Kadınlar ve Masallar: "Lambs Of God" Mini Dizi İncelemesi
imdb
KÜLTÜR/SANAT

Kadınlar ve Masallar: "Lambs Of God" Mini Dizi İncelemesi

Çocukken dinlediğiniz masalları hatırlar mısınız? Kırmızı Başlıklı Kız, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler, Güzel ve Çirkin... Masalların neredeyse hepsinde genç ve güzel prenses bir prensle tanışır ve hemen evlenerek sonsuza dek mutlu yaşarlar. Hâlâ anlatılan bu masalları, sinema filmi ve animasyon yapım olarak da yayınlamaya devam ediyorlar. Kimisi farklı yorumlar getirerek sunmaya çalışsa da karakterlerin ortaya çıkışı ve masalların konusu pek de iç açıcı değil aslında. Birçok pedagogun bu konu üzerinde araştırma yaparak ebeveynlere güvenli masallar konusunda uyarılarda bulunuyorlar. Çünkü bir çocuğun dinlediği masal onun tüm hayatına yansıyabilecek etkiler bırakabiliyor. Çocukların karakter gelişimi ve duygusal gelişimi için oldukça önemli rol oynuyorlar. Yani masal deyip geçmemek gerekiyor çocuklar kadar büyüklerin de dinleyebileceği hatta dinlemesi gereken masallar olabiliyor. Ama her masal mutlu sonla bitmiyor. Karanlık masallar dinlemeye hazır mısınız sevgili okur? Gelin, birlikte kadınların masallarını dinleyelim!

Yayın Tarihi :29 Kas 2021
Süre :3 Bardak

imdb
Aslında bir roman olan Lambs of God, 2019 yılında Foxtel’in girişimi ile mini dizi haline getiriliyor. Avusturalyalı yazar Marele Day tarafından 1997 yılında yayımlanan roman, fantastik ve mistik bir atmosfer sunuyor okuyucularına. Ve dizi ise bu gotik, fantastik ve mistik atmosferi başarıyla yansıtıyor ekranda. İlk bölümden itibaren sizi kendi evrenine çeken mini dizi, izleyenleri harika bir manzarayla karşılıyor. Dizinin çekimleri Avusturalya’da bulunan Tasman Adası'nda gerçekleştiriliyor. Muhteşem bir atmosfere sahip Orta Çağ’dan kalma metruk bir manastırda geçen dizinin Katolik inancını çarpıttığı gerekçesiyle Katolik cemaati tarafından da ağır eleştirilere maruz kalıyor.

imdb
Dizimizin konusu ise oldukça ilgi çekici, üç rahibe İrlanda ve İngiltere arasında bir adada, Aziz Agnes Manastırı adlı Orta Çağ’dan kalma bir viranede yaşarlar. Üç rahibe, kendilerinden önce yaşamış olan ve kendileriyle birlikte de yaşamış fakat ölmüş rahibelerin öğretileri ile kendilerine bir yaşam şekli belirlerler. Orta Çağ’da cadı mahkemeleri ve cadı olarak suçlanan kadınların yakıldığı bir yer olarak kullanılan manastır, birkaç cesur kadın tarafından kendileri gibi erkek zulmünden kaçan kadınların sığınabilecekleri bir yuva haline getirilir. Tam olarak ne zaman bu adaya geldiklerine dair hiçbir bilgi yoktur. Katolik öğretileri kendilerine göre yorumlamak isteyen rahibeler, Aziz Agnes ve Meryem Ana’ya dua etmeyi tercih ederler. Ölen rahibelerin ruhlarının da yetiştirdikleri koyunlar aracılığıyla yeniden aralarına katıldıklarına inanırlar. 

imdb
Üç Rahibe, her güne kendi inanışlarına göre kutsallık addederler ve kendi masallarını anlatarak günlerini oldukça ilginç ritüeller eşliğinde geçirirler. Fakat bir gün bir rahip çıkagelir. Başpiskoposluk tarafından mülk keşfi için gönderilen Rahip, arazinin boş olmadığını hatta yaşayanları görünce oldukça şaşırır. Ve yaşayanların da Rahibeler olması oldukça kafa karıştırıcıdır. 1999 yılında Orta Çağ gelenekleri ile elektriksiz ve teknoloji olmadan yaşayan bu kadınlar, Rahibin geliş amacını öğrendiklerinde işler karışır. Başpiskoposluk o sıralar çocuk tacizleriyle suçlanmaktadır. Ve tamamen maddi amaçlarla bu ada üzerinde manastırın yerine bir otel yaptırmak isterler. Bu konu üzerlerindeki basın ve halk baskısından dolayı gizli tutulur. Rahibin niyetinin kötü olduğunu ve kendisinin de oldukça küstah olduğunu düşünen Rahibeler, onu esir olarak tutmaya karar verirler.

imdb
Dört bölümden oluşan mini dizi rahibin karakter gelişimi ve rahibelerin karanlık geçmişlerinin ortaya çıkması ile etkileyici bir kurguya dönüşüyor. Dizinin her sahnesi, her repliği bir mitolojiye, bir kelt inanışına ya da Tanrıça inanışına dayanıyor. Alegorik bir anlatımla Aziz Agnes’in* de gerçek hayatına değinilen dizide kadınların baş kaldırışını ve kendi inanç sistemlerini kurduklarını da görüyoruz. Meryem Ana kültü ile Tanrıça kültünün bütünleştiği dizide, pagan inanışından ritüellere de rastlıyoruz. Rahibelerin her birinde olan özel yetenekler Tanrıça kültüne ve dişi güce gönderme olarak yansıtılıyor. Öngörüye sahip Rahibe Iphigenia (Essie Davis), şifacı olan ve iyileştirebilme gücüne sahip Rahibe Margarita (Ann Dowd), ruhlarla konuşabilen Rahibe Carla (Jessica Barden), kader Tanrıçalarını da simgeliyorlar. Adanın alegorik tanımı ise bambaşka şekillerde ele alınabiliyor. Araf, öte âlem, zamansız boyut gibi tanımlarla sergilenen adanın da Rahibeler gibi kendine ait güçleri var. 
Dizi gerçek zamandan bizi soyutlayarak, kadınların masallarına ve büyülü dünyalarına götürüyor. Her kadının yaşadığı zorluğu bir masala dönüştürerek kadim bilgeliğe ulaştıklarını görüyoruz. Dizinin her anlamda etkileyici bir yapım olduğunu belirtmek isteriz. Ataerkil inanç sisteminde kendi dünyalarını yaratan kadınlar, tüm dini hikayelerde asıl önemli olanın kadın olduğunu kutsal kitaptaki hikayeleri kendi bakış açılarıyla anlatarak vurguluyorlar. Toplumsal cinsiyet anlayışının, dini figürlerin ve masalların çatışmasını izliyoruz. Her masalın karanlık tarafı vardır düşüncesinden yola çıkarak yazılan roman ve hazırlanan senaryo, dayanışmayı ve kız kardeşliği muazzam bir şekilde sunuyor. Yetişkinlerin de masalları olduğunu unutmayalım sevgili okur, bilginin ışığı bizimle olsun!

  • Aziz Agnes M.S. 291-301 yılları arasında Roma'da yaşamıştır. Hristiyan ve soylu bir ailede büyüyen Agnes, 13 yaşında rızası dışında bir evliliğe zorlanmıştır. Bu evliliği kabul etmediği için de Romalı askerler tarafından yakılarak öldürülmüştür. Bakire aziz olarak anılan Agnes, kuzu simgesi ile bağdaştırılır.
Yukarı Kaydır