Eş Bağımlı İlişkiler
Pexels
İLİŞKİLER / CİNSELLİK

Eş Bağımlı İlişkiler

Kimimiz yaşamda bir kurtarıcı bekler kimimiz de bu kurtarıcı rolünü üstleniriz. Bir tarafta o ya da bu şekilde yardıma muhtaç biri vardır bir tarafta da onu iyileştirmeyi bekleyen başka biri. Bu iki kişi birbirini bulduğunda yaşanan ilişkilere verilen isimdir eş bağımlılık. Genellikle bağımlı veya toksik ilişkilerden söz ederken bahsettiklerimiz de özünde eş bağımlı ilişkileri (co-dependent relationships) anlatır. Böylesine ilişkilerde her iki taraf da yaşamlarını sürdürebilmek adına eşit derecede birbirinin varlığına muhtaçtır. İlişkilerinizde sık sık “Onsuz yaşayamam.” veya “O bensiz ne yapar?” diyorsanız, siz de eş bağımlı ilişkiler yaşıyor olabilirsiniz.

Editör :Miray Gülsoy
Yayın Tarihi :13 Ara 2021
Süre :2.5 Bardak

Pexels
Kökenler

Eş bağımlılık bir çok ilişki biçiminde görülebileceği gibi yoğunlukla romantik ilişkilerimizde görülür. Çocukken iç içe geçmiş aile dinamikleri ile büyüdüysek yetişkinlikte de eş bağımlı ilişkiler yaşama eğilimi gösteririz. İç içe geçmiş aile dinamiklerinde; tüm ailenin duyguları birbirine karışır. Evde kişiler arası sınırlar yok denecek kadar azdır. Böylesi ailelerde benlik algısının ve kişisel sınırların gelişmesi oldukça zordur. Bunun sonucunda benliğimizi bir başkasına göre kurmayı öğrenir, başkalarının tepkilerini oldukça fazla önemser, başkalarını kurtarma ve onarma girişimlerinde bulunuruz. 
Eş bağımlı ilişkilerde de partnerlerin benlik algısı oldukça düşük ve kişisel sınırlardan ziyade kontrol hakimdir. Böylesi ilişkilerde kimliğimizi bir başkasının varlığı aracılığı ile kazanırız. Sevgi, onay, şefkat gibi duyguları yalnızca bir başkası aracılığıyla yaşayabileceğimize inanırız.  

Pexels
İlişkilerde eş bağımlılık aslında kendimizi ihmal etmemiz sonucunda açığa çıkan bir öz sabotajdır. Çocukluğumuzdan beri kendimizi ihmal etmeye alıştığımız, kendi ihtiyaçlarımızla bağ kuramadığımız için yetişkinlikte de bunu yapmaya devam ederiz. Bunları yapması için de kendimizi bir başkasının ellerine teslim ederiz. Dolayısıyla eş bağımlı ilişkilerde partnerler birbirleri için bir nevi bakım veren rolündedir. Böylesi ilişkilerde başkalarının ihtiyaçları ve duygularından sorumlu olduğumuzu hissederiz. 

Pexels
İlişki Dinamikleri

Eş bağımlı ilişkilerde her iki taraf da birbirine karşılıklı bir bağımlılık geliştirir. Genellikle bir taraf veren, bir taraf da alan konumundadır. Her ne kadar “muhtaç” konumda görünen; alan taraf olsa da özünde veren taraf da “ihtiyaç duyulmaya” muhtaçtır. Veren taraf sıklıkla kendi ihtiyaç, istek ve arzularının önüne partnerini koyar ve onun ihtiyaçlarını karşılamak için çabalar. Alan taraf ise tıpkı bir alacaklı gibi ihtiyaçlarının karşılanması için çabalar. Her ne kadar ilişkideki alma ve verme dengesi iki keskin uçta gibi gözükse de bu alış veriş farklı biçimlerde de görülebilir. Örneğin, bir taraf ötekinin maddi ihtiyaçlarını karşılarken diğer taraf da duygusal ihtiyaçlarını karşılıyor olabilir. Dolayısıyla zaman zaman bu alan ve veren tarafı ayırmak pek kolay olmayabilir. 

Etkileri

Eş bağımlı ilişkilerde başlarda her şey yolunda gözükse de aslında duygusal olarak oldukça yıkıcıdır. Her ne kadar ilişkilerde partnerlerin birbirini önemsemesi, birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılaması, maddi ve manevi sorumlulukları paylaşması normal ve sağlıklı olsa da eş bağımlı ilişkilerde durum bundan biraz farklıdır. Böylesi ilişkiler sağlıklı ilişki dinamiklerinden yoksundur. 

Pexels
Sağlıklı ilişkilerin ön koşullarından bir tanesi ilişkide olan kişilerin öncelikle kendi sorumluluklarını üstlenebilmesi ve bir tam birey olabilmesi iken, eş bağımlı ilişkiler iki yarım bireyin bir araya gelmesi ile oluşur. Birbirlerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını birbirleriyle karşılarlar. Sağlıklı ilişkilerde her iki taraf da birbiri olmadan yaşayabilmesine rağmen birlikte yaşamayı tercih ederler. Eş bağımlı ilişkilerde ise her iki taraf da birbiri olmadan yaşayamayacağına inanır. Dolayısıyla birliktelikleri bir seçimden ziyade zorunluluk halini alır. 
Zamanla her iki taraf da halihazırda az olan kendilik algısını tamamen yitirir. Bir taraf vermekten yorulur fakat karşı tarafın ona ihtiyaç duyduğunu bildiği için bırakamayabilir; diğer taraf ise hakikaten yaşamsal faaliyetleri için karşı tarafa ihtiyaç duyduğundan bırakmakta zorlanır. Dolayısıyla ilişki ilerledikçe partnerinizin yanında diken üstünde yürümeye başlar, karşı tarafı kırmak, üzmek yada öfkelendirmekten korabilirsiniz. Zamanla her iki tarafın da kendine karşı güveni yıkılır, terk edilme korkusu artar ve içerleme yaratır. 

Pexels
Nasıl Kurtuluruz?

Eğer böyle bir ilişki yaşıyorsanız ayrılmak imkansız gibi gözükebilir. Dolayısıyla henüz ilişki devam ederken kendiniz üzerine çalışmaya başlayabilirsiniz. Kendinizi tanımaya, kendi sınırlarınızı keşfetmeye ve kendi ihtiyaçlarınızı karşılamaya yönelik yapacağınız her çalışma oldukça fayda sağlayacaktır. Bunun için içsel çocuk, kendine yeniden ebeveynlik, sınır belirleme ve yazma çalışmalarından faydalanabilirsiniz. Bununla birlikte içinde bulunduğunuz ilişkiye dair ayrıntılı bilgi edinmek de sebeplerini anlamanız ve gerçekçi çözümler üretmeniz açısından yararlı olacaktır. İlişkileri iyileştiren kitap önerilerini inceleyebilir veya kendi kendine terapi kitaplarından faydalanabilirsiniz. Tüm bunlarla birlikte bu alanda uzmanlaşmış bir terapist ile görüşmek de oldukça önemli. 
Böylesi ilişkiler sevilmek uğruna kendimizden vazgeçtiğimiz fakat yine de aradığımız sevgiyi bulamadığımız ilişkilerdir. Yaşamaktan korktuğumuz için böylesi ilişkilere sığınır ve korktuğumuz her şeyi kendimize bu ilişkilerde yaşatırız. Eş bağımlı ilişkilerin paradoksu da budur; kendimizden kaçıp sığındığımız her ilişki sonunda çözümü de hep kendi içimizde buluruz. 



Kaynaklar

Margaret Paul, Inner Bonding: Becoming a Loving Adult to Your Inner Child
Yukarı Kaydır