Bir Kaçış Ustası: Harry Houdini
museumsyndicate.com/images/8/73955.jpg
BİYOGRAFİ

Bir Kaçış Ustası: Harry Houdini

Bir dönem illüzyon gösterileri ne çok ilgi çekerdi hatırlar mısınız? Hem gösteri sanatı olarak sıklıkla yapılan hem de televizyonlarda çokça karşılaştığımız bir şeydi. Copperfield’ın uçtuğuna inanmamak ya da Aref’in o kaşığı gerçekten büktüğüne inanmamak için bir nedenimiz yoktu. İnanmak ve etkilenmek istiyor ve bunu sonuna kadar da yaşıyorduk. Sonuçta adı üstünde illüzyon, bir yanılsama yaratma sanatı. Bu illüzyona kanmak bu sahne şovunun tadını çıkartmak tiyatroya gitmekten farksızdı. Tiyatroda da bize anlatılacak olan hikâyeye inanacağımız varsayımıyla gideriz. İllüzyon da böyledir. Cem Yılmaz’ın deyimiyle “Orada ip var” mantığıyla izlemek yalnızca gösterinin büyüsünden uzaklaştırmaz aynı zamanda gösterinin tadını da kaçırır. Bu kaygıların henüz tam olarak oluşmadığı 1900’lü yılların en başlarına gidelim beraber ve Houdini’nin yani nam-ı diğer Sihirbazlar Kralının önlenemez yükselişine ve önlenilebilir feci sonuna birlikte göz atalım.

Editör :Nazlı Doğan
Yayın Tarihi :29 Ara 2021
Süre :2 Bardak

s.hdnux.com/photos/42/30/30/9012742/5/1200x0.jpg
1874 yılında doğan Macar asıllı Erik Weisz, Budapeşte’den ABD’ye göç etmiş 9 kişilik bir ailenin oğlu. Babaları bir haham olan geniş aile ABD’de bir iki şehir gezdikten sonra New York’a taşınıyor. Erik Weisz henüz küçük bir çocukken babası ölüyor ve erken yaşta çalışmak mecburiyetinde kalıyor. Normalde bu yaştaki çocuklar bir yerlere çırak verilirken ya da çocuk işçi çalıştıran fabrikalara girerken Weisz bunu tercih etmiyor, bunun yerine trapezcilik ve gözbağcılık yapmaya başlıyor henüz 9 yaşında bir çocukken. Ailesinin geçimine katkı sunarken aslında bir yandan da zanaat öğreniyor. Bu yolda da ilerliyor zaten yaşamı boyunca.

historytoday.com/sites/default/files/2020-12/Houdini.jpg
Göklerin Kralı
 
Weisz ilk gençlik yıllarında çalıştığı bu alana dair okumalar yapmaya başlıyor. Meraklı karakteri ve okumaya olan sevgisi onu Jean-Eugène Robert-Houdin’in biyografisini okumaya götürüyor. Onun biyografisinden çok etkileniyor çünkü Houdin, modern sihirbazlık stilinin en önemli ismi olarak yorumlanıyor. Fransa’da o zamanlarda sihirbazlık alt sınıfın eğlencesi iken Houdin yaptığı gösterilerin niteliği nedeniyle bir tiyatroda sahneye çıkarak üst sınıfa gösteriler sunma şansına erişiyor. Bu da Weisz’i çok etkiliyor ve sahne ismi olarak Houdini’yi seçiyor. Hatta söylenene göre Weisz, Houdin’in biyografisini okuduktan sonra kesin olarak sihirbazlığa soyunuyor. Fakat ilk başlarda hemen başarıya ulaşamıyor. Bu dönemde yaptığı trapez numaralarından dolayı kendisine “Göklerin Kralı” ismini takıyor.

syracuse.com/resizer/RuI0UsAc7uk-kXATE8_PpoXepng=/1280x0/smart/cloudfront-us-east-1.images.arcpublishing.com/advancelocal/RQYC5MOETBEMTANS6HCWHF4G6Y.jpg
Kartların Kralı
 
1894’te Wilhelmina Rahner ile evleniyorlar. O noktadan sonra gösterilerinin yardımcısı kardeşi iken sevgili eşi oluyor. Tam kendini var etme sürecinden biraz önce kart numaraları yapmaya başlıyor Houdini. Kart numaralarında yeterli ilgiyi üzerine çekemediği gibi gösterileri seyircisiz kalmaya başlıyor fakat buna rağmen kendisine Kartların Kralı ismini takmaktan çekinmiyor.

cdn.britannica.com/24/95424-050-F0A8760E/Harry-Houdini-box-East-River-New-York-1912.jpg
Kaçışların Kralı

1900’lerin başında Houdini tehlikeli gösteriler yapmaya başlıyor. İp, deli gömleği, kelepçe veya zincirlerden kurtulduğu gösteriler tasarlıyor. Fakat bu konuda dur durak bilmiyor ve gösterileri git gide daha çok ilgi gören illüzyonist, kendisini yerden metrelerce yükseğe ters şekilde sallandırarak zincirlerden, gömlekten, kelepçeden ya da ipten kurtulmaya çalışıyor. Hepsinde de başarılı oluyor.
Bu gösteriler çok seyirci toplamaya başlayınca kelepçeden kurtulma gösterilerini her gittiği ülkede yapmaya başlıyor. Tabii ünü yayılınca dünyanın çeşitli yerlerine turneye gidiyor. Gösterilerinde seyirciler arasından aldığı birisi tarafından ellerine, kollarına ve vücuduna atılan düğümleri saniyeler içerisinde çözüyor. Ardından polisten kendisini kelepçelemesini isteyip kelepçeden kurtulmayı başarıyor her seferinde. Hatta gittiği bir ülkede kendisini kelepçeleyerek hücreye kapatmalarını istiyor ve beklenenden çok kısa bir süre içinde hücreden kaçmayı başarıyor illüzyonist.

articles.exploretalent.com/wp-content/uploads/2014/09/taringa.net_.jpg
1904 yılındaki Avrupa turnesinde Londra Daily Mirror gazetesi yapımı 5 yıl süren bir kelepçeden kurtulmasını istiyor Houdini’den. Bu teklifi hemen kabul eden illüzyonist bu kelepçeden de 1 saat içerisinde kurtulmayı başarıyor. Bu dönemde kimisi karısının gösteride onu öptüğü sırada kimisi de gösteri esnasında içtiği bir bardak suyun içerisinde anahtarı gizlice ona verdiğini söylese de bu kelepçenin anahtarının boyutunun büyüklüğü bu iddiaları yalanlamakta yeterli oluyor.
Kariyerini kaçmak üzerine kurguluyor bu noktadan sonra. Bir sefer bir çuvala giriyor, çuvalın ağzının sıkıca düğümleyip kendisini nehre atmalarını istiyor örneğin. Bu kaçışı da zaferle sonuçlanıyor ve dakikalar içerisinde çuval koltuğunun altında çıkıyor suyun içinden. Bir seferindeyse bir kepçe yardımıyla yerden metrelerce yükseğe ters şekilde çıkartılıyor üzerinde deli gömleğiyle ve elbette gömlekten de ustalıkla kurtulmayı başarıyor ünlü illüzyonist. Ülke ülke gezerek kaçış oyunlarını oynamaya devam ediyor. Kocaman içi dolu bir cam fanus içine zincirlenerek bırakılıyor örneğin bir seferinde de. Bunların hepsinin üstesinden ustalıkla geliyor.

assets.entrepreneur.com/content/3x2/2000/20161028153356-GettyImages-542381199.jpeg
Bunca zorlu gösteriyi ustalıkla tamamlasa da 2 önemli tehlike de atlatıyor elbette. Birinde toprağa tabutsuz gömülerek oradan çıkma numarası yapacakken işler istediği gibi gitmiyor ve acil şekilde toprağın altından çıkartılıp hastaneye götürülüyor. İkinci büyük tehlike de maalesef ki canına mal oluyor. Ölmeden hemen önce karın kaslarını özellikle çok çalıştırarak kaya gibi sağlam yapmayı hedefliyor Houdini. Arzu ettiği güce ulaştığında karnını yumruklatarak yeni bir şova imza atmayı düşünüyor. Fakat ne yazık ki yeterince güçlenmeden kendisine attırdığı bir yumruk apandisitini patlatıp öldürüyor Houdini’yi. Böylelikle kaçışların ustası hayata gözlerini yumuyor. Fakat hayatının ilham olduğu birçok insan ve hatta film bırakıyor geride hiç haberi olamadan…

Yukarı Kaydır