Çıplaklık Üzerine
KADIN KAFASI

Çıplaklık Üzerine

Bugün neredeyse tüm dünyanın en çok tartıştığı konulardan biri olan çıplaklık mevzusunu masaya yatırıyor ve erkek bedeninin çıplaklığı genellikle bir problem yaratmazken, kadın bedeninin çıplaklığının neredeyse aklınıza gelebilecek her alanda yasaklanmasını konuşuyoruz sevgili BOBOscope okuyucuları. Elbette bu hassas konunun toplumsal ve kültürel farklılıklar başta olmak üzere pek çok farklı sosyokültürel etkenden beslendiğini de unutmuyoruz. Ancak Facebook ve Instagram gibi büyük platformların aldığı bazı kararlar da var ki bizlere kadın bedenine adeta yalnızca bir seks objesi olarak yaklaşıldığını bir kez daha hatırlatıyor. Biz de bugün günümüz dünyasında hala tartışma yaratan bu konuya tekrar parmak basıyoruz.

Editör :Deniz Koç
Yayın Tarihi :03 Oca 2022
Süre :2 Bardak

Sanatçılar başta olmak üzere pek çok eşitlikçi grup yıllardır kadın ve erkek bedenine, özellikle de meme uçlarına eşit davranmaları için Facebook ve Instagram'a baskı yapıyorlar. Bildiğiniz gibi Instagram’ın topluluk kuralları adı altında insan bedeni paylaşımlarına karşı çeşitli yasaklamaları bulunuyor; ancak bu yasaklar maalesef ki söz konusu kadın bedeni olduğunda titizlikle uygulanıyor. 
Belki birkaç ay öncesinde gündemi oldukça meşgul eden Pedro Almodovar’ın film afişi posterini ve Instagram’ın “çıplaklığa karşı kurallarını” çiğnediği gerekçesiyle ünlü yönetmenin bu filminin afişini platformdan kaldırmasını hatırlarsınız. İspanyol film yönetmeni Pedro Almodóvar'ın yeni filmi Madres Paralelas'ı tanıtmak için posterde emziren bir kadın meme ucu gösteriliyordu. Yasağın ardından afişin tasarımcısı Javier Jaén, Instagram'da şu paylaşımı yaparak sansür uygulayan platformu suçladı: "Beklendiği gibi Instagram, en son Almodóvar filmi Madres Paralelas için yaptığımız afişi kaldırdı." Jaén daha sonra da şunları söyledi: "Instagram gibi bir şirket bana işimin tehlikeli olduğunu, insanların görmemesi gerektiğini, pornografik olduğunu söylüyor. Kaç kişiye vücutlarının kötü olduğunu, vücutlarının tehlikeli olduğunu söylüyorlar?”
 

Bu yasağın ardından gelen onca eleştiri platform yetkililerini tekrar düşünmeye itmiş olacak ki Instagram, nadir görülen bir hareketle afişin yeniden platformda yer almasına izin verdi. Peki, afişte emziren bir kadının meme ucunun gösterilmesi bu denli büyük bir tepkiyi, hatta sansürü hakkediyor muydu gerçekten? 

Pedro Almodovar’ın afişi direkt olarak Instagram tarafından bir tür sansür uygulamasına maruz kalmış olsa da pek çok kullanıcı ve sanatçı da her gün kendi içerik ve paylaşımları konusunda benzer bir otosansür uygulamak zorunda kalıyorlar. Hatta fotoğrafçılar, Instagram'ın kadın meme uçlarını yasaklamasından kaçınmak için yaratıcı olmayı öğrendi de denebilir. Öyle ki onları gizlemek için boya, parıltı, saç ve çiçek yaprakları gibi pek çok farklı obje ve yöntem kullandılar. Bazıları dikdörtgen siyah bir sansür çubuğu yerleştirdi. Diğerleri, meme uçlarını bulanıklaştırmak veya hiç meme ucu olmadığı izlenimini vermek için modelin ten rengiyle oynamak için dijital araçlara başvurdular. Bir süre sonra bu yasaklamalar o kadar fazla dikkat çekti ki sanatçılar, aktivistler ve ünlüler #Freethenipple adlı bir hareket başlattılar. Bu Instagram kullanıcıları, üzerinde oynanmış fotoğraflarla sınırları zorladılar ve platformun sanat eserlerini sansürlemede ne kadar ileri gidebileceğini test etmeye yönelik fotoğraflar yayınladılar. 

Almodovar’ın film afişi ve yukarıda da bahsettiğimiz diğer pek çok sanatsal içerikli paylaşımda olduğu üzere sosyal medya platformunun çıplaklık yasağı elbette ki erkek meme uçlarını kapsamıyor. Yani bu da demek oluyor ki söz konusu film afişinde eğer ki bir erkek bedeni kullanılmış olsaydı, afiş herhangi bir sansüre maruz kalmayacaktı. Peki, kadın ve erkek bedenleri üzerindeki bu ayrımcılık neden? Bedenlerimizin tamamen doğal birer parçasını gözler önüne seren bu paylaşımlar için neden farklı uygulamalar var? Üstelik bu ayrıştırıcı uygulamalar sadece sosyal medya ile de sınırlı kalmıyor. Örneğin, pek çok toplumda kadınlar toplum içerisinde rahat bir şekilde çocuk emziremezken, erkekler rahat bir şekilde çıplak dolaşabiliyorlar ve kimse de bu durumu garipsemiyor... Bu ve benzeri pek çok soru çıplaklık söz konusu olduğunda aklımıza geliyor. Cevaplar ise hala daha tatmin edici değil. 

Sadece kadın bedenini kapsayan bu yasaklamalar, kadın bedenini metalaştırmaktan ve sadece birer seks objesi haline getirmekten öteye geçemiyor. Hal böyle olunca da çıplaklık “büyük bir tabu” olarak kalmaya devam ediyor. Haliyle bu durum başta pek çok kadının özgürlüğünün kısıtlanmasına, ardından da kendi benliklerini keşfetmekte ve kabullenmekte güçlük çekmelerine yol açıyor. Günümüz dünyasının önemli platformları da maalesef ki bu durumu desteklemekten başka bir şey yapmıyor. 

Yukarı Kaydır