google photos
KÜLTÜR/SANAT

Haftanın Filmi: Druk

Dikkat! Bu film bir takım denemeler içine girme konusunda merak uyandırır! Ve evet spoiler içerir! Deneme dememden sizin de anlayacağınız üzere bir deney üzerine yoğunlaşıyor film. Beni burada cezbeden nokta ciddi anlamda filmin ikna edici olması. Hayatlarının anlamsızlığı, bunalım ve stabil yaşamın getirdiği hareketsiz olaysız yaşam çizgisini kırmak isteyen dört adamında bir alkol deneyi ile yaşamlarını nasıl çalkantılı ve bir hayli dramatik hale getirdiklerini izliyoruz. Filmi izlerken, acaba bir yerlerde “denemeyin” uyarısı gördüm mü diye göz gezdirdim ama emin de olamadım. Nitekim film bittiğinde yapmak istediğim şey, bu deneyi uygulayarak gözlemlemekti…

Yayın Tarihi :12 Oca 2022
Süre :1.5 Bardak
"Norveçli bir filozof ve psikiyatrist var, Finn Skarderud. Diyor ki, insan kanındaki alkol oranı olması gerekenin 0,5 promil altında." Peki ya biz bu oranı yerine koyarsak… Her şey bu merakla başlıyor. Finn Skarderud’un teorisi üzerine inşa edilen Thomas Winterberg’in filmi, dört öğretmenin bu teoriyi bir deney formatında gün be gün yazarak uygulamaları üzerine işleniyor. Deyim yerindeyse tam olarak üzerlerine ölü toprağı serpilmiş dört öğretmenin verimsiz geçen dersleri, mutsuz ruh halleri, depresif tavırları ve somurtan yüzleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Ta ki Finn Skarderud’un alkol teorisini deneyene dek.
 

google photos
Bir sosyal alkol deneyinden alkolizme doğru…
 
Orta yaş bunalımı, tekdüze hayat, boşluk hissi derken içine girdikleri bu mutsuzluk sarmalında kurtulmak istemelerinin de etkisiyle dört öğretmen, alkol üzerine bu teoriyi referans edinerek kendileri üzerinde sosyal bir deney başlatıp bu deneyin her bir anında yaşadıkları hemen her şeyi notlara geçiyorlar. Hipotezin dayanağı olan 0.5 promili her gün alarak günlük yaşamlarını çok daha keyifli hale getiren bu dört öğretmen, elbette merak güdüsünün dişlilerine takılıyor ve belli aralıklarla promil seviyelerimi artırıyor. Bazı filmler için “içmeden izlenmeyecek filmlerden” deniyor ya işte tam olarak öyle bir film, insanda kesinlikle merak duygusu uyandırıyor ve “Acaba?” derken iç sesiniz, “neden denemeyesin” naraları atıyor bir yandan da. Özellikle Mads Mikkelsen’ın oyunculuğunu konuşturduğu, final sahnesiyle hafızalara kazınan Druk,  gerek oyunculukları gerekse müzikleri ve şehrin dokusunu yansıttığı kareleriyle kendisine hayran bırakıyor desek az kalır.

google photos
Kişisel arayışlar bilimsel metotlarla perdeleniyor
 
Filmde en çok gözümüze çarpan aslında bu dört öğretmenin bu deneyi devam ettirmek için bilimsel metotların ardına saklanması. Aldıkları promil ile her gün çok daha keyifli çok daha verimli zaman geçiren ve okuldaki derslerinde de oldukça başarılı işler gerçekleştiren bu dört öğretmen bu süreçten vazgeçmek istemiyor ve teoriyi kendilerince geliştirebilecekleri “promil yükseltme” deneyine başlıyorlar. Promil yükseldikçe başlangıçta güzel olan hiçbir şey yerinde kalmıyor, aileleri dağılıyor, okul hayatları bitiyor ve alkolizme doğru bir yokuştan yuvarlanmaya başlıyorlar. Tam olarak gerçekleri fark etmeleriyse aralarından birinin alkol nedeniyle yaşamını kaybetmesiyle oluyor. Alkolden vazgeçmeseler de arkadaşlarının ölümüyle artık bir deneyin parçası olmayı bırakan üç öğretmen, finalde öğrencilerinin başarısına şahit olarak kayıp ve kazanç duygusunu bir arada yaşıyor

google photos
 Filmin bu kısmı yani final bölümü zaten kült bir bölümünü oluşturuyor ve film genelde Mads’in yaptığı final dansıyla hatırlanıyor. Özellikle sosyal medyada bu final sahnesinin kesitinin sıklıkla paylaşıldığını görürüz. Nihayetinde film haftanın filmi olmak için oldukça iddialı ve başarılı. Oyunculuklardan konunun akışına ve müziklere kadar izleyeni filmin içine çekmekte ve konsantrasyonu ve merakı düşürmeden aynı dinamizmde sürdürme konusunda oldukça usta. Girişte de söylediğim gibi film, izleyeni deneyi uygulama konusunda ustada ikna ediyor. O nedenle potansiyel bir alkol özendirici yanı da yok değil. Bunu bilerek izlemenizi tavsiye ederiz. İyi seyirler.

Yukarı Kaydır