pexels
ZOOM

Çocuklara Mahremiyet Eğitimi Nasıl Verilmeli?

En genel anlamıyla kendi özel alanımız biçiminde tanımlanan mahremiyet kavramı bir birey için oldukça önem taşır. Kendimizi, vücudumuzu, hislerimizi ve bize ait değerli eşyaları koruma gereksinimi duymamız da aslında mahremiyet kavramı ile ilişkilendirilebilir. Çünkü bunlar bizle ilgilidir ve bize aittir. Dolayısıyla bunu kime ve ne derece açacağımız tamamen bizi ilgilendirir. Sınırlarını belirlemek kişinin tamamen kendinin bileceği bir karar olsa da genel anlamıyla mahremiyet kavramı insanların oldukça farkında olduğu bir olgu. Peki, mahremiyet, henüz bu kavrama yabancı olan çocuklara nasıl anlatılmalı?

Editör :Selin Borazan
Yayın Tarihi :10 Haz 2021
Süre :3 Bardak

Bu konu çocuğa sözlü olarak açılmadan önce aslında ilk olarak ebeveynlerin ve çocukla sürekli olarak vakit geçiren kişilerin mahrem kavramının bilincinde olması ve çocuğa buna uygun şekilde davranması gerekir. Örneğin çocuğa yemek yedirdiğinizde çocuk kaşığı itiyorsa belki yemeği değil, sizin onu beslemenizi reddediyor olabilir. Bu durumda kendisinin yemesine imkan tanımalısınız. Giyindiği zaman yardım almak istemiyorsa ya da tuvalete gittiğinde yalnız olmak istiyorsa bu konularda ısrar etmemelisiniz. Çünkü unutmayın ki çocuğun kendi bedeni, hisleri ve istekleri üzerindeki hak ona aittir. Elbette çocuk olduğu için ona yardım etmeli ve destek olmalısınız. Ancak gereksiz ısrar ya da zorlamalar bir noktadan sonra çocuğun mahrem alanına yapılan saldırılar olarak nitelendirilebilir. Bu yüzden öncelikle yetişkinler, çocuğun mahrem alanına saygı duymalı ve onda kişisel alan bilincini oluşturmalıdır. 

Kısacası çocuklarda mahremiyet eğitimi; onun alanına, bedenine ve isteklerine saygı duyduğunuz zaman başlar diyebiliriz. Ancak konu elbette bu kadar basit değil. Çünkü kafasında olan soru işaretlerinin giderilmesi ve kendisi ile ilgili durumlarda nasıl hareket edeceğini kavraması için onunla yaşına uygun bir biçimde ve anlayacağı basitlikte konuşulmalıdır. Bu konuşma yapılırken onun vücudunun, hislerinin, duygu ve düşünlerinin tamamen ona ait olduğu söylenmelidir. Ardından rahatsız olduğu herhangi bir konunun ona dayatılamayacağı ve söz konusu kendi vücudu olduğunda istemediği hiçbir eylemin yapılamayacağı anlatılmalıdır. Eğer kendisine bu noktada herhangi bir zorlama yapılıyorsa ses çıkarması, bağırması, kaçması veya yardım istemesi gerektiğine dikkat çekilmeli. Korktuğu, rahatsız olduğu ve yanlış olduğunu düşündüğü durumları güvendiği bi yetişkine mutlaka anlatması gerektiğinin de altı çizilmelidir. 

Mahremiyet kavramının çocuğa anlatılması onun ruh ve beden sağlığı açısından oldukça önem taşır. Fakat bunu yaparken çocuğun anlayacağı bir dilde konuşmanın yanı sıra, ona kendisini rahat hissettirmek de önemlidir. Örneğin bu konuyu konuşurken ayıp ve yasak gibi olumsuz kelimeleri kullanmak yerine mahrem kavramını ön planda tutmak, çocuğun kendini güvende hissetmesine yardımcı olacaktır. Ayrıca çocuğa "bedensel söz hakkı"nın ne olduğu da anlatılmalıdır. Çocukların sevgi dili benzer olsa da sevgisini gösterme biçimleri birbirinden farklı olabilir. Kimi çocuk temastan hoşlanır ve sarıldığında kendini güvende hisseder. Bazı çocuklar ise mesafeyi tercih eder. Bu yüzden bu konuya mutlaka değinilmeli ve çocuk eğer temastan hoşlanıyorsa karşı tarafa her sarılmak ve dokunmak istediğinde bunu direkt olarak yapmaması söylenmeli. Önce soru sorması ve ancak karşı taraf onay verdiği takdirde bunu yapabileceği anlatılmalı. Bu noktada sorusunun cevabı eğer olumlu ise sarılabileceği, eğer "hayır veya istemiyorum" gibi net cevaplar alamıyorsa da yine karşı tarafa dokunmaması gerektiği vurgulanmalıdır.

Çocuklara bu noktanın özel olarak anlatılması aynı şekilde söz konusu kendi bedeni olduğunda da "karşı taraf benden izin almalı" hissinin oluşmasını ve kafasında bu düşüncenin şekillenmesini sağlar. Bu da özsayıgısı olan ve başkalarına da saygı duyan bir çocuğun olmasına yardımcı olur. Ayrıca kimi durumlarda ebeveynlerin çocuklarını yönlendirmeye çalıştığı olur. Örneğin "teyzeye sarıl, öp amcayı" gibi cümleler kurularak çocuğun o eylemi yapması teşvik edilir. Ancak çocuk bunu istemiyor ve ebeveyni onu bu şekilde zorluyorsa çocukta; "kendi annem/babam dahi bunu yapmamı istiyorsa başkaları da isteyecektir" gibi bir fikir oluşabilir. Bu yüzden bu tarz yönlendirme ve ısrarlarda bulunmak kesinlikte yanlış diyebiliriz. 

Çocuklara mahrem bölgeleri anlatılmalı ve bu alanların tamamen onlara özel olduğu söylenmelidir. İhtiyaç duyuyorsa birinci dereceden güvendiği birinden elbette yardım isteyebileceği ancak bunun dışında kimsenin kendi vücudu üzerinde herhangi bir hakkının olmadığı anlatılmalı. Bu konu çocukla konuşulduktan sonra ise onda bu bilincin oluşmasına yardımcı olmakta fayda var. "Çocuktur ne anlar" mantığıyla hareket etmeden, tamamen bir birey bilinciyle ona yaklaşılmalıdır. Odasına girildiğinde kapısının çalınması, yalnız giyinmek istediğini belirttiğinde ısrar edilmemesi gibi durumlar aslında çocuğun da karşı tarafa bu şekilde davranması gerektiğini kavramasını sağlar. Bu da hem kendisine saygısı olan hem de başkalarına karşı sağduyulu olan bireylerin yetişmesine olanak verir.

Son olarak sosyal medya kullanımının yoğun şekilde yapıldığı şu dönemlerde ebeveynlerin kendi çocuklarını merkeze alarak yaptığı paylaşımların da doğru olmadığını belirtmekte yarar var. Çünkü çocuğunuzun yer aldığı görüntüleri internet ortamında paylaşmanız da aslında onun mahremiyet alanına müdahale ettiğinizin bir göstergesidir. Paylaşılan tatlı bir fotoğraf veya video size oldukça masum gelebilir. Ancak sosyal medya güven ortamından uzak bir yer dolayısıyla çocukların bu ortamda yer almaması gerekir. 
Yukarı Kaydır