Unsplash
KİŞİSEL GELİŞİM

JOLGO: Kendinizi Rahat Bırakabilmenin Mutluluğu

En son ne zaman kendinize rahatlamak için izin verdiniz? Dikkat edin rahatlama derken gerçekten kendinizi akışa bırakabildiğiniz anları kastediyoruz. Ödül alan o filmi izlemek, herkesin söz ettiği online sergiyi yakalamak, yoga programınızın 8. dersine yetişmekten değil. Özellikle pandemiyle birlikte körüklenen, çalışmadığımız her saniyeyi dolu dolu geçirmeliyiz hissi bize sandığımızın aksine motivasyon yerine bıkkınlık getiriyor olabilir. Çünkü kendimizi geliştirmeye yönelik keyif veren bazı etkinlikler, zorunluluk ve yarış halini almaya başladı. O halde gelin akışa bırakmanın keyfini ifade eden JOLGO (Joy of Letting Go) ne anlama geliyor birlikte göz atalım.

Editör :Gizem Kalaç
Yayın Tarihi :10 Haz 2021
Süre :2 Bardak

Unsplash
FOMO (Fear of Missing Out) yani bir şeylerden geri kalma korkusu üzerine mutlaka okumuşsunuzdur. Pandemi öncesi dönemde bu durum arkadaş buluşmaları, tatiller, yeni sergiler, mekanlarda bulunmak gibi etkinlikleri kaçırma, yeniliklerden geri kalma korkusu olarak tanımlanıyordu. Evlerde geçirilen süreç belki bu durumun aşılmasında yardımcı olur ve içe döneriz diye beklerken bu kez de sosyal medya üzerinde kişisel gelişim savaşları başladı. Evdeyken mutlaka okumanız gereken 10 kitap, banana bread tarifi, evde spor rutinleri, seramik, punch postları arasında kendimizi kalabalık bir yapılacaklar sitesi içerisinde bulduk. Bu durum sosyal medyanın yenilikleri kaçırma endişemizin en önemli körükleyicilerinden biri olduğunu da kanıtlamış oldu. 

Unsplash
Jolgo ise mindfullness ile kol kola bir anlayış. Yani yaşama güvenmek, getirdiklerine açık olmak ve mükemmeliyetçiliği, bir sonraki adımı düşünmeyi durdurmak anlamına geliyor. Bunun için de bedenimizle ve iç sesimize farkındalıkla yaklaşmak gerekiyor. Örneğin sezgisel yeme deneyimi JOLGO prensibinin bir yansıması. Şu saatte bu besini tüketmek zorundayım gibi katı kurallar yerine “vücudum bana hangi sinyalleri gönderiyor? Ne kadar açım? Ne yemek istiyorum? Gerçekten ne kadar yemek istiyorum?” gibi soruların yanıtları aslında bizi yıllardır “ideal”ini bulamadığımız yemek düzenimize kavuşmaya davet ediyor. 

Unsplash
Jolgo mantığını kişisel gelişim için de benimsemek mümkün. Elbette hepimiz sağlıklı kalmak için spor yapmak, güncel gelişmeleri takip etmek, zevkli giyinmek, yeni filmleri takip etmek gibi şeylere ihtiyaç duyuyoruz. Ancak bunları başkaları ya da kendimizle kimsenin kazanması mümkün olmayan bir yarışa dönüştürmek yerine, keyifle yapmanın yolunu bulmak ruh sağlığımız için sandığımızdan çok daha önemli. Örneğin koşu bandında saatler geçirmek yerine dans ya da paten gibi keyif alacağımız sporları tercih etmek, gerçekten keyif almadığımız kitapları zorlayarak bitirmek yerine sevdiğimiz yazarları ve janraları keşfetmek yapabileceklerimizden bazıları. 

Unsplash
Uzmanlar içinde bulunduğumuz süreçte insanları en çok zorlayan şeyin belirsizlik hissi olduğunu belirtiyor, Jolgo’nun akışa bırakma prensibi bu hisle baş edebilmek adına da faydalı. Ertelenen planlar, seyahatler, projeler seçimler arasında stresten uzak kalabilmek için, tüm bunları zamanı geldiğinde en iyi koşullarda gerçekleşeceğine inanmak ve kontrol edemeyeceklerimiz için endişe taşımamak Jolgo ile uyumlu bir yaklaşım. Jolgo kişiyi sürekli olarak bir sonraki adımı düşünmek yerine içinde bulunulan ana ve işe konsantre olmaya davet ediyor. Yani daha önce duyduğumuz bir tabirle varış noktası yerine yolculuğun kendisine odaklanmayı öneriyor. Gelecekte arzu etmek istediklerimizi düşünerek stres olmak yerine bu noktaya ilerlerlerken yalnızca “bugün” ne yapabileceğimiz odaklanmak, küçük de olsa o işi elimizden gelen en iyi biçimde yapmak mükemmeliyetçilik ve dolayısıyla stresten arınmayı sağlıyor. 
Peki siz “bırakmanın keyfi”ni yaşayabilmek için kendinize ilk önce hangi konularda izin vereceksiniz? 
Yukarı Kaydır