Dijital Dünyada Algı Yönetimi ve Sosyal Medyanın Sunduğu Dolaylı Mesajlar
pexels
BİLİM

Dijital Dünyada Algı Yönetimi ve Sosyal Medyanın Sunduğu Dolaylı Mesajlar

Dijital dünyanın bizlere sunmuş olduğu en büyük hediyelerden biri olan sosyal medyaya birçok insan günde en az yarım saat vaktini ayırıyor. Her ne kadar hepimiz bambaşka şehirlerde bambaşka hayatlar yaşıyor olsak da sosyal medyadan da görebildiğimiz üzere nasıl oluyorsa herkesle aynı ürünleri kullanmaya başlıyor, aynı dizileri izliyor veya benzer paylaşımlarda bulunuyoruz. Plansız işleyen Instagram sanki planlı bir şekilde aradığımız ürünleri keşfet kısmında karşımıza çıkarıyor. Hatta dijital dünyanın her alanında reklam panolarında, internet reklamlarında ya da televizyonda aklımız okunmuşçasına paylaşımlar yapılıyor. Yoksa dijital dünya aklımızı mı okuyor yoksa aklımıza o düşünceleri sokan unsur dijital dünya ve sosyal medyanın ta kendisi mi? Bu yazıda sizlerle dijital dünyanın algılarımızı nasıl yönettiğini ve reklamların bizlere nasıl dolaylı mesajlar verdiğini paylaşıyoruz.

Yayın Tarihi :31 May 2021
Süre :2.5 Bardak

pexels
Dijital dünya ve sosyal medyada uygulanan algı yönetimi, siyasi yöneticiler, araştırmacılar ya da ticari firmalar gibi güç sahibi olan yapıların bir olay, olgu, eylem ya da ürünü Instagram, Twitter ve Facebook gibi kullanıcı sayısı milyonlara ulaşan sosyal medya araçları ya da diğer dijital unsurlar aracılığıyla topluma benimsetme çalışmaları olarak açıklanabilir. Yani direkt değil de dolaylı bir şekilde verilen mesaj insanların zihninde zorla değil kendi başına edindiği bir düşünce gibi yer edinir ve bu düşünceler daha kalıcı bir şekilde benimsenmiş olur. Örneğin bir marka sahibinin çıkıp size bizzat ürününü tanıtması, özelliklerinden ve size sağlayabileceği yararlardan bahsetmesindense o ürün hakkında sosyal medyada defalarca maruz kalacağınız paylaşım ve reklamlar, o ürünün zihninize ikna yoluyla daha kalıcı bir şekilde yerleşmesine sebep olur. Basit bir ifadeyle siz o ürünü satın almayı aslında kendi tercihiniz zannederken öncesinde birçok kez algı yönetimine maruz kalmış olursunuz. Çünkü takip ettiğiniz influencerlar başta olmak üzere bir anda herkesin o ürünü konuşuyor olması ve ürünün her yerde karşınıza çıkması sizde ürünün iyi olduğu hissini uyandırır.

pexels
Dijital dünyanın bu algı yönetimini nasıl sağladığı konusundan bahsedecek olursak öncelikle hedef kitlenin doğru belirlenmesinin öneminden bahsedebiliriz. Aşılanacak olan düşünce, satılacak ürün ya da yapılması istenen bir eylem doğru hedef kitleyle buluşturulmazsa algı yönetimi ters tepebilir. Aynı şekilde firmanın mesajı doğru iletmesi gerekir. Oldukça kalabalık olan ticari piyasada farklı bir özelliğiyle öne çıkmak isteyen firma o farklılığı doğru şekillerde iletmezse yine algının ters tepmesi durumuyla karşılaşabilir. Örneğin çocuk giyime de yer verdiğini belirtmek isteyen ve çocukların reklamda tatlı bir unsur oluşturacağını düşünen X firması, çocukların yetişkinler gibi giyindirilmesi ve çocuklara makyaj yapılması nedeniyle istediğinin tam tersi bir algıya sebebiyet verebilir. Diğer yandan firma aslında algı yönetiminde önemli bir etken olan duygu unsurunu kullanmaya çalışmış olabilir. Çünkü duygulara hitap eden paylaşımlar algıların zihne daha kolay işlemesine ve o bilgilerin daha uzun hatırlanmasına yardımcı olur. Örneğin kadınlık duygusu, kadın olmanın zorluğu ve göz ardı edilen başarılı kadın isimler gibi duygulara değinen hijyenik ped firmaları hem hedef kitlesini tanıyarak paylaşım yapar hem de çoğu kadının hassas olduğu bu konulara değinerek reklamının daha akılda kalıcı olmasını sağlar.

pexels
Tabii yukarıda bahsettiğimiz unsurlar algı yönetiminde ne kadar önemli olsa da tekrar dozunun iyi ayarlanması konusu ve güven unsuru bu algı yönetiminin tamamlanmasında etkin rol oynar. Sosyal medya kullanıcılarına uzun süren aralıklarla ve az ama yeterli tekrarlarla iletilen mesajlar, mesajın zihne yerleşmesini sağlarken sık bir şekilde tekrar edilen reklamlar bıkkınlık hissi yaratabilir. Mesela İngilizce öğrenme/pratik yapma platformu olan ve sıklıkla YouTube'da reklam veren Cambly'nin o bıkkınlık hissini yarattığını videoların altındaki olumsuz yorumlardan görebilirsiniz. Aynı şekilde insanlar güven duymadığı bilgi ve kaynaklara itibar etmeyi tercih etmezler. Bu sebeple firmalar güvenilir kaynaklar ile, örneğin kullanıcı sayısı milyonlara ulaşmış Instagram ya da YouTube influencerları ile algı yönetimini sağlamayı amaçlar.

pexels
Sosyal medya algı yönetimini oluşturmaya çalışırken yukarıda da bahsettiğimiz şekilde dolaylı yollar ile bilinçaltını baz alır ve bunu reklamlar aracılığıyla insanlara iletir. Algı yönetimi sağlanırken sosyal medya ya da diğer dijital mecralar bize ne istediğimizi değil hangisini seçmek istediğimizi sorar ve bu şekilde seçim yapmamız gerektiği zihnimize işlenmiş olur. Benzer şekilde reklamlar ihtiyaçlarımızı hatırlatarak bize bir ürünü almamız gerektiğini dolaylı yollarla iletir ya da ihtiyacımız olmayan bir ürünü ihtiyacımız varmış gibi göstererek o ürünü zihnimizde gereksinimler kategorisine yerleştirmemize sebep olur. Örneğin bir patlamış mısır markası ilk çıktığı yıllarda verdiği reklamlarla patlamış mısırı acıkıldığı zaman yenmesi gereken bir ürün gibi yansıtır ve zamanla o markanın patlamış mısır satışlarında büyük bir artış gözlemlenir. Çünkü insanlar yansıtılan bu dolaylı reklamlardan ötürü acıktıkları zaman patlamış mısır yeme arayışına girer.
Kısacası daha geniş olan ve bir virüs gibi yayılabilen sosyal medya paylaşımları da aynı şekilde algılarımızı yönetir. Çok ünlü bir ismin bir ürünü paylaşması o ürünün dakikalar içerisinde tükenmesini sağlayabilir. Hatta milyonlarca kişinin yaptığı paylaşımlar hukuki süreçlerin hızlanmasına dahi etki edebilir. Yani çoğunluğun etkisi algı yönetiminin bir saat gibi işleyerek amacına ulaşmasına yardımcı olur.
Yukarı Kaydır