Wikipedia
SCOPE

İnsanlar Neden Komplo Teorilerine İnanıyor?

Dünyayı 7 büyük ailenin yönettiğinden aslında Ay’a gidilmediğine, Dünya’nın düz olduğundan koronavirüs aşısının içinde çip olduğuna kadar birçok komplo teorisi duyuyoruz. Her geçen gün bir yenisi eklenen bu teorilere kimi insanlar “Olur mu öyle şey?” derken, kimileri de bu teorilerin en içten savunucuları oluyor. Bu iki insan tipini ayıran özellikler nelerdir? Neden bazı insanlar, akıl alması güç bu teorilere inanıyorlar?

Yayın Tarihi :25 Kas 2021
Süre :2 Bardak

Pexels
Güvenli Alan İhtiyacı

Biliyorsunuz ki dünya çok karmaşık ve hayatta, devamında ne olacağını kestiremediğimiz birçok olayla karşılaşıyoruz. Bunun en güncel örneği ise koronavirüs salgını. Hepimiz salgın sebebiyle yoğun endişe ve belirsizlik duygularıyla mücadele ettik, ediyoruz. Bu belirsizlik döneminde komplo teorilerinin sayısı oldukça arttı. Bunun en önemli sebeplerinden biri, hayatımıza kaosun hakim olması ve olayları kontrol etme gücümüzün azalmasıydı. Kontrol edemediğimiz bir hayat, bize kaygı veriyordu.

Pexels
Araştırmalara göre belirsizlikten kaçınmaya meyilli insanlar, komplo teorilerine daha çok inanıyor. Çünkü bu teoriler; onlara güvenilmez, kontrol edilemez bir dünyayla baş etme imkanı veriyor. Kendi güvenli alanlarını oluşturarak yaşadıkları endişeyi azaltmalarına yardımcı oluyor.

Wikipedia
“Büyük Gizemi” Çözmenin Hazzı

Kimsenin göremediğini görmek, bilemediğini bilmek ne müthiş hissettirir değil mi? Komplo teorilerine inanan birçok insan muhataplarına “Siz gerçeklerin farkında değilsiniz, nasıl da kandırıyorlar sizi” gibi cümleler kuruyor. Böyle konuşarak kendilerinin, başkalarının anlayamadığı şeyleri anlayacak kapasiteye sahip ve diğer insanlardan farklı olduğunu vurguluyorlar aslında.

Unsplash
Araştırmalarda kendilerini özel hissetmeye yatkın insanların komplo teorilerine daha çok inandığı saptanmış. Narsistik özellikleri daha çok gösteren bireylerin, bu teoriler aracılığıyla kendilerini ön plana çıkarma çabasında olduğu söyleniyor.

Pexels
“Bu da mı tesadüf?”

Yaşamı anlamlandırabilmek için olayları neden - sonuç ilişkisi içinde anlamamız gerekiyor, ancak her olay arasında bir bağlantı kurmak mümkün değil. İşte komplo teorilerine inanan bireyler, aslında birbirinden bağımsız olayların birbiriyle ilişkili olduğunu düşünüyor. Rastgele olan şeylere bir anlam atfetmeye çalışıyorlar kısacası. Olayların tesadüfen gerçekleşeceğine ihtimal verme oranı azaldıkça, komplo teorilerine inanmak daha mümkün hale geliyor.

Unsplash
Bu konuda verilebilecek örneklerden biri de kulağa çok saçma gelse de Obama’nın Malcolm X’in oğlu olduğunun düşünülmesi. Bu düşünceye sahip insanlar; Obama ile Malcom X’in arasında saptadıkları benzerlikleri onların ancak baba-oğul olabileceğiyle açıklıyor, böyle bir benzerliğin sadece denk gelmiş olabileceğini düşünmüyorlar.

Pexels
Eğitim Seviyesi

Eğitimli insanlar arasında da komplo teorilerine inananlar olsa da genel olarak eğitim seviyesi yüksek olmayan kişilerin, bu teorilere daha çok inandığı iddia ediliyor. Eğitimli kişiler, eleştirel düşünme becerisine daha çok sahip olduğu için bir komplo teorisiyle karşılaştıklarında ona hemen inanmak yerine bu teorinin doğruluğunu sorguluyor. Eğitim seviyesi düştükçe kişinin gerçeklerin peşine düşmekten çok duygularıyla hareket etmesi ve duyduğu teorileri benimsemesi kolaylaşıyor.

Pexels
Politika

İnsanların komplo teorilerine inanmasını tek başına bireysel özelliklerle açıklayamayız. Siyasiler de bu teorilerin yayılmasında oldukça önemli bir rol oynuyor. Birçok siyasetçi, “dış güçlerin ülkelerine zarar vermek istediği”, “kendilerine büyük oyunlar oynandığı” veya “görünenin arkasında başka şeyler olduğu” gibi ifadeleri kullanarak kitleleri etkisi altına alıyor. Bu şekilde de komplo teorilerine daha çok insanın inanmasına sebep oluyorlar.

Örneğin, Trump, iklim değişikliği diye bir şey olmadığı ve koronavirüsten dolayı ölenlerin sayısının kasıtlı olarak yüksek gösterildiği gibi birçok komplo teorisini desteklemiş, bu teorilerin taraftarlarını yüreklendirmişti.
Komplo teorilerinin tarihi neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Gelecekte yeni teorilerle karşılaşacağımıza da şüphe yok. Bu sebeple bu tarz teorilerle karşılaştığımızda hemen inanmak yerine durup bir kere daha düşünmeyi ve bilimsel gerçekleri araştırmayı alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor.
Yukarı Kaydır