Mutlu İlişkilerin Sırrı: Kendi Sorumluluğunu Almak
Pexels
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Mutlu İlişkilerin Sırrı: Kendi Sorumluluğunu Almak

İstisnasız her birimiz, yaşamı iyisiyle kötüsüyle paylaşabileceğimiz ilişkiler ararız. Kiminin yoldaşı sevgilisidir, kiminin en yakın arkadaşı. Hepimiz sırtımızı dayayabileceğimiz, paylaşabileceğimiz bir insanın varlığını bilmek isteriz. Zaten budur bizi de insan yapan. Başkaları olmadan nefes alınabilir fakat yaşamak mümkün değildir. Dolayısıyla bu ilişkiler üzerine düşünmek, emek harcamak gerekir. Belki de yaşamda en fazla oluruna bırakılan fakat aksine ilmek ilmek örülmesi gereken şeylerdir ilişkiler. Öyle ki, bazen değerini bilemeyiz. Oradadır çünkü yıllardır ve sanırız ki yıllarca da devam edecektir orada olmaya. Fakat tıpkı birer bahçe gibidir her ilişki. Sularsak, ekersek, biçersek, seversek yeşerir. Hiç ilgilenmeden öylece ilk günkü gibi kalmasını beklersek, geriye bir bahçe kalmayana dek, kurur üzerindekiler. Bu bahçeye bakmaksa iki kişilik bir görevdir. Tek kişinin altından kalkması mümkün değildir. Fakat bu ilişkiyi yaşatacak görevlerin en tepesinde bir tanesi vardır ki, o tek kişiliktir ve bir başkasının ellerine teslim edilmeyecek kadar önemlidir: kendi sorumluluğunu almak.

Editör :Miray Gülsoy
Yayın Tarihi :06 Kas 2021
Süre :1.5 Bardak

Pexels
Bir ilişkide her insan önce kendinden sorumludur, sonra ilişkiden. Fakat olur da kendi sorumluluğumuzu karşımızdakinin ellerine teslim eder ya da birbirimizin sorumluluklarını üstlenirsek, o zaman ilişkiye dair tüm dengelerimiz yerle bir olur. Arkadaş veya sevgili olmaktan çıkar ve birbirine muhtaç iki kişi haline geliriz. Birbirimizin ebeveyni oluruz. Bir taraf çocuk olur, bir taraf baba. Ya da yetişkin rolü oynayan iki küçük çocuğuzdur. Zamanla istediğimiz için değil, alıştığımız için görüşmeye başlarız. İlişki; besleyen, keyif veren ve karşılıklı her iki tarafın da tercih ettiği bir şey olmaktan çıkar ve bir zorunluluğa dönüşür. Böylesi bir ilişkinin bir bağımlılıktan farkı yoktur ve maalesef her bağımlılık gibi zaman geçtikçe etkileri yalnız daha da kötüleşir.

Pexels
Kendi sorumluluğumuzu başkalarına teslim ettiğimiz ilişkiler, ilişkinin kendisine verdiği zarardan da öte kendimizle kurduğumuz ilişkiyi zedeler. Kendi duygusal, fiziksel, ekonomik ihtiyaçlarımız için bir başkasına alışmaya başladıkça zamanla bu ihtiyaçlarımızı karşılayabilme yetimiz de zayıflar. Her duygusal buhranımızda bir başkasına sığınır, her sağlık probleminde o kişiyi arar, her ekonomik sıkıntıda ona koşarız. Hayatta kalmak için annesine bağlı bir bebekten farkımız kalmaz. Oysa yaşamak için bakım verenine muhtaç bir bebek değilizdir artık. Muhtaç olduğumuz tek şey, böylesi ilişkilerde reddettiğimiz şey ile aynıdır: kendimiz. 

Unsplash
Genelde başkalarına, başka bağımlılıklara ya da başka başka işlere sığınanlar, kendilerinden de en çok kaçanlardır. Kaçmaya alışan biri için, geri dönmek zamanla daha da zorlaşır. Öyle çok kaçmıştır ki, ilgileneceği şeyler de bir o kadar birikmiştir içinde. Bilemez nereden başlayacağını, nasıl başlayacağını. En başında da kaçma sebebimiz bu değil midir zaten? Bilememek. Eğer durup da kendimizle tanışırsak, neyle karşılaşacağımızı, neyi, nasıl yapacağımızı bilememek. Oysa kaçtığımız neredeyse her yerde aynı döngüyle karşılaşırız. Bir sonrakinde değişir sanırız, değişmez. Hatta belki daha da zorlaşır. Bunları ya farkeder anlamlandırmaya çalışırız. Ya da artık kaçamayacağımız yere gelene kadar aynı döngüleri yaşar gideriz. 

Unsplash
Bu yüzden ilişkilerdeki en önemli ve belki de yaşamdaki en hayati sorumluluğumuz, kendimizle ilişki kurmaktır. Bu da en çok emek gerektiren ilişkidir. Yalnız kendimizle iyi vakit geçirmeyi içermez. Başkalarına sığınarak tamamlamaya çabaladığımız içimizdeki tüm boşlukları doldurmayı, başkalarıyla sarmaya çalıştığımız yaralarımızı iyileştirmeyi içerir. Bunları görmek ve yapmaksa dayanıklılık, cesaret ve hepsinden önemlisi şefkat gerektirir. Kendimizin şefkatle elinden tutup cesaretle başımıza gelenleri anlamak, yaşamda neyi neden yaptığımızı dayanıklılıkla keşfetmek ve kendimize yeni bir hikaye yazmak yalnız bizim elimizdedir. Bunu yapabildiğimiz ölçüde başkalarıyla içten ilişkiler kurabiliriz. 
Kendi sorumluluğunu almak, mutlu ilişkilerin sırrı olduğu gibi, yaşamın da yegane sırrıdır.
Yukarı Kaydır