Gözleri Kapalı Bakmak: Etnosentrizm
ZOOM

Gözleri Kapalı Bakmak: Etnosentrizm

Dünyanın son dönemdeki en etkin canlıları, şüphesiz ki insanlar. Her yere büyük bir hızla ve şevkle yayılan, öğrenen, kullanan, tüketen canlılar onlar. Bu kadar geniş çaplı bir yayılımda, insanların aralarında farkların ortaya çıkması da elbette kaçınılmaz oluyor. Zamanla birbirinden kopan insan toplulukları bulundukları yerlere göre farklı alışkanlık ediniyor, hayatı farklı gözle görmeye başlıyor. Bu durumun ortaya çıkmasında coğrafyanın, tarihin, dinin, felaketlerin ve diğer topluluklarla temasın çok büyük etkisi oluyor. Sonuç olarak ortaya, o bölgede yaşayan ya da o bölgeye yerleşen insanların oluşturduğu bir düzen çıkıyor, böylelikle de kültür doğuyor.

Editör :Harun Bozkuş
Yayın Tarihi :08 Nis 2021
Süre :2 Bardak

Dünya üstünde sayısız kültür ve alt kültür olduğu biliniyor. Bu kültürlerin birbirleri ile etkileşime girmesi, kesişmesi ve ayrışması sonucu daha fazla kültür ortaya çıkarken bazı kültürler de körelip yok olmaya mecbur kalıyor.

null

Kişiler, bulunduğu yerden ayrıldığında, yeni bir coğrafi ya da kültürel bölgeye girdiğinde kültür şoku yaşayabilir. Bu kişilerin kültür şoku yaşaması, kişilerin bulunduğu ya da büyüdüğü ya da yetiştiği kültür bölgesinin algılarını şekillendirmiş olması sebebiyle oluyor. Yani akıl ve mantığa dayandırılmamış birtakım öğretilerin kişinin algısında çok önemli bir yer kaplaması hatta genellikle temelini oluşturması sebebiyle kişiler kültür şoku yaşıyor. Kültür şoku yaşayan bireyler bulunduğu yere alışmakta, orası ile ilgili şeyleri anlamlandırmakta ve nasıl davranacağını kestirmekte güçlük çekiyor. Kimi zaman kişilerin kendi kültürlerini “doğru” olarak düşünmesinin bir sonucu olarak içine girdikleri yeni kültür alanını “yanlış” ya da “kötü” gibi ithamlar ile yargılaması mümkün olabiliyor.

null

Kültür şoku yaşanmasının yanı sıra insanlar kültür şoku yaşamaksızın da diğer kültürleri hatta kendi kültürlerini eleştirebiliyor ya da garipseyebiliyor. Kültür de insanlar gibi gelişim ve değişim gösteren bir olgu olduğundan, zamandan zamana farklılaşıyor. Bir kültürün elli ya da altmış yıl önceki insanları ile aynı kültürün elli ya da altmış yıl sonraki insanları birbirinden çok farklı olabiliyor. Bu gibi durumlarda da bahsi geçen kültürün eski elemanları yani eski bireyleri, kültürün değişmiş halini “bozulmuş” ya da “yozlaşmış” olarak değerlendirdiği için yine yargılayıcı davranıyorlar.

null

Kişilerin kendi kültürlerini ya da kendi kültürlerinin onların alışkın olduğu zamanlardaki halini temel alarak diğer kültürleri yargılamasına ve eleştirmesine “etnosentrizm” deniyor. Etnosentrizm aynı zamanda “benmerkezcilik” diye de biliniyor. Bir kültürün üyesi başka bir kültür için ya da başka bir kültürün parçası olan şeyler için komik, aptalca, mantık dışı, saçma, zorlayıcı, gereksiz gibi sıfatlar kullandığı zaman etnosentrik bir bakış açısıyla yaklaşmış oluyor. Başka insanlar bu kişinin kültürüne aynı şekilde yaklaştığı zaman ise genellikle bu kişiler kendi kültürlerinin parçalarını “doğru” ya da “iyi” şeklinde ifade ederek savunmaya girişiyor. Bir nevi, tek taraflı düşünmüş oluyor.

null

Yaşlıların gençleri, yabancıların yerlileri yargılaması etnosentrizmin bir örneği. Bir yaşlı “bu gençler de çok şöyle oldu, böyle yaptı, çok yanlış” dediği zaman kendi yetiştiği kültür şartları ile kıyaslıyor. Yabancı biri başka bir kültürde kutsal sayılan canlılar için kendi kültüründe onlara nasıl davranıldığını düşünerek “bunların kutsal sayılması çok saçma, neresi kutsal olabilir ki” gibi bir yaklaşım sergiliyorsa benmerkezci, yani etnosentrik bir yaklaşım göstermiş oluyor.

null

Etnosentrizm hoş görülmeyen, hoş karşılanmayan bir davranış şekli. Haliyle bu davranışa maruz kalan insanların ve bahsi geçen kültürlerin de huzurunu bozuyor. Her zaman olduğu gibi, başka bir kültürle karşılaşıldığı zaman da o kültüre bakarken ne gördüğünüze dikkat etmek kadar nereden baktığınıza da dikkat etmenin faydası oluyor. Böylece kimse kimseyi incitmeden, saygı ve sevgi dolu bir dünyanın var olmasına katkı sağlayabiliriz.

Yukarı Kaydır