İç Bakımı ve Makyaj Hileleri
Pexels
WELLNESS

İç Bakımı ve Makyaj Hileleri

Zamanımızda ‘huzurlu ve mutlu hissetmek’ epey form değiştirdi. Su, duyguları temsil eder ya… İnsanların, uzayın her yerini didik didik etmeye hevesli; ama okyanusların biraz derinini keşfetmeye pek de yanaşmıyor olması; duygularımızı araştırıp huzurumuzun yolcusu olmaktansa, ısrarla, sürdürülemez mutlulukların peşinden koşmamıza benziyor sanki. Sadece birileri beğensin diye fotoğraflar paylaşmak da hayattaki makyaj hileleri. Aksatılan iç bakımımız ise ara ara patlak veriyor. Bu bizim yolumuz mu; yoksa çıkmaz sokağımız mı? Gelin, içimize doğru bir yürüyüşe çıkalım…

Editör :Simay Vardar
Yayın Tarihi :21 Haz 2021
Süre :2 Bardak

Pexels
Waterproof Kalp

Bazen kendimizi pek iyi hissetmeyiz. Özellikle bu anlarda makyaj yapmak, aynada kendine bir de öyle bakmak, faklı hissetmek, suratımızda sevdiğimiz yerleri ortaya çıkarır, daha hoş görünmek de bizi kendimize iyi hissettirebilir. Gerçekten de işe yarayabilir. Her zaman olmasa da biraz kendimizi kandırarak o momentle de günü kurtarırız. Tabii, bu durumun ters teptiği de olur. Güzelce hazırlanıp, dışarı çıkılan bir akşam, kenarda (waterproof göz kalemine dua ede ede) ağladığımız ve bir daha öylesine kötü hissederken dışarı çıkmamak için yeminler edildiği de olur. Neden? Çünkü, içimiz her şeyi bilir ve kalp asla waterproof değildir. Bir kırılma anında, büründüğümüz tüm makyaj içimize akar.
Her şey gibi, mutsuzluk tanımlarımız da bir sürece dahil. Bir anda değil, zamanla biriktirdiklerimiz yavaşça oturur içimize. Yer edip, bir fıtık gibi rahatsız eder bizi ara ara. İyice belirginleşmedikçe de anlamayız. Kalbimizin halısının altına süpürüp, çözmeye emek vermediğimiz düğümler, ufak ufak sıkıntılar da olabilir oysa. Hiç beklemediğimiz bir anda da belki ‘şimdi buna mı üzüldün’, dedikleri ya da bizim bile nasıl bizi altüst ettiğini anlayamadığımız bir damla terslikle; halının, altına atmaktan tümsekleşmiş yerine takılırız, düşeriz. Yaşadığımız şey bir kırılma noktasıdır aslında. Peki, bizi o noktaya getiren nedir?

Pexels
Ruh Polisi

Araba kullanırken, arada polis çevirip arabamızın bakımını yaptırmamız gerektiği konusunda bizi uyarır. Keşke şöyle, spiritüel polisler olsa da yol ortasında durdursa bizi. Şöyle derince bir içimize bakıp, ‘biraz daha iç bakımınızı yaptırmazsanız ruhunuzla kopacaksınız’ dese… Gerçekten de kalabalık bir meydandan aşağı öylesine yürürken, biri bize gelip bunu dese ‘deli mi ne!’, der, elini iter yolumuza devam ederdik. Oysa, haksız da değildir o ruh polisi. Hani şöyle eğer aksatsa ölecekmiş gibi, içsel bakımını tek bir gün olsun kendinden esirgemeyen kaç kişi vardır ki?
İç bakımımızı, sahiden de ‘aksatsak ölecekmişiz gibi’ yapmalıyız aslında. Kaldı ki, eğer buna özen göstermezsek, ölmeyiz belki; ama optimum verimle yaşayabilmemiz de pek mümkün olmaz. Meditasyon ve benzer yöntemlerin bir süredir popüler olmasının nedeni de bu. Teknoloji gelişti, her şey gelişme halinde (gibi görünüyor), fakat insan psikolojisi veya birinin hayat amacına yakın davranması, dharmasını bulması, hala pek de kolay değil. Hatta içimiz ve dışımız arasındaki kontrast o kadar arttı ki, mutlu gözükmeyi bir makyaj gibi kullanmaya başladık sanki...

Pexels
Pembe Bataklık

Yığılan beğeniler, bizi onlara muhtaç hale getirebiliyor. Bazense, birinin fotoğrafımızın üzerine sadece 2 kere dokunarak beğenisini belli edebilecekken, bunu bile yapmaması, başka bir mutsuzluk kaynağı olabiliyor. Kendimize zaman ayırmak, başkasının bizi gördüğü hale zaman ayırmak mıdır sadece? Bizi uzun vadede gerçekten mutlu edebilecek şey; uyanıp, yeni başlayan güne konsantre olmak yerine, en güzel gülüşümüzü takındığımız fotoğrafımızı seçmek mi? Yoksa, hakkıyla yaşayıp, yaşamayı tercih etmek yerine, herkesçe beğenilmeyi seçerek zaman geçirmek; hoş görünen, ama bizi özümüzden uzaklaştıran, pembe bir bataklık mı?
Gelişen teknoloji ile, kendimizi güzel görmemiz, gösterebilmemiz ve bunu da uygun algoritmalara göre yaptıkça da umduğumuz beğeni puanlarına ulaşabilmemiz artık çok kolay. Fakat, mutluluk için bunun lazım olması ve bu şekilde huzurlu olabilmek, epey zor. Fotoğraflar için doğru açımızı bulmamız, birkaç deneme yaparak ulaşabileceğimiz bir şey. Bu yolla, büyük fotoğraftaki huzura, sürdürülebilir bir rahatlığa kavuşmayı düşünmek ise yolun kenarına çıkmaz sokak tabelası çakıyor gibi…
İç Bakım Önerileri

Her sabah uyanınca ve her gün uyumadan mutlaka;

Saf niyetle, içimizi bir güzel yıkayıp, negatif duygulardan arındırıyoruz,
Üzerine de mutluluğu ve huzuru hapsetmesi için öz şefkat kremini sürüyoruz...
İşte sadece bu kadar!

(Uzun süreli kullanımda çok işe yarayan bu yöntem, içinizi yumuşatıp; sizi bebek gibi bir hisse kavuşturacaktır.)
Yukarı Kaydır