İlk Trans Kadın Parlamento Üyesi: Georgina Beyer
KADIN KAFASI

İlk Trans Kadın Parlamento Üyesi: Georgina Beyer

O, dünyanın ilk açık transseksüel belediye başkanı ve aynı zamanda dünyanın ilk transseksüel parlamento üyesiydi. Kendi kimliğini bulmak için verdiği mücadeleye ek olarak toplumsal refahı yükseltmek ve trans bireylerin sesi olmak adına da elinden geleni her daim yaptı. Bugün sizleri, Georgina Beyer’in hayatına tanıklık etmeye davet ediyoruz.

Editör :Tuğba Özer
Yayın Tarihi :11 Oca 2022
Süre :2 Bardak

1957 yılında Wellington Hastanesi’nde dünyaya gelen Georgina, annesinin onu beklediği tarihten çok önce hayatla tanıştı. Bu erken doğum macerası, onun hayat boyu vereceği yaşam mücadelesinin yanında sadece bir başlangıçtı. Çok da mutlu bir ailenin içine doğmamakla birlikte hemen peşinden doğan erkek kardeşi Karen, onun ailenin ilgi odağı olmasının önüne geçmişti. Ancak ailesinin yaşadığı ciddi maddi kriz nedeniyle Karen evlatlık verildi ve Georgina, Taranaki’de yaşayan dedesinin yanına gönderilmişti. Anne ve babasının henüz 5 yaşındayken boşanmasının sonrasında ise ailesi tamamen paramparça olmuştu. Fakat annesi, 1962 yılında tekrar evlendi. Annesinin ikinci eşi, hukuk fakültesinden yeni mezun olan Colin Beyer’di. Çift, evlendikten sonra Upper Hutt’a taşındı ve Georgina’yı da yanına alarak ona soyadını verdi. Hemen bir yıl sonra erkek kardeşi Andrew dünyaya gelmişti ve Georgina, bir aile ortamında yaşamanın mutluluğunu yaşıyordu.

Ancak bu mutlu günler uzun sürmedi. Annesi ve üvey babası Colin’in evliliğinde yaşadığı krizler nedeniyle Beyer, Walleslet College’e yatılı olarak gönderildi. Bu durum ona kendini o kadar yalnız ve ‘istenilmeyen çocuk’ gibi hissettirmiş olacak ki reddedilme duygusuyla intihara teşebbüs etmişti. Bu durumun üstü, okuldaki yöneticiler tarafından kapatıldığı için annesinin yaşanılan bu olaydan hiçbir zaman haberi olmadı. Annesi, her ne kadar evliliğini toparlamak için mücadele etse de bu konuda başarılı olamadı ve 1971 yılında boşanmak zorunda kaldı. Boşanmadan sonra yaşanılan finansal zorluklar, özel bir okulun artık onlar için uygun olmadığı anlamına geliyordu ve Beyer, Onslow College’e gitmek zorunda kaldı. Beyer daha sonra annesi ve erkek kardeşi Andrew ile yakın olmak için Papatoetoe'ya taşındı. Beyer, bu okuldayken oyunculuğa başladı ve bu meslekte kariyer yapmaya karar verdi.  Bunun akabinde ise 16 yaşında annesinin isteği dışında okulu bıraktı.

Bir süre Avustralya'da yaşadıktan sonra Yeni Zelanda'ya döndü ve artan bir başarı ile bir aktör olarak iş aramaya başladı. Bu tutkusu, 1987'de "Jewel's Darl" için bir GOFTA ödülü adaylığı ile sonuçlandı. 1984'te Beyer, cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirdi ve hissettiği ruhu artık hissettiği bedende yaşatmaya başladı. Beyer, başlangıçta bir şarkıcı ve drag-queen sanatçısı olarak hayatını idam ettirdi fakat daha sonra bir seks işçisi olarak Wellington’da yer alan eşcinsel gece kulüplerinin sahnelerinin bir parçası oldu. Bu dönemde bir radyo programında da sunuculuk yapıyordu. Dinleyenleri şehirle ilgili yerel haberler konusunda bilgilendiriyor ve hatrı sayılır ölçüdeki tanınırlığı her geçen gün artıyordu. Ayrıca yerel siyasetle ilgilenmeye başlamıştı. Önce yerel bir yönetim kurulu seçimini kazandı, ardından 1995'te Carterton Belediye Başkanı seçildi ve 2000 yılına kadar bu görevde kaldı. Bu onu dünyanın ilk transseksüel belediye başkanı yaptı.

Georgina Beyer’in siyasi hayatın içinde yayılan ünü her geçen gün tanınırlığını artırdı ve İşçi Partisi’nden Wairarapa’dan milletvekili aday adayı olmasına kadar onu taşıdı. Siyasi yorumcuları, tipik olarak sağ eğilimli seçmenleri, eski meslektaşı ve Ulusal aday Paul Henry'ye karşı 3.033 oyla, dünyanın ilk transseksüel Parlamento Üyesi olarak seçilmesi, herkesi şaşırtmıştı. 2002 yılında yapılan seçimlerde ise 6.372 rekor oyla koltuğunda 3 yıl daha kalma hakkı kazandı. 2004 yılında oy pusulasından ‘Beyer’ adına bir yasa tasarısı çıkarılarak Meclis'e sunuldu. Tasarının amacı, 1993 tarihli İnsan Hakları Yasası'na "cinsiyet kimliği" eklemek ve böylece cinsiyet kimlikleri nedeniyle insanlara karşı ayrımcılığı yasaklamaktı. Tasarı, 1999 ve 2002 seçim beyannamelerinde İşçi Partisi politikası olmuş ve tartışmalara yol açmıştı. Beyer, Yasa tasarısının trans bireyler için insan haklarını güvence altına aldığını ve yalnızca yasanın mevcut hükümlerini açıklığa kavuşturduğunu iddia etti. 2006 yılında, Başsavcı vekili, trans bireylerin zaten İnsan Hakları Yasası kapsamında olduğunu belirten bir yasal görüş yazdı ve Beyer, tasarısını geri çekti.

2007 yılına kadar mecliste hizmetine devam eden Beyer, bir günde meclisten istifa ederek kabuğuna çekildi. Uzun bir süre sessizliğe büründükten sonra, 2010 yılında siyaseti bıraktığından beri maddi sıkıntı içinde olduğunu ve sosyal yardım başvurusunda bulunduğunu belirtti. 2013 yılında ise kronik böbrek hastalığı teşhisi konuldu ve yaklaşık 4 yıl bu hastalıkla mücadele ettikten sonra 2017 yılında böbrek nakli geçirdi. Bu tarihten itibaren siyasete yeniden dönmese de kendi kabuğuna da çekilmedi. 2018 yılında Oxford Üniversitesinin münazara topluluğu olan Oxford Union’da ve Cambridge Üniversitesi'nde halka açık bir etkinliğe konuşmacı olarak davet edildi. 2020 yılında ise Birthday Honours’da Onur Ödülü’ne layık görüldü. Bugün ise hayatı boyunca verdiği mücadelelerden hep güçlü çıkmanın verdiği onur ile mütevazı bir hayat sürdüğü bilinmekte.
Yukarı Kaydır