Dünyanın Çalışma Şeklini Anlayabilir Miyiz?
pinterest
BİLİM

Dünyanın Çalışma Şeklini Anlayabilir Miyiz?

Dünyanın hatta evrenin çalışma şeklini merak ettiniz mi? Bu varoluş krizlerinin ilk adımıdır aslında. İnsan kendi kimliğinden ve varoluşundan da önce evreni anlamaya çalışır. Çünkü uçsuz bucaksız bir manzara vardır önünde. Bunu anlayabileceğinizi iddia etsek ne düşünürsünüz?

Yayın Tarihi :09 Oca 2022
Süre :2 Bardak

Claude Shannon - wiki
Bugün sizlere yaklaşık 140 yıldır bilim dünyasının ele aldığı ve yer yer tartıştığı bir konudan bahsedeceğiz; entropi. Fizik ve sonrasında da mühendislik alanlarında kullanılan entropi, Alman Fizikçi Rudolf Clausius ve Ludwig Boltzman’ın önerdiği* şekillerde kullanılmıştır. “Enformasyon teorisi” olarak 1948 yılında Claude Shannon (Amerikalı Matematilçi ve Mühendis) tarafından kullanılması terimin daha geniş çaplı bir şekilde ele alınabileceğini ispatlamıştır. Yani aslında biraz ortalık karışmıştır. Sosyal ve beşerî konulara da entropi dahil olmuş ve bunun üzerine dini otoriteler de konuya dahil edilmiştir. Peki, entropi aslında nedir? Ve neden bu kadar korkularak ele alınmaktadır? Gelin evrene ve çalışma şekline bakarak, entropi kavramını anlayalım.

pinterest
Durumu bir örnekle aydınlatarak başlayalım, bir yumurta elimizden yere düştüğünde kırılarak parçalara ayrılır. Fakat aynı yumurta toparlanıp birleşerek tekrar eski formuna dönemez. Yumurtanın yere düşmesine neden olan yer çekimi kuvvetidir. Fakat tersi bir kuvvet söz konusu olsaydı aynı yumurtanın o kuvvetle tekrar toparlanması da mümkün olurdu. Bu örnek bize evrenin geri dönüşlü ve geri dönüşsüz çalışma sistemini anlatır. Entropi kavramında ise buna termodinamik olarak bakılır. Termodinamik yasasına göre her nesne birbirine enerji aktarımında bulunur. Çünkü evrende her şeyin (evet biz de dahil) yakıtı enerjidir. Enerjiden oluşan iki nesne arasında oluşan bir çarpışma başka bir enerjiyi de doğurur. Aynı yumurta örneğinde olduğu gibi yumurta düşerken kazandığı enerjiyle yere çarpar ve yer sabit olsa da bir enerjiye sahip olduğundan aralarında enerji alışverişi olur. İşte bu termodinamiğin ilk yasasıdır. Bu yasadan da şunu anlarız “Enerji varken yok edilemez, biçim değiştirir.”

pinterest
Bu yasa bize evrenin oluşumu hakkında da ipuçları verir. Yoktan var olan bir evren söz konusu değildir. Zaten var olan bir enerjinin başka bir enerji ile çarpışması noktasında açığa çıkan daha büyük bir enerji vardır. Enerji birinden diğerine biçim değiştiriyordu fakat nasıl? Bu noktada da yazımızın başında bahsettiğimi Rudolf Clausius ve Ludwig Boltzman’ın ortaya çıkardığı termodinamiğin ikinci yasası devreye giriyor. Yani çalışma sisteminin matematiksel bir analizi yapılıyor. Bu yasaya göre ise olasılık olarak değerlendirilebilen her şeyin olması mümkündür. Yani milyonda bir ihtimal dahi olsa olasılık olarak ortada olan şeyin gerçekleşmesi mümkündür. Buna dünyamızın varoluşu sırasında gerçekleşen çarpışma da dahildir, Evrenin oluşmasını sağlayan Big Bang yani büyük patlamada. 

pinterest
Entropi, terimsel olarak evrendeki düzensizlik anlamına gelmektedir. Bir kaosu ifade eder. Ama bu düzensizlik içinde bile belli bir matematiksel örgü yani bir düzen söz konusudur. Hawking, Her Şeyin Teorisi adlı eserinde termodinamik yasalarına ve evrenin büyüklüğünden bahseder. Hawking’e göre sonsuz olarak düşündüğümüz evrende bir genişleme söz konusudur. Evren oluşan enerji nedeniyle genişlemeye devam etmektedir. Bu durum Dünyamız için de geçerlidir. Dünyanın oluşumunda ortaya çıkan enerji biçim değiştirerek gezegene hayat vermiştir. Bir düzensizlikle başlayan oluşum belli bir düzende devam etmektedir. Her şey düzensizlik ve kaos içinde var olmaktadır. Yani evrenin ve dünyanın çalışma şekli düzensizlikten gelmektedir.

Beşerî açıdan entropi bize yaşamımız hakkında da fikir verir. Nihayetinde felsefe fiziğe fizik de yaşama yön verir. Felsefi olarak da ele alabiliriz yani entropiyi, hayatta kalabilmenin en önemli kuralı enerjiyi açığa çıkarmak ve bu enerjiyi dönüştürebilmek ise insan yaşamı için üretmeye, düşünmeye ve öğrenmeye devam ettiği sürece enerji biçim değiştirerek sonsuza kadar devam edecektir. Hani ölümsüzlük gibi düşünün. Bu da yine bizi bilime ve bilgiye götürüyor. İşte bu yüzden ve her zaman bilginin ışığı bizimle olsun sevgili okur!

Yukarı Kaydır