Etki Odaklı Yansıma: Ulaşılabilirlik Yanılgısı
SCOPE

Etki Odaklı Yansıma: Ulaşılabilirlik Yanılgısı

Bazen herhangi bir konu hakkında karar vermeye çalışırken doğru ile kolay arasında kalabiliriz. Böyle bir durumda da beynimiz kimi zaman hafızamızdaki daha taze olan bilgileri kullanarak kolaya kaçmayı seçebilir ve böylece doğru olduğu bilinen gerçekleri göz ardı edebilir. Bir başka deyişle son zamanlarda yaşadığımız ya da rastladığımız olaylar, herhangi bir konu hakkındaki istatiksel karşılaştırmaları göz önüne almamıza engel olabiliyor da diyebiliriz. Bahsettiğimiz durum "ulaşılabilirlik yanılgısı" şeklinde tanımlanıyor.

Editör :Selin Borazan
Yayın Tarihi :13 Oca 2022
Süre :3 Bardak

Her gün birçok şey okuyor, izliyor, duyuyor ve dolayısıyla öğreniyoruz. Bazen de zaten bildiğimiz ama pek de aklımıza gelmeyen konuları hatırlatacak kimi içeriklere maruz kaldığımız oluyor. Durum böyle olduğunda o konu üzerinde ne denli durduğumuz ya da bahsedilen içerikten ne kadar etkilendiğimiz, o dönemlerde alacağımız kararlar üzerinde son derece etkili rol oynayabiliyor. Örneğin deprem konusunu ele alalım. Fay hatlarının yoğunlukta olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Dolayısıyla deprem aslında hepimizin çokça farkında olduğu bir konu. Ancak bir yerde bir deprem meydana geldiğinde ya da bir deprem haberi okuduğumuzda hemen aklımızda "büyük İstanbul depremi ne zaman olacak?" gibi geleceğe yönelik endişeli sorular belirir. Hatta bir deprem olduğunda medyada ve pek çok platformda da dönem boyunca bu tarz içeriklerin yoğunlukta olduğunu görmemiz de muhtemeldir. Ancak üzerinden birkaç hafta geçmesiyle birlikte tüm bunlar unutulur ve yaşam hiçbir şey olmamış gibi kaldığı yerden devam eder.

Gelin durumu biraz daha özele indirgeyelim. Örneğin bir hafta sonra bir seyahate çıkacağınızı varsayalım. Bir taraftan da son dönemlerde seri katillerle ilgili pek çok içerik izlediğinizi düşünün. Eğer bu tarz olumsuz içeriklere çok fazla maruz kaldıysanız, bu durum sizde özellikle o dönemlerde bir güven problemi yaşamanıza veya fazlasıyla korkmanıza neden olabilir. Evimizde ve bildiğimiz çevrelerde kendimizi çoğunlukla güvende hissederiz. Ancak konfor alanımızdan uzaklaştığımızda tedirgin oluruz ve endişelerimiz de boy gösterir. Bir de bu kadar çok "seri katil" temalı içeriğe maruz kaldığınızı düşündüğünüzde seyahat fikri size muhtemelen eskisi kadar cazip gelmeyecektir. Halbuki tarihin her döneminde kötü insanlar vardı ve olumsuz durumlar her zaman bir şekilde meydana geldi. Sürekli olarak bu konulara kafa yorarak onlara odaklanmak hem korkularımızı hem de endişelerimizi daha da büyütecektir. Bu sebeple akıp giden yaşamın içerisinde bir şekilde var olma cesaretini göstermeliyiz.

Ulaşılabilirlik yanılgısı dediğimiz durum, çoğu zaman yanlış ve kötü kararlar vermemize yol açabiliyor. Çünkü ulaşılabilirlik yanılgısının etkisindeyken saptanmış somut verilerden değil, son dönemlerde etkisinde kaldığımız olay veya durumlardan yola çıkarak bir sonuca ulaşırız. Yani verdiğimiz bu kararlar tamamen o dönemdeki psikolojimizin bir yansımasıdır da diyebiliriz. Ancak elbette ulaşılabilirlik yanılgısının yaşamınıza katkı sağladığı durumlar da yaşamanız muhtemeldir. Örneğin sel baskınına müsait bir bölgede yaşıyorsunuz ve son dönemlerde meydana gelen bir sel felaketiyle ilgili herhangi bir video veya içerik gördünüz diyelim. Bu durumdan öylesine etkilendiniz ki önlem almak için hemen sel sigortası yaptırmaya karar verdiniz. Böyle bir durum elbette sizin yararınıza olacaktır. Çünkü zaten bulunduğunuz konum böyle bir önlemi gerekli kılıyordu. Bu noktada ulaşılabilirlik yanılgısı, eylemi gerçekleştirmenize vesile olacaktır denebilir.

Ancak kavramın isminden de açıkça görüleceği üzere bu, en temelde bir "yanılgı"dır. Dolayısıyla çoğu zaman karar verme sürecini olumsuz etkiler. Ayrıca yalnızca kısa vadeli çıkarımların etkisiyle yapılmış seçimlerden oluştuğu için verdiğimiz kararın uzun vadede ne gibi sonuçlara neden olacağını görmemiz de pek mümkün olmaz. En nihayetinde verdiğimiz kimi kararlarla, yaşamımızın sonraki dönemlerinde gerçekleştireceğimiz büyük eylemlerin de temelini atıyor olabiliriz. Etraflıca düşünülmeden alınan bir karar ve istatistikleri hesaba katmadan yapılan bir seçim de elbette kapsayıcı veya kaliteli olmayacaktır.

Dolayısıyla olumlu veya olumsuz, herhangi bir şey öğrenmekten veya zaten bildiğimiz bir konu veya olayla ilgili daha detaylı veriler edinmekten elbette geri durmamalıyız. Ancak edindiğimiz yeni veriler bizi şaşırttığında, korkuttuğunda ve paniğe neden olduğunda, kısacası bir şekilde etkilediğinde yalnızca bu his ve aksiyonların varlığına dayanarak da seçimler yapmamalıyız. Nihayetinde somut sonuçlar ve saptanmış istatistiksel bilgiler, daha kapsayıcı bakabilmek ve durumu mantık çerçevesinde inceleyebilmek açısından çok daha faydalı olacaktır.
Yukarı Kaydır