Masallarda Kadınlar
pexels.com
KADIN KAFASI

Masallarda Kadınlar

Masallar, ta bebekliğimizden beri zihnimize kazınan, romantik bir yanı da olan anlatılar. Dünya üzerinde her kültürün kendisine ait halk hikâyeleri, destanları, öyküleri, masalları olur. Dünyaya mal olmuş hikâyeler de kendi ülkesinin sınırlarının içinde kalmış olan masallar da birbirine benzerlikler gösterir. Dünyanın bir ucundan, mesela Çin’den duyduğumuz bir hikâye muhakkak ki başka bir ülkede karşılık bulabiliyor. Çünkü hepsi aynı kanaldan besleniyor; insan. Masallar verdikleri derslerle de hayatımızda önemli rol oynarlar. Bir çocuğa bir şey öğretmenin en güzel yöntemlerinden biridir çünkü hikâyeleştirmek. Peki, bu öykülerin içine gizlenmiş bazı gizli mesajlar olduğunu ve bu mesajların küçüklükten itibaren zihinlere yerleştirilmek istenen erkek egemen bir dilin unsuru olduğunu söylesem? Bu masallarda hiç değişmeyen bir şeyler var dikkatinizi çekti mi? Kadın tipleri! Hep güzeller, her zaman bakımlılar, hep “olması gerekene” hizmet ederler. Genellikle ev mekânından çıkmazlar ve öyle saftırlar ki hep tuzağa düşerler! Haydi gelin çocuklara her gece anlattığımız bu masallara toplumsal cinsiyet penceresinden bakalım ve önce bakış açılarımızı sonra masallarımızı değiştirelim.

Editör :Nazlı Doğan
Yayın Tarihi :12 Eki 2021
Süre :2 Bardak

pexels.com
Siz hiçbir masalda çocuğunun bakımını üstlenmiş bir baba, temizlik yapan bir erkek, itilip kakılan bir koca ya da yanlış kararlarının ceremesini çeken bir prens gördünüz mü? Göremezsiniz. Klasik masallarda erkeğin toplumsal konumu hiç zedelemeden verilir. Bu anlamda da çocuklara bir sorgu kapısı açmaz. Aksine toplumsal “değerleri” olduğu gibi aktararak bilinçdışını hedef alır. Böylelikle bu masallarla büyüyen çocuklar kadın ve erkek rollerine aşina olur ve bunu öğrenerek büyür. Zaten çocukların büyük bir çoğunluğu masallarda gördüğü kodları evde de gördüğü için zihninde bir çarpışma yaşamaz. Bu da istenilen kadın-erkek algısını şıp diye oluşturuverir, hemen belirlenen kalıplara girilir, arzu edilen kostümler sırta geçirilir. Şimdilerde bilirkişiler tarafından yüksek sesle eleştirilmeye başlanan masalların çocuklara değiştirilerek anlatılması öneriliyor. Dayatılan rollere girmek zorunda olmayan çocuklar yetiştirmek için eşitlikçi hikâyeler basan yayınevleri artık mevcut.

pexels.com
Rapunzel masalına bakalım birlikte. Bu masalda uzun yıllardır çocuk sahibi olmayı çok isteyen bir çift sonunda çocukları olacağını öğreniyor. Kadın yan bahçedeki meyve ve sebzelere bakarken marul görüyor ve canı çok istiyor. Hamile karısını kıramayan adam cadının bahçesinden marul çalmayı kabul ediyor. Burada hemen erkek rolü giyinen bir tavır görebiliyoruz. Hamile karısı için yapılması gereken her şeyi yapan gerekirse cadının bile bahçesine gizlice giren bir erkek figürü. Diğer yanda da hamile olduğu için -nedense- işlevsizleşmiş bir kadın, meselenin öznesiyken kenara itiliyor, erkek “işini” yapıyor, kadın bekliyor. Ardından erkek hırsızlık yaparken çirkin mi çirkin erkeksi mi erkeksi cadı tarafından yakalanıyor ve ceza olarak doğacak çocuklarını alacağını söylüyor. Burada cadının çirkin yüzü ve erkeksi tavırları tasvir ediliyor. Ardından çocuk doğuyor, cadı çocuğu alıp bir kuleye kapatıyor.

pexels.com
Gel zaman git zaman cadının Rapunzel’in uzun mu uzun saçlarını merdiven olarak kullandığı günlere geldiğimizde önce cadının kızcağızı neden buraya kapattığı konusunda bazı hayretlere düşüyoruz. Zira bu çocuk erkek doğsaydı acaba cadı onu bu şekilde kapatma ihtiyacı duyacak mıydı sorusu canlanıyor zihnimizde. Ardından güzel Rapunzel’in güzel sesini duyan bir Prens ona âşık oluyor ve masallardaki gibi bir aşk yaşamaya başlıyorlar. Kulesinden çıkamayan Rapunzel Prens’i saçlarıyla odasına alıyor. Kadın ev mekânında hayatını sürdürmeye çalışıyor ve sürekli dışarıda olan Prensle birlikte kadın ve erkek rollerini bu noktada da temsil ediyorlar. Bu büyük aşk, cadı çiçeği burnunda çifti yakalayana dek sürüyor.

pbs.twimg.com/media
Ardından yine bir iktidar hırsı ile ceza yöntemine başvuran cadı bu sefer de kızın saçlarını kesiyor ve Prens’i kör ediyor. Fakat pek tabii kötü kalpli cadı iyilik karşısında yenik düşüyor ve Rapunzel’in gözyaşları Prens’in gözlerini iyileştiriyor sonsuza dek mutlu yaşıyorlar. Masallarda hep aşk kazanıyor ve sonsuz bir mutluluk vaat ediliyor. Burada temsil edilen şey her kadın evlenmesi gerektiği ve mümkünse bir de çocuk doğurması mecburiyetidir. Fakat gelin görün ki gerçek yaşam hiçbir zaman öyle olmuyor.

Bu konuyu derinlemesine ve çeşitli örneklerle okumak isterseniz Melek Özlem Sezer’in Masallar ve Toplumsal Cinsiyet isimli yüksek lisans tezini okuyabilirsiniz.

Yukarı Kaydır