Maestroluk ve İlk Kadın Maestro: Brico
compass-point.jp/wp/wp-content/uploads/2012/11/108f4a7489f0f214d3f9f52c4de560af.jpg
KÜLTÜR/SANAT

Maestroluk ve İlk Kadın Maestro: Brico

Bir konser salonundayız. Seyir yeri ışıkları yavaş yavaş alınıyor, uğultu kesiliyor. Sahneye üzerinde siyah bir simokin ve yüzünde ciddi bir ifadeyle bir adam ya da siyah kostümüyle kendinden emin bir kadın giriyor. Kendisi için ayrılmış alanına geçmeden önce seyirciyi selamlıyor ve elindeki batonu orkestranın müziğe başlaması için hareketlendiriyor. Tanrısal bir atmosfer doğuyor birden içeride. Tüm yönetimin bu kişiye ait olduğunu iliklerimize kadar hissederken hayran olmaktan geri alamıyoruz kendimizi. Peki ne yapıyor bu maestro? Yazının devamında bir orkestra şefinin tam olarak ne yaptığını öğrenebilir ve ünlü maestroları tanıyabilirsiniz. Buyurun öyleyse.

Editör :Nazlı Doğan
Yayın Tarihi :07 Oca 2022
Süre :2 Bardak

blog.ketch.com/hubfs/Untitled design (28).png
 
Orkestra Şefi Kimdir?

Orkestra şefinin tarihinin Antik Yunan’a kadar dayandığı söyleniyor. O zamanlardan bugünlere kalan metinlerde bir şefin 800 müzisyeni bir çubuk vasıtasıyla nasıl yönettiğine dair bilgiler var. Yani binlerce yıllık geçmişi olan bir şeyden söz ettiğimizin altını çizmeliyim. Orkestra şeflerinin yaptığı temel şey yorum katmak denebilir. Var olan bir bestenin temposunu kendi yorumuyla ortaya koyuyor. Temponun devamlılığı, bütünlüğü, bölümler arası ilişkisi ve tutarlılığı bir şefin dikkat etmesi gereken şeyler arasında.

Ayrıca bir şefin tam olarak ne yaptığı meselesinden bahsederken notalara duygu katmasından bahsetmezsek olmaz. Notaların ruhunu kendi yorumuyla birleştirerek ortaya bir duygu çıkartıyor orkestra şefleri. İşte bu nedenle de kimi maestro yerden yere vurulabilirken kimisi de göklere çıkartılabiliyor. Çünkü yaptıkları şey matematiksel bir durumdan ibaret değil. Karşılarındaki notaları okumak müzisyenlerin kendi başlarına da yapabileceği bir şey elbette. Fakat şefin yorumu yalnızca şefe ait ve öznel bir şekilde olabiliyor. Bu nedenle de oldukça kıymetli bir yanı var.

unsplash.com
Orkestra şeflerini bir tiyatro yönetmenine benzetebilir miyiz? Bence kesinlikle benzetebiliriz. Bir tiyatro yönetmeninin de elinde bir metin vardır. O metnin temposu, rejisi, duygusu, oyuncu yönetimi tamamen yönetmenin yorumuna aittir. Bu nedenle ikisini de yorum ve duygu ustaları olarak betimlesek yanlış olmaz.

2.bp.blogspot.com/-hVZk7k4OGfE/UmycAlPYdsI/AAAAAAAAA-4/mtSpI-JcF6M/s1600/Antonia+Brico+1902-1989.jpg
İlk Kadın Orkestra Şefi Antonia Brico
 
Beyaz erkeklerin dünyasına hızlı bir giriş yaparak adını duyurmayı başaran dünyadaki ilk kadın orkestra şefi Antonia Brico, Hollanda doğumlu. 1920’li yıllarda klasik müzik tamamıyla erkeklerin elinde. Tüm müzisyenler ve orkestra şefleri tartışmasız ve istisnasız şekilde erkeklerden oluşuyor. Bu nedenle Brico’nun başarısı göz kamaştırıyor. İlk kez 1926 tarihinde bir orkestrayı yönetiyor. Ardından tüm dünyanın gıpta ettiği muhteşem ve kusursuz orkestralar arasında sayılan Berlin Filarmoni Orkestrasını 1930’da New York Filarmoni Orkestrasını ise 1940’ta yönetiyor. Elbette bu noktada şunun altını çizmek gerekiyor; Brico şef olarak orkestranın başındayken tüm müzisyenler erkeklerden oluşuyor.

upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/65/Laëtitia_Trouvé.jpg/1200px-Laëtitia_Trouvé.jpg
Cinsiyete dayalı ayrımcılığın belki de en zorbaca olan zamanlarında büyük badireler atlatarak bu noktaya geliyor Brico. Kadın müzisyenler elbette tarih boyunca var, yok olabilir mi? Fakat erkek egemen kültürlerin kadın müzisyenleri görünür kılmamasıyla ilgili ciddi bir durum söz konusu. Kadının yok sayıldığı bu alanda bir orkestra şefi olarak kendini var etmeyi başaran Brico bu nedenle çok kıymetli bir yol gösterici.

Brico'nun Denver Konseri // denverphilharmonic.org/wp-content/uploads/2018/04/brico-hero.jpg
Brico, Berlin Filarmoni Orkestrasında Handel, Schumann ve Dvorak eserleriyle verdiği konserle eleştirmenlerden tam not alıyor. Belki de kariyeri bu noktada ikinci dönemecini yaratıyor. Çünkü bu olumlu eleştirilerin ardından Brico Avrupa turnesine çıkıyor ve Brüksel’de Kraliçe Elizabeth’e konser veriyor. Ardından birçok yerde konserler vermeye devam ediyor. Fakat kadın olmasından dolayı maalesef ki hiçbir orkestra onu kalıcı olarak bir pozisyona kabul etmiyor.
1934 yılında ise New York Kadın Senfoni Orkestrasının şefi oluyor ve bu büyük ekiple müthiş konserlere imza atıyorlar. Ardından zaman içerisinde bu orkestraya erkekleri de dahil ederek Brico Senfoni Orkestrasını adını veriyor. Kendi kurduğu bu iki orkestra haricinde ne yazık ki yaşamı boyunca konuk şef olarak dahil olabiliyor diğer orkestralara. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen vazgeçmeyen, üretmeye devam eden ve var olma savaşı veren Brico rahmin edersiniz ki çok sayıda kadın müzisyene ilham oluyor…

Yukarı Kaydır