İngiliz Kraliyet Ailesinin ‘Rengarenk’ Üyeleri
ZOOM

İngiliz Kraliyet Ailesinin ‘Rengarenk’ Üyeleri

Tarihe, tarihi karakterlere ve yaşamış oldukları muhtemel olaylara karşı merakımız bitmek tükenmek bilmiyor. Her birinin ayrı bir yaşantıya, ayrı bir hikayeye sahip olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda ilgi ve merakımız daha da artıyor doğrusu. İşin aslına bakacak olursanız, tarihte yaşamış insanlara dair sorup soruşturulacak, sorgulanacak birçok konu bulabilmemiz mümkün. Eh, biz de öyle bir konu ne olabilir, dedik ve günümüzde hala ilgi odağımızdan bir türlü ayrılmayan İngiliz kraliyet ailesinin atalarını, meşhur merceğimizin altına alalım dedik. Acaba bu efsanevi ailenin hangi üyeleri, yaşadıkları döneme meydan okuyup tahtının baş köşesine LGBTQ bayrakları asmış olabilir?

Yayın Tarihi :14 Eyl 2021
Süre :2 Bardak

William Rufus (II. William)
 
Fatih William olarak da bilinen Normandiya Dükü ve İngiltere Kralı William ile Mathilde de Flandre’nin çocuklarından biri olan William Rufus, 1087 ve 1100 yılları arasında hüküm süren bir İngiltere kralıydı. Hastalanan babasın ardından tahta çıkan kendisi olmuş, kardeşi Robert’a Normandiya Düklüğü verilirken en küçük kardeş olan Henry’ye herhangi bir toprak verilmemişti. Bu durum kardeşler arasında belli başlı sorunlar çıkarmış olsa da belirli bir süre sonra herkesin ortak bir noktaya vardığı biliniyor. İngiltere’de hüküm sürmekte olan William, halkı tarafından sevilen bir kral değildi, zira sert kişiliği ve ağır vergilendirmeleri ile tanınıyordu. Dahası, babasının sahip olduğu gücün kendisinde de var olduğuna pek inanılmıyordu. Homoseksüelliğin büyük bir günah olarak görüldüğü Orta Çağ’da bu kimliğe sahip olan kralın, erkeklere karşı duyduğu şehvetin gizlenemez olduğu söyleniyor. Tüm sarayı iyi giyinimli, genç ve çekici adamlarla doldurmuştu ve bunların hepsinin saçı nispeten uzundu. Kral, bu adamlara hayranlık duymakla o kadar meşguldü ki evlenip bir varis dünyaya getirmeyi düşünmeye dahi zaman bulamıyordu. 1100 yılında, kardeşi ile New Forest’ta avlandığı bir gün ok ile vurularak öldürülen kralın, homoseksüel olduğu gerekçesiyle bir Hristiyan cenazesi ile gömülmesi kabul edilmedi.

Aslan Yürekli Richard
 
Aslan Yürekli Richard olarak tanınan ve İngiltere Krallığı’nın Fransız asıllı Plantagenet Hanedanı’nın üyelerinden biri olan I. Richard, 1189 – 1199 yılları arasında hüküm sürmüş bir İngiliz kralıydı. Hemcins ve yaşıtlarına kıyasla bir hayli uzun boylu ve oldukça yakışıklı bir erkek olan kralın, kendini sürekli bir kahraman olarak hayal eden bir hayalperest olduğu söyleniyor. Çocukluğunun büyük bir çoğunluğunu Akitanya Düşesi olan annesi ile birlikte Akitanya’da geçiren Richard, kardeşleri ile birlikte babası II. Henry’ye karşı ayaklandığında pozisyonunu güçlendirmek adına Fransa Kralı Philip ile ortaklık kurmaya karar verdi. Her günlerini birlikte geçiren, her öğünlerini birlikte yiyen ikilinin geceleri dahi ayrılmadığı ve Fransız Kral’ın Richard’ı tüm benliği ile sevdiği söyleniyor. Babasının ölümü üzerine nihayet İngiltere kralı olan Richard, bir evlilik yapmış olsa da bu evlilikten herhangi bir çocuk sahibi olmamış. Ülkesinin, sözde eki aşkı Philip’e karşı savaştığı bir savaş esnasında okla vurularak ölen kral, inanılmaz cesareti ve komuta becerileri sayesinde ‘Aslan Yürekli’ unvanını alarak her zaman hayal ettiği gibi ülkesinde bir kahraman olarak anılıyor.

Anne
 
İflah olmaz biz alkolik olan Cumberland Dükü ve Danimarka Prensi George ile evlendirilen Anne, kendi başına hüküm süren ilk evli kraliçeydi. 1714 yılında ölümüne kadar, Birlik Antlaşması neticesinde Büyük Britanya olarak birleşen İngiltere ve İskoçya krallıklarının kraliçesi olarak hüküm sürmüştür. William Rufus’a benzer şekilde, Anne’in de saray içerisinde hayranlık duyduğu kadınlar bulunuyordu ve bunların arasında en hatırı sayılır olanın, Winston Churchill’in atalarından olan Sarah Churcill olduğu biliniyor. Sarah, oldukça güçlü bir komutanın karısıydı ve kraliçe ile olan yakın ilişkisi, onu ülkenin ikinci en güçlü kadını haline getiriyordu. Politik konularda yaşadıkları düşünce farklılıkları neticesinde kraliçe, ilgisini çekingen ve genç bir kadın olan Abigail Marshall’a yöneltiyor. Kadınlara karşı olan ilgisiyle tanınıyor olsa da kraliçenin kocasıyla da zaman geçirmiş olduğu söyleniyor, zira Anne, 17 kez hamile kaldı ancak bunların birçoğu düşük ile sonuçlandı.
Yukarı Kaydır