Çok Gezen Mi Çok Okuyan Mı?
SCOPE

Çok Gezen Mi Çok Okuyan Mı?

Sizce hangisi daha iyi bilir diye sorsak, eminim ki herkesten farklı farklı cevaplar gelecektir. Yıllardır konuşulan ve asla net bir yargıya varılamayan bu soruyu şöyle güzel bir irdelemek için kollarımı sıvıyor ve iki seçeneği de enine boyuna inceliyorum sevgili okurlar. Şayet sizin de kafanız da bu konuya dair soru işaretleri varsa, belki naçizane bir realist bakış, soru işaretlerinin yok olmasına yardımcı olacaktır. Hadi, öyleyse çözelim bakalım, çok gezen mi daha iyi bilir yoksa çok okuyan mı?

Editör :Yağmur Ergu
Yayın Tarihi :15 Oca 2022
Süre :2 Bardak
Yıllardır süre gelen ve çok ilginçtir ki nesilden nesle aktarılmayı pek seven tartışma “Çok gezen mi çok okuyan mı daha iyi bilir?” sorunsalını elbette ki çözmek gibi bir iddiam olmadığını satırlarımın başında belirtmekte fayda olduğunu düşünüyorum. Madem bu konu yıllardır insanların kafasını meşgul ediyor ben de çözümlenememiş bu sorunsala daha farklı bir perspektif getirmek adına günümüz şartlarını soruya entegre ederek belli başlı olası sonuçlara ulaşmak niyetindeyim. Öyleyse başlayalım…

Seçenek 1 – Çok Gezen
 
“Çok gezen” kavramını önce bir açalım isterseniz. Muhatabı olduğumuz sorunun çok gezen kişiden kastı, kültürel ve informatif anlamda sık sık gezen ve dünya üzerindeki birçok yeri görme imkanı olan kişi anlamının yanı sıra hayattaki hemen hemen her olayı, tecrübe etme ve “görme” imkanı yakalamış insanları da kapsıyor fikrimce. Eğer kavrama bu doğrultuda yaklaşacak olursak, çok gezen insanın hem maddi hem de manevi açıdan oldukça donanımlı olduğunu söylemek elbette ki mümkün. Gezip görmek, bizzat yaşamak, tecrübe etmek şahsi fikrimce öğrenmenin en etkili yolu. Bundan yola çıkarak, gerçekten gezip gören ve bu hayattaki her şeyi dolu dolu yaşama imkanı olan bir bireyin “bilgi” seviyesinin bir hayli yüksek olacağını düşünmekteyim. Fakat bu olayı günümüz şartlarından bağımsız düşünemeyeceğimiz için soruya dair bakış açısının eski dönemlere göre biraz daha farklı olması gerektiği kanaatindeyim. Yaşadığımız toplum ve ülke bazında konuşacak olursak, maalesef ki “gezmek” eylemi, biz bireyler için artık “lüks” kategorisinde görünmekte.
Attığımız her adımın maddi bir karşılığı olduğu günümüz ekonomik şartlarında çok gezerek bir şeyler öğrenmek, genel geçer bir perspektiften bakıldığı zaman neredeyse imkansız bir boyuta evrildi. Daha açık konuşmak gerekirse; aylık geçim derdine düşen bireylerin, gezmeye ve görerek öğrenmeye ayıracakları ne maddi durumu ne de vakti var. Bundan dolayı ilk seçeneği, ben değil, günümüz şartları sorudan ekarte etmiş durumda.
 

Seçenek 2 – Çok Okuyan
 
Çok okuyan kişinin kim olduğundan bahsetmek gerekirse; sorunun, araştırmayı ve öğrenmeyi kendine hem hobi hem de hedef edinen aynı zamanda her yeni bilgiye pragmatist bir şekilde yaklaşan bireylerden söz ettiği kanaatindeyim. Çok okuyan mı iyi bilir sorusuna gelecek olursak, bu alışkanlığın da öğrenmenin alternatif ve son derece etkili bir yolu olduğunu söylemek mümkün. Elbette ki bu eylem istenerek ve keyfi bir şekilde yapıldığı takdir de etkili olacaktır. Çok okumak, araştırmak ve yeni şeyleri keşfetme hevesi, birçoğumuzun alışkanlıkları arasında yer alsa da günümüz şartları, bu son derece faydalı eyleme de ket vurmakta. Dünya üzerindeki en büyük arşiv olan internet ağının politik kararlar dahilinde sınırlandırılması, çok gezmek gibi bir lüksü olmayan bireylerin, okuyarak öğrenme isteği için de engel oluştururken, bu konuya dair bireyin önünde duran bir diğer duvar ise yine yeniden günümüz ekonomik koşulları olarak karşımıza çıkıyor.
Bilginin nakde dönüştüğü milenyum çağda, maalesef ki artık bilgiyi edinmek de bir o kadar pahalı sevgili okurlar. Bunu, online haber ya da informatif blog sitelerinin aylık üyelik ücretlerinden ve kitapçıların raflarında bulunan kitapların fiyatlarından anlamak bir hayli mümkün. Bundan yola çıkarak, paranın bulunmadığı cepte bilginin de yerinin olmadığını ve dolayısıyla öğrenebiliyor olmanın da ekonomik koşullarla son derece bağlantılı olduğunu söylemek asla yanlış olmayacaktır.
 
Uzun lafın kısası 2022 yılında, biz ülke insanları için çok gezmek de çok okumak da iyi bilmenin yolları olmaktan bir hayli uzak açıkçası. Bu sonuçlar da yıllardır süre gelen tartışmaya nokta koymak için oldukça yeterli fikrimce. Eğer bir gün bu seçenekleri yeniden aktif bir şekilde kullanabilirsek, sorunun üstünü örttüğümüz yorganı kaldırır ve keyifle yeniden tartışırız. Ne dersiniz?
 

Yukarı Kaydır