Cinsel Devrim ve Lezbiyen Feminizm
pexels
KADIN KAFASI

Cinsel Devrim ve Lezbiyen Feminizm

Toplumun genel geçer kuralları belli bir kesim tarafından her zaman muhalif görülüp karşı çıkılan argümanlar oluşturdu geçmişten günümüze dek. Toplumca kabul gören davranış ve tercihlere karşı duranlar belli bir kesim, kişi veya gruplarsa toplumun bütününden ayrıştırılarak “aykırı” ya da “marjinal” gibi söylemlerle kategorize edilerek ötekileştirildi. Toplumda birçok değişim ve dönüşüme, farklı fikir ve düşüncenin yeşermesine olanak sağlayan bu marjinal atfedilen gruplar mutlaka ötekinin içinde kendilerine çoğunluk oluşturmayı başarabildi. İşte ötekiden doğan bu çoğunluk bugün cinsel devrimin oluşmasında, feminizm akımının gelişmesinde çok büyük bir rol oynadılar. Ardından lezbiyen feminizmi yaratan Cinsel devrim toplumda kendine yer açtıkça günden güne güçlenen bir siyasi harekete dönüştü…

Yayın Tarihi :30 Ara 2021
Süre :2.5 Bardak
Cinsel Devrim adından da anlaşılacağı üzere toplumsal olarak kategorize edilmiş cinsellik anlayışı dışında kalan her bir olguyu işaret ediyor. Mesela, evlilik, heteroseksüellik, tek eşlilik… Toplumun meşru gördüğü her şeyi gayrimeşru gören ve gayrimeşruluğu meşru atfeden, haz ve istekleri, cinsel özgürlüğü odağına alan her eylemi savunan siyasi bir hareket olarak varlığını sürdürüyor bugün.

pexels
Psikanalist Wilhelm Reich'ın çalışmalarından esinlenen onun kuramlarından yola çıkarak şekillenen Cinsel Devrim, bugün geldiği noktada eşcinselliğin, doğum kontrol hapı kullanımı ve kürtaj yoluyla doğum kontrolünün, evlilik öncesi ilişkinin ve hatta modern porno sektörünün gelişmesi ve normalleşmesi aşamasında güçlü bir temel oluşturmuştu. Elbette her şeyin bir nedenle ortaya çıkması gibi cinsel devrimin oluşmasında da bir neden vardı. Oluştu, çünkü, 19. Yüzyılın sonlarında toplumda cinsellik adeta bir hastalık, negatif bir kavram olarak görülüyordu. Doğuştan var olan ve aslında normal olarak cinselliğin hastalık olduğu fikrini değiştirmek cinsel devrim ile mümkün oldu. Elbette bu görüşün temellerini Henry Havelock Ellis, Richard Von Kraft Ebing gibi araştırmacıların çalışmaları attı. Onların çalışmaları sayesinde cinsellik normal algılanmaya başladı.

pexels
Freud’un cinselliği ve cinsel mutluluğu insan yaşamının temel parçası olarak değerlendirmesi ve insanların olabildiğince fazla cinsel memnuniyet ve olabildiğince az acı duymaları gerektiğini söylemesi normalleşme sürecinin de hızlanmasında temel bir rol oynadı. İnsanlar, bilinçaltında yatan dürtüleri serbest bırakırlarsa rahatlayabilecekleri görüşünü savunan Freud'un öğrencisi Wilhelm Reich, cinsel yaşamlarından tatmin olan kişilerin savaş yanlılığından, faşizmden ve tüm diğer kötülüklerden uzak olacağını ileri sürdü. Reich'in görüşleri birçok radikal görünen konunun gündeme taşınması ve araştırılmasına da vesile oldu. Reich; doğum kontrolü ve kadının ekonomik bağımsızlığını kazanması, ergenlik dönemi cinsellik, evlilik dışı cinsel ilişki gibi önemli konuların dikkat çekmesinde çalışmalarıyla öncü oldu.

pexels
 
Beat Kuşağı ve Cinsel Devrime doğru…
 
II. Dünya Savaşı’nda soğuk savaşın taraflarından biri olan ABD’deki cinsel baskılar ve ağır denetim ve kontrol politikası cinsellikten söz etmeyi bile imkânsız kılarken tüm bu denetim zincirlerinin kırılması William Burroughs ile olacaktı. Öyle ki evlilik öncesi cinsel ilişki meşru görülmediğinden erken yaşta evlilikler çok yaygındı ve eşcinsellik katı bir şekilde reddediliyordu. Bu dönemde katı kuralların ve baskının savunucusu Beat Kuşağı denilen eski kafalı olarak kategorize edilen bir grup ortaya çıktı fakat bu kuşak çok geçmeden William Burroughs ile tanışmalarıyla Cinsel Devrimin de temelini attı. 1960'larda doğum kontrol hapının icadı, üreme ve cinsellik arasında keskin çizgilerin belirlenmesinde oldukça etkili oldu. Artık, cinsel alışkanlıklara yönelik düşünceler değişmeye eylemler de aynı oranda normalleşmeye başlamıştı. Daha özgür yaşanılabilir cinselliğin oluşmasında temel olan bu doğum kontrol hapları, birçok ülkede yasaklandı, ama yasadışı yollardan temin edilmeye de devam etti. Önce sadece evli kadınlara satıldı fakat feminist mücadele sonucu 1970'lerde birçok ülkede yasallaşmış oldu.
 

pexels
Cinsel olan politiktir!
 
Tüm bu gelişmelerin ışığında kadın hareketleri de ışık hızında artış göstermeyi sürdürdü. Aile içi şiddetten tutun da çalışma, eğitim, tecavüz, ev içi emek ve daha birçok konu tartışılmaya başlandı. Kadınlar, cinsel olanın politik olduğu felsefesiyle hareket ederek, kürtajın daha güvenilir koşullar altında yapılması ve doğum kontrolün yaygınlaştırılması taleplerinde seslerini yükselttiler. Birçok feminist, cinselliğin tek ifadesinin evlilik olmaktan çıkarılmasına yönelik mücadeleler kapsamında evliliğin ve "heteroseksüel seks kurumu olan ailenin ortadan kaldırılması görüşünü savundu. Böylece, cinselliğin tek ifadesi evlilik olmaktan çıktı ve beraberinde 1960'larda boşanmalar artış göstermeye başladı.

pexels
Lezbiyen Feminizm
 
Cinsel devrimin dalgasının bir sonucu olan Lezbiyen Feminizm bir kadın hareketi olarak eşcinsel hakları hareketi ve cinsel devrimin birleşmesiyle 20. yüzyılın ortalarından sonlarına kadar feminizmin bir alt kümesi olarak ortaya çıktı. Farklı cinsiyetler arasındaki cinselliğe karşı olan ve aynı cinsiyetten ilişkileri meşru gören lezbiyen feministler heteroseksüellik ve erkek üstünlüğünün “normal” olarak algılanmasına meydan okuyarak, cinsiyet ve güç hakkında alternatif düşünme yolları oluşturdular. Lezbiyen feminizmi, iki temel iddiaya dayanıyordu. Onlara göre bu iddianın ilki  heteroseksüelliğin bir cinsel arzu biçiminden fazlasını anlatması ve erkek üstünlüğünü temsil etmesi ile kadınlara boyun eğdirmeyi destekleyen bir kurum olarak işlev görmesiydi.

pexels
ikinci iddiaları ise erkek üstünlüğünün var oldukça lezbiyenlerin ekonomik ve sosyal düzene derin meydan okuma yolculuğunun da güçlendiğiyle. Kadının erkekten aşağı olduğu üstün erkek ırkı kavramlarını reddederek savaş açan lezbiyen feministler, tüm kadınların kişisel, ekonomik ve cinsel bağımsızlığı öncelemeleri gerektiğini savundular.Lezbiyen feministleri savunan erkekler de vardı. Kadınların özgürleşmesine destek veren erkekler, bir cinsel çekim olmaksızın toplumsal cinsiyet eşitliğine inanmanın bir ifadesi olan "siyasi lezbiyenler" olarak tanımlanmalarına neden oldu.
 

Yukarı Kaydır