İnsanın Arayüzü
SCOPE

İnsanın Arayüzü

Bir elektronik cihazın kullanıcı paneli, yani cihazla ilk temasa geçtiğimiz yer, ‘arayüz’ olarak tanımlanır. Malumunuz şu ki, bu arayüzün kullanımı ne kadar kolaysa, fonksiyonuna da o kadar iyi hizmet eder. Peki ya bir insanın arayüzünün kullanımı neyi kapsar? Cihazla iletişimimiz, onu kullanmamıza tekabül ederken; insanla iletişimimiz onunla anlaşmaya denk geleceğinden, açık iletişim kapsamında ‘insanın arayüzü’ tanımını biraz açacağız. Bakalım, bu şekilde bakmak ilişkilerimizi daha iyi anlamayı ve ilişkilenmelerimizi daha sağlıklı sürdürmeyi getirebilir mi…?

Editör :Simay Vardar
Yayın Tarihi :04 Oca 2022
Süre :2 Bardak

Arayüzü Güzel İnsan -İletişimde Kolaylık

Herhangi bir telefon uygulamasını kullandığımızı düşünelim. Bir uygulamayı A’sından Z’sine her adımımızda pürüzsüz ve hatasız bir akışta kullanabiliyorsak, sistemin hatasının olmadığını söyleyebiliriz. Eğer kurcaladığınız uygulama birden kapanıyor ya da yanlış geçişler yapıyorsa, size hoş bir deneyim yaşatmaz ve bir süre sonra sıkılırsınız zaten. Bir uygulamayı kullanırken; misal, onu indirip hayatımıza dahil ettiğimizde, onun hayatımızda bir şeye hizmet etmesini bekleriz. İlgimiz olmayan uygulamayı indirmeyiz sonuçta. Bir şekilde olay ya da olayın tekniğiyle bir alakamız olduğunu kabul etmemiz lazım o zaman.
‘İnsanın arayüzü’ kapsamında; insan, bir uygulama olarak simgeleniyor o zaman... Bizimle iletişime geçenler de kullanıcı. Buradan bakılınca, iş hayatımızda, okunaklı ve basit bir arayüzümüz olması epey işimize yarayabilir. Bu demek ki, bizimle anlaşmak basittir. Yönergeleri algılar ve yerine getiririz.

Nerenize Bassanız Bozulursunuz? -Bugların Farkındalığı

Bir yandan da aksaklıkların nedenini fark edip onları onarmaya çalışırsak da yine kullanımımızı yani iletişimimizi kolaylaştırırız. Derdini zor anlatıp, bir türlü karşıdakini anlayamadığı bir iletişimin içinde olmayı kim ister ki? Kaldı ki buna iletişim bile denilemez. Bunun yolu da insanların kasıtlı ya da kasıtlsız geri bildirimlerini ve kendi sezgilerimizi fark edip ilişkilerimizi iyileştirebiliriz. Bizim de aynı bir uygulama gibi buglarımız olabilir. Nerenize basıldığında bozulursunuz örneğin? Bizi birdenbire sinirlendiren ‘trigger’ (tetiklenme) noktalarımız bizim buglarımız olabilir. Bu noktalarımıza denk gelindiğinde, birden işlevimizi yerine getiremeyecek bir hale girebiliriz.
Bahsimiz gerek bir makine olsun, gerekse bir insan her şekilde bir sistemden bahsettiğimiz için, öncelikle önemli olan bugın, yani hatanın fark edilmesidir diyebiliriz. Farkındalık sahibi olmak, sonrasında kendimizi o konuda tetiklenmeyip, içimizde pürüzsüz bir geçiş yapabilecek hale getirmek, sistemimizi iyileştirmemizi sağlar.

Açık İletişim -En İyi Sistem

Kullanım kolaylığı ve ihtiyaca yönelik hizmet vermesi, bir sistemi en iyi yapacak 2 özelliktir desek yalan olmaz. Bir insan içinse, gerek iş hayatında gerekse özel hayatında iletişimde kendine düşen payı yerine getirmesi ve kendisiyle basitçe iletişime geçilebilmesini sağlaması sosyal açıdan yapabileceği en iyi şey olabilir. Sonuçta hayatın hangi alanından bahsedersek bahsedelim, damar sistemleri diye adlandırabileceğimiz iletişim kanallarının tıkalı olması, işleri aksatıp akışı bozar. Açık iletişim, kolay bir arayüze tekabül ediyorsa; insanlarla basit bir dilde konuşmamız, belki az kelimeyle çok şey anlatabilmemiz ve imgelerimizin kuvvetli olması yazılımımızı güncellemede odaklanabileceğimiz noktalardan sayılabilir.
Elbette, insan bir uygulama değil ve ilişkilerdeki özneleri kullanıcı ve kullanılan diye bölemeyiz… Fakat, başka bir pencereden bakmak, ilişkilenme şeklimize her zaman için hava aldırır. Bu yüzden de denemeye değer! İnsanların bize temas ettikleri noktalardan tetiklenmememizi sağlamak, o konularda kendimizi güncellemek gibi bir eyleme girebiliriz örneğin. Böyle böyle hepimiz kendimize tıkır tıkır işleyen sistemler kurabiliriz belki de…
Yukarı Kaydır