GLOBAL NEWS

Efsanevi Fransız Oyuncu Jean-Paul Belmondo 88 Yaşında Hayata Gözlerini Yumdu

Eski, ancak bir o kadar da efsanevi isimlere birer birer veda ettiğimiz günlerden birindeyiz yeniden. Bir zamanların tiyatro sahnelerinin ışıkları altında, kendilerini takip eden koca gölgeleriyle serdikleri performanslarına ve sinemanın devasa ekranlarında görüp ezberlediğimiz efsanevi mimik ve yüz hatlarına aşina olduğumuz birçok ismin diğer birçok yol arkadaşının yanına göç ettiği haberlerini pek sık almaya başladığımızı düşünüyoruz. Eh, zaman akıp geçiyor, bizlere öyle değilmiş gibi gelse de en nihayetinde herkes insan, herkes fani… Bu hafta, sergilediği akıl almaz performanslar ile akıllara kazınan bir ustayı daha saygıyla, sevgiyle ve gözyaşlarıyla uğurluyoruz. Fransız Yeni Dalgası’nın unutulmaz isimlerinden Jean-Paul Belmondo, sonsuzluğa uğurlanıyor.

Yayın Tarihi :08 Eyl 2021
Süre :1.5 Bardak

Humphrey Bogart, Marlon Brando ve James Dean gibi Amerika’nın üç efsane ismine benzetilip karşılaştırılan Fransız oyuncu Jean-Paul Belmondo’yu, canlandırdığı sert ve antisosyal denilebilecek kadar duygusuz; ancak bir o kadar da çekici ve yakışıklı karakterler ile tanıyoruz. Ünlü oyuncu, Fransız Yeni Dalgası sinemasında, özellikle de meşhur yönetmen Jean-Luc Godard’ın unutulmaz Breathless filminde hayat verdiği varoluşçu katil Michel karakteriyle sergilediği inanılmaz performansı sayesinde genç yabancılaşmanın ikonu haline gelmişti. Çekici görünüşü ve alaycı bakışlarıyla izleyicileri kendine olduğu kadar yer aldığı her filme ve bu filmlerde canlandırdığı karakterlere de hayran bırakmıştı.
Fransa’nın James Dean’i olarak bilinen ünlü oyuncu, ‘havalı isyankar’ rollerinde oldukça başarılı ve popüler olsa da bir süre sonra bu imajdan çıkarak farklı karakterlerle, yine başarılı birçok yapımda daha yer aldı.

1933 doğumlu Belmondo, eğitim hayatı boyunca epey seçkin özel okullarda okudu; ancak pek başarılı bir öğrenci olduğunu söyleyemiyoruz. Oyunculuk kariyerine adım atmadan önce kısa bir süre boyunca boks yapan genç aktör, 1952 yılında oyunculuğa merak saldığında yine seçkin bir okul olan National Academy of Dramatic Arts’a kaydoldu. Belmondo, mezuniyetinin ardından önce tiyatro oyunlarında yer almaya başladı, 1958 yılında ise sayılı filmde küçük de birkaç rolü kapmaya başlamıştı. O zamanlar henüz bir sinema eleştirmeni olan Godard tarafından keşfedilip 1959 yapımı meşhur Breathless filminde yer aldığında ise kariyerinin dönüm noktasına adım atmış oldu ve Fransız Yeni Dalgası’nın yüzü haline geldi. Fransız seyirci kitlesi kadar Amerika’yı da etkisi altına alan oyuncu, sayısız isteğe ve çağırıya rağmen Hollywood’da yer almayı hiçbir zaman tercih etmedi. Sebebi sorulduğunda ise şu sözleri söylüyordu: “Hayatımı neden karmaşıklaştırayım ki?”

Birçok aksiyon filminde de yer alan Jean-Paul Belmondo, 1964 senesinde çekilen L’Homme de Rio filminde ilk defa dublör kullanmamıştı; bu yapımın ardından rol aldığı hiçbir filmde bir daha dublör kullanmadı. 80’li yıllardan günümüze Fransa’nın en çok kazanan oyuncuları arasında yer alıyordu ve 2017 senesinde Fransa’nın Oscar’ı olarak bilinen Cesar Sinema Ödülleri’nde Onur Ödülü’ne layık görülmüştü. 2001 senesinde felç geçirerek hastaneye kaldırılan oyuncu, takibinde artan sağlık problemlerinden dolayı 2008 yapımı A Man and His Dog filmine kadar herhangi bir yapımda yer almamıştı. Kötüleyen kondisyonu neticesinde başarı ve çeşitlilik dolu oyunculuk kariyerini noktalayan Belmondo, Empire dergisi tarafından sinema tarihinin en seksi 100 yıldızı arasında gösteriliyordu.
6 Eylül 2021, geçtiğimiz pazartesi günü Belmondo’nun avukatı Michel Godest, efsanevi oyuncunun Paris’teki evinde huzur içerisinde hayata gözlerini yumduğu haberini resmen paylaştı. Fransız izleyicileri tarafından ‘Bébel’ olarak anılan Jean-Paul Belmondo, diğer efsanevi rol arkadaşlarına nihayet kavuştu. Bir zamanların vazgeçilmez jönünü anmak adına eskileri ziyaret edip bugün, güzel bir film izlemeye ne dersiniz?
Yukarı Kaydır