy
Böylelikle; otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, antisosyal kişilik bozukluğu, çoklu kişilik bozukluğu, diğer dissosiyatif bozukluklar, borderline kişilik bozukluğu, narsistik kişilik bozukluğu, disleksiya, obsesif kompulsif bozukluk, şizofreni, epilepsi, travma sonrası stres bozukluğu ve daha birçok zihinsel ve psikolojik tanı nöroçeşitlilik şemsiyesi altında buluşuyor.
Nöroçeşitlilik Neden Önemli?

Nöroçeşitlilik en temelinde şunu savunuyor; her birimiz birçok konuda birbirimizden oldukça farklıyız. Cinsel yönelimlerimiz, etnik kökenlerimiz, tercihlerimiz, karakterlerimiz ve sahip olduğumuz daha birçok özellik bizlere özgü. Dolayısıyla ruhumuzdaki veya beynimizdeki “bozukluk”lar da hastalıktan ziyade çeşitlilik olarak ele alınabilir. Örneğin kimimizin matematik becerileri gelişmişken, kimimizin de sosyal becerileri gelişmiş olabiliyor. Bu ve benzeri farklılıklar da en temelinde beyin veya psikolojimizdeki farklılıklardan açığa çıkıyor. Dolayısıyla beyni nörotipik kabul edilmeyen nöroçeşitli kimseler de aslında bir bozukluktan ziyade, böylesi bir çeşitliliğe sahip. Tıpkı her insan gibi nöroçeşitli kimselerin de beyinlerinin kendilerine has işlevinden dolayı oldukça ayrıntılı bir dikkat becerisi, müzik konusunda yetenekleri olabiliyor veya sosyal olarak çok da rahat olmayabiliyorlar. 

Tüm bu özellikleri “bozukluk” olarak etiketlemek yerine, “çeşitlilik” olarak adlandırmak aslında özgürleştirici ve kuvvetlendirici bir nitelik taşıyor. 

Pinterest
Beyindeki farklılıklar “bozukluk” olarak adlandırıldığında oldukça engelleyici olurken, bu farklılıklara “çeşitlilik” demek insanların kendine özgün yanlarına odaklanmalarını, bu yanlarını güçlendirmelerini ve yaşamda kolaylıkla hareket etmelerini sağlıyor.

Bununla birlikte nöroçeşitli kimseler sahip oldukları tanıları veya uygulanması gereken tedavileri reddetmiyorlar. Aksine, bunlara sahip çıkıyor ve bunları hastalık olarak değerlendirmek yerine kendi kimliklerinin bir parçası olarak kabul ediyorlar. Reddettikleri; bu ve benzeri tanılar üzerindeki olumsuz ve ayrıştırıcı etiketler. Özetle bu tanıları “iyileştirilmesi” veya “kurtulunması” gereken bir şey olmaktan çıkarıp “birlikte yaşanılan” ve “sahiplenilen” özelliklere dönüştürüyorlar.

Terimin özellikle nöroçeşitli kişiler tarafından ortaya atılmış olması ve tıpkı Sonny Jane gibi bizzat bunu deneyimleyen insanların bu tanımın içini doldurması tanımın doğasını çok daha gerçekçi kılıyor. Herhangi bir bilirkişinin oldukça uzak dayatmasından ziyade, kendisi bizzat nöroçeşitli olan insanlar bu tanımı geliştirmek için çabalıyor. Tanımı, bizzat deneyimleyenler oluşturduğu ve geliştirdiği için de geçerliliği oldukça artıyor.

Özünde nöroçeşitlilik, en başından beri olması gerekeni yaratıyor.


Kaynaklar


Yukarı Kaydır