Pexels
SCOPE

Kadınlar ve Erkekler Duygularını Aynı Şekilde Mi İfade Ediyor?

İnsan olarak temelde aynı duyguları yaşasak da hepimiz bu duyguları farklı şekilde gösterir ve farklı yoğunluklarda hissederiz. En basit örnek olarak sevgiyi ifade etmenin dahi herkeste farklılık gösterdiğini söyleyebiliriz. Kimisi duygularını açık bir şekilde yaşamayı tercih ederken kimisi kapalı bir kutu gibi davranabilir ve hislerini dışarı vurmayı istemeyebilir. Hatta buna en çok erkeklerin duygularını belli etmesinin zayıflık olarak görüldüğü toplumlarda rastlarız. Peki, gerçekten de kadınlar ve erkeklerin duygularını ifade etmesi arasında bir fark var mıdır? Gelin birlikte bakalım.

Yayın Tarihi :14 Eyl 2021
Süre :2 Bardak

Pexels
Daha önce aşk kavramının evrimsel ve biyolojik açıdan ne anlama geldiğinden bahsetmiştik. Kısaca özetlemek ve hatırlamak gerekirse dişi birey sağlıklı ve kendi kendine yetebilecek bir çocuk yetiştirmeyi amaçlarken erkek birey soyunu mümkün olduğunca devam ettirme amacı güder. İlişkiler bazında düşündüğümüzde ise hem erkekler hem de kadınlar karşı tarafın kendi düşündüğü şekilde düşünmesini ve kendi sergilediği davranışları sergilemesini ister. Ancak kadınlar çoğunlukla paylaşmaya ve yakın olmaya öncelik verirken erkekler güçlü ve yeterli olduğunu hissetmeye önem verir ve bu aslında doğal bir eğilimin sonucunda ortaya çıkar.

Pexels
Öte yandan sosyal çevre de davranışlarımız ve duygularımızı ifade etmemiz konusunda büyük bir rol oynar. Yani aslında birtakım davranış örüntüleri ve kalıplar bizlere küçüklüğümüzden itibaren ince bir şekilde işlenir. Erkeklerin ağlamasının zayıflık göstergesi olduğu, kadınların daha duygusal olması gerektiği ya da erkeklerin sevgisini toplum içinde belli etmesinin ayıp olduğu gibi. Dolayısıyla başta sorduğumuz soruyu düşünecek olursak evet, erkekler ve kadınlar duygularını eşit bir şekilde ifade etmiyor olabilir. Çünkü kadınlar mutluluk ve hüzün dahil her duygusunu açık bir şekilde belli ederken ya da sevgilerini göstermek konusunda çekingen davranmazken erkekler yaşadıkları hüznü dışarıya ağlamak şeklinde vurmak ya da ne kadar sevdiklerini sözleri ve hareketleri ile göstermek konusunda kaçınma eğiliminde olurlar.

Pexels
Tabi bunun şaşırdığımız bir sonuç olduğunu söyleyemeyiz. Çok daha ilkel bir zamanda ve ataerkil bir toplumda yaşadığınızı düşünün. Erkekler bu toplumda hem ailesini koruyacak hem de ailesinin doyması için avlanacak kişi konumunda olur. Dolayısıyla erkeklerin yaşadığı herhangi bir acıyı ya da duyguyu gruptaki rolünden ötürü belli etmemesi gerekir. Kadınlar ise çocuklara bakmak ve evin ihtiyaçlarını gidermek gibi roller üstlendiklerinden daha büyük bir empati yeteneği geliştirirler. Bu da kadınların duygularını ifade etme konusunda kendilerini daha iyi eğittikleri anlamına gelir. Fakat bu erkeklerin ve kadınların farklı hissettiği anlamına gelir mi?

Pexels
İlişkiler konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen ve psikoloji alanında fahri profesör olan John Gottman da buna değinir. Kadınlar ve erkekler toplumun yıktığı cinsiyet rollerinden ve yanlış bir eğitim şeklinden ötürü duygularını farklı şekillerde ifade ediyor olabilirler ama aslında çok benzer hisler yaşarlar. Yani bir erkek, bir kadının sevdiği şekilde sever, üzülür, sevinir, heyecanlanır ve bunun gibi birçok duyguyu bir kadının yaşadığı şekilde yaşar. Arada fark yaratan ve birçok kişiye erkeklerin aynı şekilde hissetmediğini düşündüren konu erkeklerin çoğunlukla duygularını kadınların yaptığı şekilde ifade etmemesinden kaynaklanır.
Son olarak bu konu hakkında ne yapmamız gerektiğine gelecek olursak öncelikle eğitimin öneminden ve çocukların basma kalıpların içerisinde yetiştirilmemesi gerektiğinden söz edebiliriz. Duyguları belli etmenin bir zayıflık göstergesi olduğu ya da erkeklerin güçlü olması gerektiği gibi algıları yıkabilir ve duyguların insan olmanın bir parçası olduğunu herkese hatırlatabiliriz. Çünkü duygularımızı anlatmak bizi erkek ya da kadın olmanın ayrımından ötesine taşıyacak ve bizlere insan olduğumuzu hatırlatacaktır.
Yukarı Kaydır