SCOPE

Murphy Kanunları Aslında Bize Ne Anlatıyor?

Sürdüğünüz bir parça reçelli ekmek yere düştüğünde kesinlikle reçelli kısmı halının üzerine gelecektir, beyaz bir tişört giydiğinizde o gün üzerinize bir şeylerin dökülme ihtimali yüksektir veya yere herhangi bir şey düşürdünüz diyelim o nesne gidebilecek en saçma yere doğru yuvarlanacaktır. Günlük hayatta veya herhangi bir alanda bir işe kalkıştığımızda olabilecek türlü ihtimaller arasından en kötülerini düşünmek ya da onların başa gelebileceğini varsaymak olarak tanımlayabileceğimiz Murphy Kanunları oldukça evrensel bir durum. Başımıza gelip gelebilecek çeşitli olumsuzlukları ve şanssızlıkları bağladığımız Murphy, acaba gerçekten de tümüyle kötü bir şey mi? Bu yazımızda hem Murphy Kanunları'na hem de olumsuzluklardan doğabilecek olumlu sonuçlara gelin yakından bakalım.

Editör :Selin Borazan
Yayın Tarihi :28 May 2021
Süre :2 Bardak

Murphy Kanunları ya da yasaları olarak tüm dünyada bilinen bu kavram ismini Edward Murphy adlı bir adamdan alıyor. 1949 yılında Amerikan Hava Kuvvetleri bir çarpışma testi üzerinde çalışıyordu. Burada insan vücudunun ivmeye ne kadar dayanıklı olduğu test edilmek istenmişti. Bir deney yapılması planlandı ve bu deneyde bir gönüllü roketin içine konulacak, üzerine de çok sayıda ölçüm aleti takılarak fırlatılacaktı. Denek olarak Stapp isminde bir doktor gönüllü olmuştu. Ölçüm aletlerinden sorumlu kişi ise az önce değindiğimiz Edward Murphy'di. Ancak deney başladığı anda bir sorun olduğu saptandı. Çünkü kablolardan sorumlu olan teknisyen kabloların neredeyse hepsini hatalı bir şekilde yerleştirmişti. Ardından Murphy'e problemin neyden kaynaklandığına yönelik sorular geldi. Bunun üzerine Murphy, "Ters gidebilecek her şey ters gidecektir" şeklinde bir açıklama yaptı. Aslında burada Murphy olması gereken şey her ne ise mutlaka olacaktır gibi bir çıkarımla bu açıklamayı yapıyor. Ancak zaten oldukça negatif bir insan olan Murphy, düşüncelerini de olumsuz kelimelerle dile getirdiği için akıllarda bu şekilde yer ediyor.

Bu noktadan sonra denek olan Doktor Stapp, Murphy'nin bildirdiği görüşü kanun haline getiriyor. Bu durum tabii ki çok seri gelişen ya da bir tek olaya bağlı bir tutum değil. Murphy zaten olumsuz bir insan olduğu için çevresindeki çalışma arkadaşları tarafından bu konuyla alakalı olarak sürekli dalga konusu oluyordu. Önemli bir deneyde böyle bir cümle kullanması da aslında Murphy dediğimiz kavramın günümüze kadar gelmesine olanak sağlamış diyebiliriz. Hatta o dönemde "Murphy's Law" isimli bir kitap basılmış ve bu kitapta çeşitli olumsuzluklar ve şanssızlıklar konu alınmış. Bu kitap insanlardan ilgi görünce olumsuzlukların çözümüne yönelik açıklamaların bulunduğu bir başka kitap daha basılmış. İnsanların bu kitaplara ilgi duyup okumasının sebebi ise oldukça açık. Çünkü okudukları şanssızlıklar, terslikler ve olumsuz durumlar kendi başlarına da geliyordu. Böylece insanlar bu problemleri yaşayanların yalnızca kendileri olmadıklarını gördüler, kısacası kendilerinden bir şeyler buldular. 

Günlük hayatımızda başımıza gelen türlü sorunları Murphy'e bağlarız. Ancak Murphy'i tamamen negatif bir durummuş gibi algılamak yerine çıkarabileceğimiz olumlu noktalara odaklanmak da mümkün. Bir başka deyişle Murphy'yi "olabilecek kötü sonuçların farkında olmak" olarak kodlayabiliriz. Bu tabii ki sürekli olarak her durumun negatif halini düşünmek ve karamsar olmak anlamını taşımıyor. Hayatın her alanında birtakım riskler alabiliriz ya da sonucundan emin olmadığımız olayların içerisinde istemesek dahi bulunabiliriz. İşte bu gibi durumlarda daha en başından bizi ne gibi olumsuzlukların beklediğini hesaba katmakta fayda var. Böylece kendimizi psikolojik olarak hazırlamış olacağımız için meydana gelebilecek olumsuz durumu da daha kolay yönetebiliriz. Ayrıca negatif bağlamda değerlendirdiğimiz bir konu pozitif şekilde sonuçlanırsa bu kez de beklentimiz ters yönde bir sürprizle sonuçlanmış olacağından bizi daha fazla mutlu edecektir. 

Bazen de bilmeyerek pek çok konuda hataya düşebilir, yanlışlar yapabiliriz. Bu gibi olayların olumsuz sonuçlarını da Murphy'e bağlayabiliriz ancak başarısız olduğumuz olayların sonuçlarını bunlardan vazgeçmek için birer bahane olarak görmek yerine, olumlu katkılar sağlayabilecek birer tecrübe olarak değerlendirmek daha akılcı bir yaklaşım olacaktır. Bu durumu kimileri oldukça olumsuz bir düşünce tarzı olarak yorumlayabilir. Ancak kaçınılmaz olan sonuçları görmezden gelerek olumlama yapmak kişinin kendini kandırması anlamına gelir. Kendinizi kandırmayı başardınız diyelim, bu kez de olumsuzlukla karşılaştığınızda daha büyük bir yıkım yaşamanız muhtemeldir. Kısacası hep negatif olarak düşündüğümüz Murphy Kanunları'nı olumlu sonuçlara varmak için kullanacağımız birer yöntem olarak da düşünebiliriz.

Bardağın dolu tarafına odaklanmak tabii ki güzeldir. Ancak boş tarafı olduğunun da bilincinde olursanız o kısmı dolduracak tedbirleri de almaya başlarsınız. 

Yukarı Kaydır