Wikipedia
BİYOGRAFİ

Denizin Büyüleyici Ressamı: İvan Ayvazovski

Bazı tablolar vardır, fırça darbeleri öyle bir atılmıştır ki onların resim olup olmadığını sorgulayasınız gelir. İşte İvan Ayvazovski’nin resimleri için de aynı şeyi kolaylıkla söyleyebiliriz. Daha çok denizi gerçekçi ve inanılmaz başarılı bir biçimde tasvir ettiği eserleriyle bilinen Ayvazovski’nin tablolarını incelediğinizde, sanki pencereden karşınızdaki manzarayı seyrediyormuşsunuz gibi hissedersiniz. Eğer merakınızı yeterince celbettiysek, gelin hem Ayvazovski’nin yaşamına bakalım hem de resmettiği manzaraların derinliğinde kaybolalım.

Yayın Tarihi :14 Oca 2022
Süre :2 Bardak
Ermeni kökenli Rus ressam İvan Ayvazovski, 1817 yılında Kırım’ın Feodosya (Kefe) şehrinde doğdu. Rus İmparatorluğu’na bağlı bu şehir, bir liman kentiydi. Asıl adı Hovhannes Ayvazyan olan Ayvazovski’nin resim yeteneği, çocuk yaştayken fark edilmeye başlamıştı. Bu yeteneği ilk fark edenlerden biri, İvan’ın babasının mimar arkadaşı Jacob Koch idi. Koch, İvan’ın bazı teknik bilgileri öğrenmesine yardımcı oldu ve Ayvazovski’nin resimlerinden birini Taurida valisine gösterdi.

Valinin İvan’ın çalışmalarından haberdar olması ve çok etkilenmesi, yoksul bir aileden gelen sanatçının hayatındaki kırılma noktalarından biri oldu. Ayvazovski, valinin ailesiyle birlikte Simferopol’e taşındı ve burada lise eğitimine devam etti. Lisedeyken yaptığı resimler, Saint Peterburg’taki İmparatorluk Sanat Akademisi’ne burslu kabul edilmesinin yolunu açtı.

wikiart.org
İvan’ın akademideyken deniz temalı bir sergide yer alan resmi, gümüş madalya kazandı. Sanatçının elde ettiği bu başarı, İmparator I. Nikolay’ın kulağına kadar gitmişti. Ayvazovski’nin bu vesileyle imparatorla tanışması, Finlandiya Körfezi’ne deneme için yapılacak sefere katılmasını sağladı. Bu sefer, sanatçının denizcilik ve denizle halihazırda olan bağını daha da kuvvetlendirmesine katkıda bulundu.

Ressamın akademi yıllarından bahsedip de onun bu dönemde Puşkin’le tanışmasına değinmemek olmaz. Çünkü Puşkin ve şiirleri, İvan’ın sanatını etkileyen önemli unsurlardan biriydi. Puşkin, birçok kez İvan’ın tablolarında kendine bir yer bulacaktı.

wikiart.org
Akademiden mezun olduktan sonra, sanatçı, okulu tarafından Avrupa’ya gönderildi. İtalya, İngiltere ve Almanya gibi pek çok Avrupa ülkesini ziyaret etti. Özellikle İtalyan sanatından etkilenen Ayvazovski'nin İtalya’da açtığı sergiler öyle başarılıydı ki bunlar, Papa 16. Gregory tarafından ödüllendirilmişti. Hatta papa, ressamın “Kaos” isimli eserini satın almıştı.

Tüm bu seyahatlerden sonra Rusya’ya dönen İvan, Rus donanmasının resimlerini yapmakla görevlendirildi. Bu görev nedeniyle birçok gemi ve deniz temalı esere imza attı.

wikiart.org
Yeteneğiyle pek çok önemli şahsiyeti kendine hayran bırakan İvan’ın İstanbul’a duyduğu ilgiden de özellikle bahsetmek gerekiyor. 1845’te I. Abdülmecit’in Beylerbeyi Sarayı’na kabul edilen ressam, fırsat buldukça İstanbul’a uğruyordu. İstanbul’dan manzaraları ustalıkla tuvaline aktaran sanatçı, Abdülmecit ve II. Abdülhamit tarafından da İstanbul’a davet edilmişti ve padişahları kendisine hayran bırakmıştı. Bu hayranlık, İvan’a “Osmanlı saray ressamı” denilmesinden de anlaşılıyordu. 

wikiart.org
Ayvazovski, döneminin en önemli Rus ressamı olarak gösteriliyordu. Eserlerinin Avrupa’da takdirle karşılanması, kendi ülkesi için de bir gurur kaynağı oluyordu. Ünlü ressam, eserlerinde çoğunlukla gün doğumu ve batışı, deniz savaşları, fırtınalar ve sahilleri konu ediniyordu. Ancak içeriğimizin en başında da bahsettiğimiz gibi, ressamın sanatının merkezinde daima deniz yer alıyordu.

İvan’ın denizi tasvir ederken ışığı ve ışığın yansımalarını başarılı bir şekilde kullanışı, fırçasından çıkan manzaralara ayrı bir derinlik katıyordu. Onun resimlerinden birinin karşısına geçip, tabloyu seyre dalmamak, denizin ve gün/ay ışığının büyüleyiciliğinden etkilenmemek çok zor gözüküyor. Genellikle karanlık, kasvetli ve melankolik bir havanın hakim olduğu bu eserlere baktığınızda, resmedilen atmosferin çekiciliğine kapılmaktan kendinizi alamıyorsunuz.

wikiart.org
1900’de yaşama veda eden Ayvazovski’nin eserleri sayesinde, denize başka türlü bakmayı deneyimleyenlerden biri de Nazım Hikmet’ti. İçeriğimizi şairin ressamı anmadan edemediği “Severmişim Meğer” şiirinden küçük bir bölüm ile bitirelim:

“meğer denizi severmişim
hem de nasıl
ama Ayvazofki’nin denizleri bir yana”
Yukarı Kaydır